![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Utanç verici ismet.berkan@radikal.com.trAnadolu Ajansı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 'resmi' haber ajansı mıdır? Yani, bir zamanlar Sovyetler Birliği'nde TASS'ın, Yugoslavya'da Tanjug'un vs. olduğu gibi, sadece izin verilen ve devlet politikasını açıklamaya yarayan 'haber'leri mi iletir? Hayır, AA, resmi niteliği bulunsa bile Türkiye'de devletin yakınında olup da hâlâ kısmen özerk kalabilmiş az sayıda kurumdan biridir. TRT'nin özerkliğini yok ederken gösterilen azim, önemsiz görüldüğü için olsa gerek AA için gösterilmemiş, o sayede ajans hâlâ gazetecilik yapabilmeye devam etmiştir. Zaman zaman gelen aşırı siyasi genel müdürler bile ajansın gazetecilik yapma azmini tamamen kıramamıştır. Ama birkaç gündür yaşanmakta olanlar ve özellikle de editoryal bağımsızlığı her an savunması gereken gazetelerimizin bu ajansla ilgili tutumları mesleğimiz adına gerçekten utanç verici. Önce olayların tümünü takip edemeyenler için kısa bir özet vermeye çalışayım: AA, cuma günü 'Beyaz Enerji Operasyonu' sırasında göz altına alınıp daha sonra Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından tutuklanarak sanık sıfatını kazanan kişilerin, tutuklanmak üzere çıkarıldıkları DGM'de verdikleri ifadeleri ele geçirdi ve servise sundu. Cumartesi günü hemen hemen bütün gazetelerin manşetinde bu haber vardı. Bu, açık bir gazetecilik başarısıydı ve mesleğimizin en nankör işlerinden biri olan ajans muhabirliği için de çok büyük bir olaydı. Çünkü gazeteler ajans haberlerini manşet yapmaktan pek hoşlanmazlar. Ancak bu başarıyı gölgeleyen tutumlar yok değildi: Bazı gazeteler, bu haberi 'Düğmeye devletin resmi ajansı bastı' gibi, 'Ankara'da tuhaf şeyler oluyor: Resmi haber ajansı gizli ifadeleri yayımladı' gibi başlıklarla verdiler. Yani, sözde haberin kendisi haber değildi de bu haberi yayan kuruluş haberdi! Çünkü o kuruluş 'resmi'ydi, 'devletten habersiz' iş yapamazdı, bu ifadeleri aslında ele geçirmemiş herhalde devletin 'düğmeye basmaya meraklı' bazı organları belgeyi oraya vermişlerdi vs. Merak ediyorum, bu meslektaşlarımız birbirlerinin gazetelerini de böyle paranoyak bir bakış açısıyla mı okuyor? Her manşetin altında bir mana aramaya başladığımızda, daha doğrusu bunu başkalarına yapma hakkını kendimizde bulduğumuzda, başkalarının bizim gazetelerimizi okuma biçimine kızabilir miyiz? Gazetecilik mesleği bu kadar mı yok oldu? Muhabirlik bu kadar mı gözden düştü? Neyse, AA etrafında başlayan olay gazetelerin bu utanç verici tutumuyla da sona ermedi. Dün bu kez ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın AA Genel Müdürü Mehmet Güler'e 'fırça attığı' haberlerini okuduk gazetelerde. Haber doğru mu yanlış mı, bilmiyorum. Bu yazının yazıldığı saate kadar Mehmet Güler'le konuşamadım. Ama eğer bu 'fırça' hadisesi doğruysa, gerçekten çok vahim durumdayız demektir. Bir 'haber' söz konusu olduğunda, bu haberin neden yayımlandığı tartışılmaz, haberin gerçek olup olmadığı tartışılır sadece. Haber gerçekse, herkes susar. Biz Radikal olarak kendi yaptığımız soruşturmadan biliyoruz ki, haber gerçek. O zaman, kimse gazetecilere fırça filan atamaz. Haa, AA'nın bu haberi vererek yasaları çiğnediği belki iddia edilebilir. Gerçekten de bizim yasalarımıza göre hazırlık soruşturmaları gizlidir. Ancak AA'nın yayımladığı materyalin polis ya da savcılık ifadesi değil mahkeme ifadesi olduğunu unutmamak gerekir. Yani bu ifadelerin DGM Savcısı Talat Şalk'ın yürüttüğü hazırlık soruşturmasının bir parçası olup olmadığı esasen tartışmalıdır, çünkü mahkemeler alenidir. AA Genel Müdürü Mehmet Güler'i Ankara'dan hepimiz tanıyoruz. Genel müdür olmazdan önce Hürriyet gazetesinin başarılı ANAP muhabiriydi. Genel müdürlüğe de ANAP iktidarı döneminde getirildi. Ancak bu bile Güler'i ve arkadaşlarını gazetecilik yapmaktan alıkoymadı. Haber, gerçek gazeteciler için her zaman 'haber'dir ve gerçek gazetecinin görevi de saklamak ya da örtbas etmek değil haberi duyurmaktır. Kaldı ki haberin nihai duyurucusu AA da değildir. AA haberi gazete ve TV'lere iletmiş, gazete ve TV'ler de onu hak ettiği değerden yayımlamıştır.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||