Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
11 Ocak 2001

Platini'nin önerileri

Teknik direktörler seminerinin ardından, 'Yeni binyılda spor gazeteciliği' başlığı altında, spor basınımızı yakından ilgilendiren bir başka seminer daha yapıldı Belek'te... Dikkat edildiyse, her iki etkinlikte de Fransız futbol adamları gündemdeydi. İlkinde hem ülkesi, hem Avrupa futbolu için bir çok önemli çalışma ve araştırma yapmış eğitimci Ernest Jackie; ikincisinde, frikikleriyle tanıdığımız; ölü yaprak vuruşunu futbol literatürüne kazandıran Michel Platini'ydi ilgi odağı...
Biri okuldan, yani eğitimden; diğeri ise pratikten, futbolun içinden gelmişti. Ama araştırmaları, geçmişten bugüne taşınan deneyimleri, onları konuşmalarında sıkça kullandıkları tek bir cümlede birleştirdi: Okulları içine almayan bir futbol yatırımının, çağcıl ve kalıcı olması asla düşünülemez!
Biraz daha açarsak; Fransız futbolu, okullu-alaylı kısır çekişmelerini bir kenara bırakarak, bilim adamlarını, öğretmenlerini ve futboldan gelen çalıştırıcılarını, evrensel doğrular etrafında toplamayı bilmiş. Çocuğu kişilikli, sosyal, uygar, gerektiğinde haklarını savunmasını bilen bir birey konumuna getirmeden; nasıl bir program oluşturulursa oluşturulsun, güdük kalınacağı baştan tespit edilmiş.
Bunun içindir ki, eldeki malzeme (çocuk) işlenirken tüm gereksinmeleriyle ele alınır. Futbolculuk adına eğitsel değerler, aile ve arkadaşlık ilişkileri riske edilmez. Bir gün bu çocukların yönetici, çalıştırıcı ya da yorumcu, futbolda söz sahibi insanlar olabileceği ihtimali göz önünde bulundurulur. Yani iş rastlantıya bırakılmadan, futbolu oynarken düşünenlerin ya da düşünerek oynayanların üretimine temel eğitim döneminde başlanır. Çünkü futbol, bir oyun olarak insan hayatında kısa bir dönem için gereklidir. Düşünmekse ömür boyu lâzım olacaktır.
Türkiye'de tribünlerde ve sokaklarda futbol terörünü yaratan gençlerin önemli bir bölümü "futbolcu olacaksın" ninnisiyle uyutulmuş mağdurlardır. Açık ve gizli fanatizmin, şiddete meyletmenin altında bu mağduriyetten de bir parça var. Enerjik, fakat ne yazık ki kimliksiz ve mesleksiz bir genç adam, kendini var edecek bir yol ararken, karşısına ilk çıkan, bıçakların, satırların, sis bombalarının gölgesindeki tribünler oluyor.
Beşiktaş altyapısında gelecekte birer yıldız futbolcu olma hayaliyle top koşturan gençlerin tamamına yakını, ilçedeki okullarda, okul-kulüp işbirliğiyle eğitiliyor. Fransa'daki gibi kapsamlı olmasa da, okullarımız altyapı eğitiminde rol alıyor. Gelgelelim, çocuklarımızın eğilimleri yine de değişmiyor. Mesela, fırsatını bulunca havaalanının bekleme salonunda yere bağdaş kurup poker oynayabiliyorlar.
Platini onları görse ne derdi acaba?


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.