![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Yakın olmak... mtasdiken@hotmail.comYakın olmak, hem yararlı, hem tehlikeli. Birbirine en yakın eğilimler, aynı zamanda birbirine en hasım eğilimlerdir. Siyasetten örnekle partiler, herkesin bildiği gibi, birbirine yakınlık bakımından şöyle eşleştirilebilir: ANAPDYP, DSPCHP, FPMHP. Görülecektir ki, bu yakınlık eşlemesi, aynı zamanda bir husumet eşlemesidir. Sosyal alanda da durum bundan farklı değildir. Gizli kalmış bütün provokatif yanlarına rağmen, Hizbullah'ın, cinayetlerini İslami kişi ve cemaatlere yöneltmesi de bir yanıyla, bu şekilde, yakınlık ve benzerliklerin, nefret ve düşmanlığa daima hazır oluşuyla izah edilebilir. Taşın büyüğü daima en yakından gelir. Kuvvetli düşmanlıklar, her zaman sıkı yakınlıklara dayanır. Düştüğünüz zor durumlarda, insanların size yakınlık derecesi arttıkça, 'ben demiştim'le başlayan eleştirilerle memnuniyet derecesi de artar. Her yeni dost, aynı zamanda yeni bir düşman adayıdır. İsa'yı gammazlayan en yakınındaki havarileriydi. Cinayet dedektifleri, katili aramaya birinci derece yakınlardan başlar. Bütün bunlar, rekabet ve kıskançlık gibi iki temel insani zayıflığa dayanıyor. Buna, bizim gibi toplumlarda bir de sosyal zaaflar ekleniyor. Gelenek ve din faktörüyle herkes birbirinin hayatına karışmayı sosyal bir vecibe hatta görev sayıyor. Askerin siyasete müdahalesi, komşunun komşuya müdahalesi, arkadaşın arkadaşa, müridin müride, hısımın hısıma müdahalesi aynı gelenekten kaynaklanıyor. Aile bireylerinin yaşam ve tercih alanlarını denetlediği yetmiyormuş gibi bir ev sahibi, aynı hakkı kiracısının yaşamını da denetim altına almaya çalışarak sürdürmek istiyor. Müdahaleler arttıkça, yaşamlar birbirinin içine girdikçe, düşmanlıklar da artıyor. Yetişkin kızın kime verileceğine aile hatta belki sülale ya da mensup olduğu grup karar veriyor. Çoğu kere, gencin hangi mesleği seçeceğine, hangi üniversiteyi okuyacağına da öyle. Din referanslı sosyal gruplar, bıyıkların nasıl tıraşlanacağına, nelerin giyilip, nerelerden alışveriş edileceğine, kimlerle görüşülüp, evlerde hangi düzenle oturulacağına, hatta yatarken hangi pozisyonların alınacağına kadar kişisel ve sosyal alanda hiçbir boşluk bırakmadan her şey hakkında bir kurallar ve kararlar disiplini geliştiriyorlar. Bu neden böyle? Birey olmak, aynı zamanda tek başına olmak. Bir bedenin gözü, kulağı, tırnağı gibi bir uzvu değil, doğrudan doğruya müstakil ve bağımsız bir beden olmak. Şucu bucu olmaktan kurtulup bireyleştikçe, aynı zamanda yalnızlaşıyorsunuz. Sizi savunan arkanızdaki kalabalıkları, onların her alandaki desteğini, kısacası grupların hazır imkânlarını kaybediyorsunuz. Bilinen bir aidiyet kimliği taşımıyorsanız, tanınmanız, tanımlanmanız güçleşiyor. Bu kimlikler, fanatik grup taasuplarıyla, sosyal bedende daha derin hastalıklar ve geniş hasmane alanlar üretiyor. Özgürlükler, grupların ve kalıpların parçası haline geldikçe, Rus Matriyoşkaları gibi rekabet ve husumet kendi benzerlerinden başlayarak, çoğaldıkça çoğalıyor. En birbirine benzeyenler, en amansız hasım oluyorlar. Giderek birbirine benzeyen gruplar, birbirinin birinci düşmanı oluyor. Yardımlaşmanın, karşılıklı ilginin tamamen kaybolmak üzere olduğunu söyleyerek eleştirdiğimiz Batı toplumlarında, diğer yanıyla yaşam ve düşünce özgürlüklerinde müdahaleciliğin bulunmayışını da bir gelişmişlik erdemi saymalıyız. Birey olmanın önündeki engeller kalkmadan, sosyal sorunların çözümü de mümkün görünmüyor.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||