![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Erivan'a açılım eguven@radikal.com.trErmeni 'soykırım'ı yeniden gündemde. ABD 'vartası' Clinton'ın son dakika müdahalesiyle atlatılmıştı. Bu kez Fransızlarla 'cebelleşeceğiz' anlaşılan. Ancak Ankara'nın işi hiç de kolay değil. Ermeni diasporasının gücünü hissettirebildiği ülkelerin başında geliyor Fransa. Dahası seçimler yaklaşıyor... Anlaşılan önümüzdeki dönemde dış politikanın gündem maddelerinden birini oluşturacak bu konu. Daha şimdiden gürültüsü başladı bile. Ama hengâmede Dışişleri'nden yapılan açıklama gürültüye gitti. Ankara'nın hem 'soykırım' meselesine hem de genel olarak Ermenistan'a yaklaşımında değişim işareti vermesinden ötürü hayli önemli bir açıklamaydı bu kanımca. Anlayabildiğim kadarıyla Dışişleri, hükümete Erivan'la ilişkiler bağlamında bir 'yol haritası' çizmiş. Amaç Ermenistan'la ilişkileri normalleştirmek. Bu süreçte 'soykırım' tartışmasının doğrudan doğruya Ankara-Erivan hattına çekilmesi, böylelikle diasporanın Erivan nezdindeki etkisinin kırılması, iki ülke arasında bir diyalog ortamı yaratılması, Dağlık Karabağ sorununun çözümü için yürütülen çabalara ivme kazandırılması öngörülüyor. Dahası Karabağ'da çözümün Erivan'la diyalog için bir önkoşul olmaktan çıkarılmasından söz ediliyor. Dışişleri'nin benzer görüşleri çeşitli vesilelerle hükümetin gündemine getirdiği, ancak her seferinde eli boş döndüğü sır değil. Bunda hükümetteki 'zihniyet' kadar, Bakü'yle ilişkileri tehlikeye atma endişesi ve diğer konjonktürel olumsuzlukların da payı vardı. Ancak bu kez hükümetin de aklı yatmış görünüyor. Dışişleri'ne göre siyasiler en azından 'soykırım' meselesini Erivan'la tartışmayı kabul etmiş durumda. Bunun da yolu belli. Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik ilişki yok. Ancak diplomatik temas var. Devlet başkanları düzeyinde bile birçok kez görüşmeler yapıldı. Dolayısıyla şimdi söz konusu edilen, bu temasları yoğunlaştırmak ya da belli bir düzene sokmak olsa gerek. Ancak 'soykırım' meselesi ya da Karabağ sorunu bir yana Ermeniler Azerbaycan'ın yüzde 20'sini ellerinde tutmayı sürdürdükçe Ankara- Erivan hattında 'normalleşme' beklemek pek de gerçekçi değil. Ulusal çıkarları Türkiye'nin bu kadar ileri gitmesine elverişsiz. Ancak Türkiye'nin stratejik ulusal çıkarları Kafkasya'da istikrar gerektiriyor. Dolayısıyla Ankara'nın -tabii ABD ve hatta AB'yle birlikte- bir yandan Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki sorunların halline katkısını azamiye çıkarması, bir yandan da Erivan'la ikili ilişkilerini normalleştirme yolunda adımlar atması lazım. Çünkü Bakü-Erivan-Ankara üçgeninde en azından orta vadede makul bir düzeye yükseltilmedikçe, Kafkasya'da istikrar zor. Bu açıdan Dışişleri'nin son 'açılım'ı belki biraz geç, belki biraz ürkek ve belki biraz siyasilere endeksli ama yine de isabetli bir çıkış. 'Soykırım' sorununun çözüm yeri Amerikan Kongresi ya da Fransız Parlamentosu değil. Hangi açıdan ele alınırsa alınsın, doğru adres Ankara-Erivan hattıdır. Böylesi bir karşılıklı anlayış, Ankara'nın umduğu gibi 'soykırım' tasarılarının sonunu getirmeyebilir. Ancak her iki tarafın da meseleye daha soğukkanlı ve siyasi niyetlerden arınmış biçimde bakabileceği bir zemin hazırlayabilir. Mevcut durum ne Erivan'ın lehine, ne Ankara'nın. Ne de Kafkasya'da istikrar ve barışın... eguven@radikal.com.tr
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||