Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
13 Ocak 2001

Siyaset kurumu ve güven sorunu

Siyaset kurumu sürekli olarak güven yitiriyor. Siyasilerin, güvenilirlik açısından, diğer kurumların çok gerisinde kalmış olduğunu gösteren kamuoyu araştırmaları da bu gerçeği doğruluyor.
Siyasi partiler sistemindeki parçalanma, parti oylarının sürekli olarak düşüşü sebepsiz değil. Bu düşüşün ardında, öncelikle, siyasi partilerin çözüm üreten kurumlar olduğuna yönelik inancın son derece zayıflamış olmasını aramak gerekiyor. Seçmenlerin ağırlıklı bir bölümü, oy verdikleri partinin ülke sorunlarını çözebileceğine inanmadıklarını belirtiyorlar. Birçok ankette rastladığımız bu tespitler, demokratik sistem adına kaygı verici gelişmelerdir.
Kamuoyu araştırmaları, oy vermemeye kararlı olan ya da oy verebileceği partiyi belirlemekte güçlük çeken seçmen sayısının da yüksek oranlarda olduğunu gösteriyor. Daha da ilginç olan husus, iktidar partilerinin yitirmekte olduğu oyların muhalefet partilerine yönelmemeleridir. Bunun anlamı, sistemin muhalefeti ve iktidarıyla bir bütün halinde güven yitirmekte oluşudur.
*   *   *

Birbiri ardına tanık olduğumuz geniş çaplı yolsuzluklar, dikkatlerin bu konulardaki sorumlulukları açısından - siyasetçiler üzerinde yoğunlaşmasına yol açmış bulunuyor. O nedenle, genel anlamda zaten var olan güvensizlik, siyasiler açısından, ne yazık ki parasal konuları da içine alır hale gelmiştir.
Yolsuzluklar açısından ortaya çıkan üzüntü verici tablo, siyasetin rant edinme aracı haline dönüştürülmesi eğilimlerinin yaygınlaşmasının yarattığı ahlak erozyonunun kaçınılmaz sonuçlarıdır.
'Beyaz Enerji Operasyonu'yla birlikte, yolsuzlukların üzerine gidilmesi açısından, 'Askerin mi, sivilin mi öncelik aldığı' tartışmasının da gündeme gelmiş olması, siyasilere güven ve demokratik rejime olan inanç açısından bir başka talihsizlik olmuştur.
*   *   *

Her kurum kendi saygınlığını kendisi korumak durumundadır. Bu kural elbette siyaset kurumu için de geçerlidir.
Görevlerini savsaklayan, otoritesini koruyamayan, siyasal vecibelerini yerine getirme hususunda gerekli sorumluluğu ve duyarlılığı gösteremeyen, en hayati sorunları, ancak iç ya da dış odakların zorlamasıyla ele almak zorunda kalan bir siyasal anlayış, sonuçta askerin vesayetinden de, dış dünyanın baskılarından da yakasını kolay kolay kurtaramayacağı gibi, bu konularda şikâyet hakkına da sahip olamaz.
Demokratik rejim, ciddi, dürüst ve tutarlı politikacılar eliyle yaşatılır ve yüceltilir. O nedenle politikacılarımızın, anlamsız ve yersiz ara rejim tartışmalarını bir yana bırakarak, sorumluluklarının gereğini hakkıyla yerine getirecek çabalara yönelmeleri gerekiyor. Yitirilmiş saygınlığın ve güvenin yeniden kazanılmasının en kestirme yolu budur.
Siyasilere duyulan güvenin tazelenmesi de siyasette bozulmuş olan asker-sivil dengelerinin yerli yerine oturtulması da, yolsuzlukların üzerine sonuna kadar gidilebilmesine ve yönetimde sorumluluk ve ciddiyet düzeyinin yükseltilmesine bağlıdır.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.