![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
'Beyaz Enerji'de komediye devam ismet.berkan@radikal.com.trNeresinden tutsanız elinizde kalıyor. Radikal muhabirleri, enerji ihalelerini araştırdıkça yeni yeni 'absürd' olaylarla karşılaşıyor. Bunlara gülmek mi lazım, ağlamak mı bilemiyorum. Anlayabildiğim kadarıyla sorunun temelinde Enerji Bakanlığı'nın nedense her seferinde tercih ettiği davet yoluyla ihale yöntemi yatıyor. Bakanlık ya da ilgili genel müdürlük, ihalenin davet yoluyla yapılmasına karar verdikten sonra gerisi kolay. Diyelim ki üç tane enerji nakil hattı ihaleniz var. Bunlara dört firmayı davet ediyorsunuz. İhale şartnamesine bir firmanın birden fazla ihaleyi kazanamayacağını yazıyorsunuz ve sonra da bir bedel belirliyorsunuz. Sıra geliyor ihaleleri yapmaya. Üç ihaleye dört firma fiyat veriyor. Dört firma verdikleri fiyata göre en azdan en yükseğe doğru sıralanıyor ve en yüksek fiyat isteyen doğal olarak eleniyor. Geriye kalan üç firma ise ihaleleri kazanmış oluyor. Yani aynı çeşit ihalede üç değişik fiyat oluşuyor. Bunlardan bir tanesini, yani en az fiyatla biten ihaledeki fiyatı 'normal' kabul etsek bile diğer iki ihalenin fiyatları ister istemez birinciden daha yüksek oluyor. İşte birinci ihalede oluşan fiyatla diğer ihalelerin fiyatları arasındaki fark 'devletin uğratıldığı zarar' olarak raporlara giriyor. Bazı ihalelerde bu farkın 3.5 trilyon liraya kadar vardığını biliyoruz. Yalnız komedi burada da bitmiyor. Günü geliyor, müfettişler bu farklı fiyatları görüyor ve soruşturma açıyor. Açıyor da ne oluyor peki? Hiçbir şey. Çünkü bütün soruşturma raporları aynı şekilde sonuçlanıyor: "'Görevi ihmal' ya da 'görevi kötüye kullanma' suçları yoktur ama kamunun uğradığı zararı ihale komisyonundan ve genel müdürlük yöneticilerinden tahsil etmek için hukuk davası açılmalıdır." İşte Enerji Bakanlığı'nın 5 Ocak günü TEAŞ yönetimi için açılan davası bu dava. Devlet, şimdi bürokratlarından ihalelerle uğradığı bu zararı talep ediyor. Şimdi bürokratlar bu davada mahkûm olsalar ne olur, beraat etseler ne olur? Bu paralar, tahsil edilebilir paralar mıdır ki? Kaldı ki, anlaşılan bu davalar af kapsamında ve bürokratlarla ilgili neden sonra açılabilen davalar zaten düşecek. Güleriz ağlanacak halimize, denir ya... Durumumuz tam öyle.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||