Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
11 Ocak 2001

'Yarın seçim olsa?..' (2)

Geçen salı günü, son kamuoyu araştırmalarını değerlendirmeye başlamış, halkın yakında bir seçim görmediğinin anlaşıldığını yazmıştım.
Belirsizler çok mu?
'Kararsız', 'Hiçbiri', 'Boş oy vereceğim' cevaplarının hepsini 'Belirsiz' olarak adlandırarak araştırmaları irdelemeye devam etmek istiyorum:
Araştırmalarda, 'belirsizlerin' oranının yüksek görünmesinden, halkın politikadan soğuması gibi bir sonuç çıkarmak bana doğru gibi görünmüyor.
Son araştırmalardaki belirsizlerin oranı bana çok görünmedi. Bir başka deyişle, seçim tarihi belli olmadan yapılan bir araştırmada, belirsizlerin oranının yüzde 35 mertebelerinde bulunması beklenmeliydi. Bu değer, seçmenlerde yeni bir davranış eğilimi varmış yorumuna hak verecek düzeyde değildir.
Bana göre araştırma verilerini, belirsizleri yok sayarak, bir başka deyişle, belirsizleri parti tercihlerini söylemiş deneklerin oranında partilere dağıtarak, değerlendirmek yanıltıcı olmaz.
Oylar niçin dağılıyor?
1987 seçimlerinden sonra, seçmen çoğunluğu oylarını, bir-iki partide birleştirmemektedir. 1980 öncesi iki partinin (AP ve CHP'nin) oy yüzdeleri toplamı 70'in üstündeydi. 1983 sonrasında seçmen, yaygın deyimle 'oylarını dağıtmaya' başlamıştır.
Seçim sonuçlarına bakan liderler, her defasında, 'Halk oylarını dağıtıyor' teşhisiyle, 'temsilde adalet, yönetimde istikrar' arayışına girmişler, seçime iki - üç ay kala seçim kanunlarında, gece yarıları, sözde 'istikrar amacıyla' değişiklik yapmışlardır. Doğru teşhise dayanmayan kanunlar sonuç vermemiş, dağılım giderek belirginleşmiştir.
Her seçim sonrasında istikrar tartışmaları veya 'Halk koalisyon istiyor' yorumları devam etmiştir. 1991, 1995 ve 1999 seçimleri öncesinde, 'Oyların dağılmasını istemiyorsanız, programınıza, anlayışınıza, halinize bakın!' diyenler bulunduğu halde, istikrar sağlayacağız gerekçesiyle kanun çıkarılmıştır.
Sonuçlar:
Son araştırmalardan şu sonuçları çıkarabiliyorum:
1. MHP ve DYP'nin oy yüzdesi, seçimlere göre 2 ile 3 arasında yükselmiştir.
2. DSP'de, yüzde 3 ile 4 arasında oy kaybı görünmektedir.
3. FP ve ANAP'ta belirli fark yoktur, ancak bu partilerde azalma eğilimi görenlerin yanıldığı söylenemez.
4. CHP'nin oyunda son seçime göre, belirli bir değişiklik yoktur.
5. Denek sayısı 2 binin altında olan araştırmalardan küçük partiler için sonuç çıkarmak yanlış olabilirse de, son çalışmalardan, geçen seçimlerde yüzde 5'in altında oy almış partilerin, aynı kesimde bulunmaya devam ettiklerinin anlaşıldığını söyleyebiliriz.
6. Muhalefetin yüzde 2 mertebesinde görünen artışını, olumlu ya da olumsuz siyasal bir eğilim olarak değerlendirmek yanlıştır.
7. Araştırma sonuçlarından, koalisyon partilerinin seçimlere göre toplam yüzde 5 mertebesinde oy kaybettiği çıkarılabilir. Bu kayıptan seçmenin, koalisyonun değişmesini istediği sonucunu çıkarmak zordur.
8. Özetle, geçen aralık ayında seçim yapılsaydı, Meclis'te bugünkü partiler, sandalye sayılarını, 20 eksiği ve fazlasıyla koruyacaklardı, şimdi dışarıda olanların durumu değişmeyecekti.

Araştırma Sonuçları (*)
Seçim Araştırma Kurumları
Partiler sonucu A&G ANAR SESAR PİAR
MHP 18.0 22.3 15.5 13.8 18.7
DSP 22.2 16.8 16.7 14.2 15.3
DYP 12.0 16.6 14.1 20.9 16.0
FP 15.4 15.3 15.3 12.7 11.6
ANAP 13.2 11.6 12.6 15.2 15.0
CHP 8.7 7.0 9.8 9.5 13.2
DİĞER 10.5 10.4 16.0 13.6 10.2
Toplam 100.0 100.0 100.0 100.0 100.0
(*) 'Kararsız', 'Cevap yok', 'Hiçbiri' cevapları yok sayılmıştır.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.