![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Emekli olmanın ince yolları talkan@media.ankara.edu.trGeçen yıl aday olduğu halde tekrar rektör seçilemeyen bir profesör gözyaşları içinde "Ben kendim için bir şey istemiyorum, ama memleket adına çok utanç verici bir durum" demişti. O zamandan beri bekliyorum, o üniversite batacak mı diye, hiçbir şey olmadı. Her şey tıkırında gidiyor. Demek ki sevgili profesörümüz, eşi ve yakınları boşuna telaşlanmışlar diye içime su serpiliyor. Şimdi de Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş emekli olurken içimize korku salmaktan geri kalmadı. Dediği doğruysa, tam bir gerici komplosu ile karşı karşıyayız. Sayın Savaş, emekli olunca ülkenin dizginleri gerici ve yobaz takımının eline geçecek gibi gözüküyor. "Vural bey, keşke bunu yapmasaydınız" diyorum kendi kendime. Şimdi beni bir telaş aldı ki sormayın gitsin. Gece uyku tutmuyor. Boru değil bu, sayın Cumhurbaşkanı'nı da içine alan bir gerici komplo her an tepemize binebilir. Bizde insanlar biraz zor emekli oluyorlar. Sayın Demirel'in emekliliği de ne kadar sıkıntılı olmuştu, anımsar mısınız? 'O giderse ülke batar' havası en yukarılardan yayıldı. Onun için Anayasa bile değiştirilmek istendi. Tam bir yıldır korkular içinde bekliyorum, Demirel olmadığı için başımıza ne felaketler gelecek diye. Allah'a şükür, şimdilik hiçbir şey yok. İnşallah böyle devam eder. Batı ülkelerine bakıyorum, onlarda emeklilik biraz farklı mı oluyor acaba? Örneğin Clinton emekli olurken çok renkli açıklamalar yaptı. "Ben Amerika'nın en iyi ve vazgeçilmez başkanı olmayabilirim, ama Beyaz Saray'da oturmaktan en çok keyif alan başkan olduğumu söyleyebilirim" dedi. Yedi dakikalık (Amerikan standartlarına göre uzun, Demirel'e göre çok yetersiz) bir veda konuşması yaptı. Başkanlık yaptığı yıl başına bir dakika bile düşmüyordu. Konuşmayı heyecanla bekledim, 'Ben gidince Amerika batacak, yer yerinden oynayacak, köprüler kemerlerinden yıkılacak, Allah'ın gazabı başınızda olacak' türünden açıklamalar yapar mı diye. Olacak şey değil ama, hiç bu konulara girmedi. 'Clinton hâlâ acemi, Monica'yla kırıştıracağım diye siyaseti öğren- meye vakti kalmamış' diye düşünmeden edemedim. Bu Amerikalı başkanların görevden ayrılmalarında bir başka tuhaflık var. Baba Bush ayrılırken yeni ev tutmak ve taşınmak için doksan bin dolar borç almıştı. Şimdi de bayan Clinton para getirsin diye anılarını satıyor, bay Clinton da Monica davasının borçlarını ödemek için iş aramaya başladı bile. Ve Clinton'ı ayrıldıktan sonra iki polis koruyacakmış, şu anda Demirel'i koruyan polis sayısı ise tam yirmi taneymiş! Bu ne anlama geliyor dersiniz? Olasılıklar şöyle: a) Demirel, Clinton'dan on kat daha değerli ve önemli bir kişidir. b) Türkiye, Amerika'dan on kat daha zengindir. c) Demirel'in bir saldırıya uğrama olasılığı Clinton'ın saldırıya uğrama olasılığından on kat daha fazladır. d) Bir Amerikan polisi on Türk polisine bedeldir. Hangisini seçmeliyiz bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var ki, 'nasıl emekli olunur' bahsinde bu Amerikalılar pek acemi. Bizden öğrencekleri çok şey var vesselam.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||