![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Kıbrıs (5) Helsinki Zirve Bildirisi'ne göre Kıbrıs sorununun 2002 sonuna kadar çözülmesi gerek. Kıbrıs sorunu çözülmedikçe AB üyesi olamayacağız. Tabii Kıbrıs'ta çözüm olsa dahi üye olmamızı engelleyecek birçok başka unsurun bulunduğu inkâr edilemez. Öte yandan, Kıbrıs'ta Rumların kısa zamanda ekonomik ve siyasi hâkimiyetine ve Türklerin, bu kez belki biraz daha uygar bir yöntemle, tasfiye edilmelerine yol açabilecek bir çözümü de kabul edemeyiz.O zaman çıkış yolunu bulmak için muhtemel gelişmeleri şimdiden tahmin etmeye çalışmalıyız. Varsayımları çoğaltarak daha çok sayıda senaryo düşünülebilirse de, bu işi kabaca beş senaryo ile yapmak mümkün. 1. Annan önerileri üzerinden federal çözüme varılır ve Kıbrıs, Türkiye üye olmadan AB'ye üye olur. Bunu Yunanistan destekleyecektir. Ancak bizim AB üyesi olabilmemiz için, Kıbrıs Parlamentosu'nda Türklerle birlikte Rumların da Türkiye'nin üyeliğini onaylaması lazım. O noktada Rum tarafı onaylama işlemini durdurabilir. Kaldı ki Kıbrıs sorunu çözümlendikten ve Ege için hukuk yoluna başvurulduktan sonra Yunanistan da üyeliğimize ilgisini yitirebilir. Veya bir AB üyesi Türkiye'nin üyeliğini referanduma sunabilir. Bu durumda üyeliğimiz belirsiz hale gelir. Üye olan Kıbrıs'ta ise üç özgürlük, yani serbest dolaşım, iş tutma ve yerleşme özgürlükleri işlemeye başlar. Yalnız Rumlar değil, Yunanlılar da gelip adanın kuzeyine yerleşebilirler; mal mülk sahibi olabilirler ve adanın iki kesimli niteliğini sulandırırlar; hatta ortadan kaldırırlar. AB dışında kalan Türkiye'nin Kıbrıs Türklerini korumak için imkânları sınırlıdır. Türklerin zamanla tasfiye edilmesinin yolu açılmış olur. 2. Annan önerileri üzerinden federal çözüme varılır. Ancak Kıbrıs Türkiye ile birlikte üye olmak için adaylıkta bekletilir. Türkiye böylece üyeliğini sağlama alabilir. Yunanistan Türklerin Batı Trakya ve Yunan adalarında üç özgürlüğü kullanmalarına karşı koruma önlemleri alırsa, bunların benzerini Kıbrıs Türkleri de uygulayabilir. AB içine girmiş bir Türkiye Kıbrıs Rum tarafında üç özgürlüğe de sahip olacağından denge kurulmuş olur. Yani Rum kuzeye gelip Türklerin malını alırsa, biz de güneye gidip onların malını alabiliriz. Buna rağmen Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs'ı korumak için çok büyük bir emlak fonu oluşturması ve Güney Kıbrıs ile Yunanistan'da mütecaviz bir emlak alım politikası uygulaması gerekebilir. 3. Çözüm konfederasyonla sağlanır. Kıbrıs biz üye olmadan AB üyesi olur. Eğer Rumlar Kıbrıs Parlamentosu'nun Türkiye'nin üyeliğini onaylamasını engellerlerse, Kuzey Kıbrıs konfedere devletine Kıbrıs Konfederasyonu'ndan ayrılma hakkı tanınır. Kuzey Kıbrıs arazilerine miri arazi statüsü verilir. Tüm özel mülkiyet uzun vadeli kiralama şeklinde olur. Her türlü mülkiyet tasarrufu resmi izne bağlanır. 4. 2002 sonuna kadar çözüme varılamaz. GKRY Kıbrıs'ı temsilen üye olur. Toplumlararası müzakereler devam eder. KKTC, Türkiye üye olduğunda GKRY ile varılacak çözüm çerçevesinde Kıbrıs devleti içinde yerini alır. 5. Çözüme varılamaz. GKRY Kıbrıs'ı temsilen üye olur. Türkiye'nin AB üyeliği seçeneği ortadan kalkar. Toplumlararası müzakereler bir daha başlamamak üzere son bulur. Türkiye KKTC bütünleşmesi, ilhak olmamak kaydıyla, tamamlanır. Görüleceği gibi, ilki ve sonuncusu hariç, Kıbrıs sorununun çözümü için ortadaki üç senaryo çerçevesinde derece derece önemli imkânlar mevcut. AB üyeliği ihtimalinin, Kıbrıs sorununa ilişkin paradigma değişikliği yarattığını daha önce söylemiştim. Bu değişikliğin en önemli yönü Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili. Sn. Denktaş sorunu çözerken artık iki temel amaç gütmek durumunda. Birinci amaç, eskiden olduğu gibi, çözümün, Kuzey Kıbrıs'ın iki bölgelilikten kaynaklanan bütünlüğünün bozulmasını önlemek. Diğeri ise Türkiye'nin üyeliğini güvence altına almak. Doğal olarak bu iki amaç birbiriyle sıkı biçimde ilişkili. Türkiye 1974'te Kıbrıs Türklerini kurtarmıştı. Şimdi onların sırası. Bizi kendileriyle birlikte AB üyesi yapsınlar.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||