Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
24 Ocak 2001

Gelir derken geriledik

Naklen yayın, önceleri futbolumuz için başağrısıydı, sonra hatırı sayılır bir gelir kapısı oldu, şimdi de ciddi bir kriz nedeni. Ligin rötarı giderek artıyor, tüketici devlete güvenini kaybediyor. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
Haber ResmiMEHMET DEMİRKOL
Radyo günleri... Halit Kıvanç bir lig maçını anlatırken, üç kulüp yöneticisi geliyor yanına... "TRT yönetimiyle görüşeceğiz." diyorlar. "Maç yayınlarınız yüzünden stada seyirci gelmiyor. Para isteyeceğiz vallahi..." Bu Kıvanç'ın başarılı anlatımına bir övgü olmanın yanı sıra, yönetimlerin rahatsızlığının da dillendirilmesi aslında. Kıvanç yönetime iletiyor bu tepkiyi ve "Bakalım dünyada nasıl yürüyor bu iş?" diyorlar. Görüyorlar ki, bu işte ciddi paralar dönüyor, kulüplere ödeme yapmaya başlıyorlar...
Aradan yıllar geçti. Kulüp yöneticilerinin erken uyanarak gelir hanelerine yazdırdıkları TV kazançları -en azından Üç Büyükler için- dünya standartlarına yaklaştı son yıllarda. Ancak içinde bulunduğumuz kriz gösteriyor ki, hiçbir şey, hiçbir açıdan sağlıklı yürümemiş.
Hastalıklı duruma bir bakalım: Bugün sahadakilerin yanı sıra ekonomik başarılarıyla dünyada örnek gösterilen Manchester United Kulübü'nün 1997 yılındaki yayın hakları geliri 9.5 milyon dolarken, Galatasaray'ınki geliri 11, Fenerbahçe'ninki ise 12 milyon dolar. Yakalamışız değil mi? Ancak unutulan şu ki, Manchester'ın aynı dönem toplam geliri 89 milyon dolara ulaşırken, Fenerbahçe'nin 20 milyon, Galatasaray'ın ki ise 30 milyon dolarda kalıyor.
Bir başka deyişle, Manchester United'ın yayın hakkı geliri cirosunun yüzde 11'i. Bu oran Galatasaray'da yüzde 36 ve Fenerbahçe'de ise tam yüzde 59. Bugün için somut veriler olmasa da, kulüp gelirlerinde TV haklarının yüzde 80'lere çıktığı biliniyor.

Onlar ve biz
Dönelim Manchester'e... İngiliz devinin ana gelirlerini, yüzde 35'le hasılat, yüzde 13'le sponsorluk, yüzde 35'le ürünler ve yüzde 6'yla da diğer gelirler oluşturuyor. İşte bir gösteri şirketinin bütçesi. Aradan 4 yıl geçti. United'ın, toplam geliri 200 milyon doları aştı ve bu oranlar üç aşağı beş yukarı aynı seviyede. Bizde Fenerbahçe'nin markasız forması, Beşiktaş'ın Reebok'la, para almadığı söylenen bir forma anlaşması, Galatasaray'ın Başbakan'ın kapısında 110 bin altın için kamp kuran yöneticileri var. Ve tabii ki büyük transferlerle gün geçtikçe şişen giderleri.
Durum şu ki, bugün Türkiye'de futbol kulüpleri TV gelirlerine yaslanmış, üretmeden arpalanmaya alışmış dernekler durumunda. Şirketleşme çabaları ise yöntemleri doğru olsa bile, uygulamada son derece sakat yürüyor. Yoksa UEFA şampiyonluğunu "altınlar" dışında bir gelire dönüştüremeyenlerin, şirket değil holding bile kursalar ne kazanacakları kuşkulu değil mi? Ya da Beşiktaş'ın halka açıldığı anda Avrupa'nın 5. büyük kulübü olacağına inanmak olası mı?

Ya hesap bilmiyor...
Peki, Federasyon ne yapıyor? Ata Aksu, CNN Türk'te mağdur tüketicilerin tepkileri karşısında "Halk bu dekoderleri sadece maç için almadı.Porno da seyrediyorlar" deyiveriyor. Ya Sayın Bakanımız? "1 milyar dolar eder bu ihale" demesi nasıl bir hesap? Sadece yurtdışı yayın geliri bile 150 milyon dolar civarında olan dünyanın en önemli liglerinden Premier League (FA Cup da dahil) 2 milyar 164 bin dolara verilirken, mesela bize daha yakın olan Fransa Ligi'nin değeri ise 228 milyon dolarken, nasıl oluyor da Türkiye Ligi 1 milyar dolar ediyor, anlamak mümkün değil.
Hıncal Uluç, bir haftadır tüketicinin içinde bulunduğu vahim durumu son derece haklı olarak sert bir üslupla anlatıyor. Bugüne kadar maç yayınları için 850 bin civarında decoder satıldığı söyleniyor. Ve yalnızca 5 yıl sonunda bunlar çöp oluverdi.
Şimdi yeni bir ihale sonrası ne olacak? İhalenin iptal edildiği gün Teleon dekoderi alan insanlar bile var. Ona nasıl yeni dekoder satacaksınız, nasıl güvenecek size? Yani sorun "Yazık oldu tüketicilere" seviyesinde değil. Açıkça, kimse almayacak artık yeni dekoder. Bu iş bitti.

Sonuç
Biz yine en iyisi 40 yıl önceki gibi dönüp Avrupa'ya bakalım, ne yapmamız gerektiğini anlamak için. Görülen model şu: Güvenilirlik ilk şart. Ve yeni ihalenin muhtemel çıkış yolu digital platformda yayın yapılması. Bitmedi. Maçların "Seyret-Öde" modeliyle yayınlanması. Bitmedi. Üç Büyükler'in taraftarlarının dışındakilerin de bu pazara çekilmesi. Hala bitmedi. İhaleyi kazanan kurumun üç yılın ardından bir sonraki dönem için de öncelik sahibi olması. Gerisi kocaman bir hiç!

Federasyon, şartname için toplanıyor
Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu bugün naklen yayın ihale şartnamesine son şeklini vermek için İstanbul'da toplanıyor. Şartnamenin digital kanalların da yayına talip olacak hale getirilmesi yönünde çalışmalar yapıldı, metne son şekli bugün verilecek. Ancak digital kanalların henüz yasal olarak tanınmaması yüzünden doğacak sorunların, Ulaştırma Bakanlığı ve RTÜK ile yapılacak özel protokollerle aşılması umut ediliyor.
Yeni şartname perşembe günü yayıncı kuruluşlara dağıtılacak ve ihale pazartesi günü gerçekleştirilecek. Bu durumda ligin ikinci yarısı da en az bir hafta daha ertelenecek.
Bakan Ünlü'nün soruna çözüm getirmek amacıyla yaptığı 'İkinci devre maçlarını TRT yayınlasın' önerisi üzerine dün harekete geçen TRT Genel Müdürü Yücel Yener, Futbol Federasyonu'ndan 'hayır' cevabı aldı. Yayın haklarını yarım sezonluk değil, 3.5 yıllık bir paket olarak gördüklerini söyleyen Federasyon Başkan Vekili Ata Aksu'ya, Gaziantepspor Başkanı Celal Doğan da destek verdi: "Maçlar TRT gibi açık bir kanaldan yayınlanırsa, malın değeri düşer. Sonra gelecek yıl da müşteri bulamayız."
Bu arada Teleon'un yapmadığı ödemeye karşılık bankaya verilen teminat mektubu konusunda dün mahkeme, ödeme yönünde karar verdi. 23 milyon dolarlık teminat mektubu banka tarafından çözülecek ve geciken taksitler kulüplere dağıtılacak.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.