Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
24 Ocak 2001

Ajay Chhibber pür dikkat

fozkan@radikal.com.tr
Dünya Bankası Türkiye temsilcisi Ajay Chhibber, Türkiye'deki yolsuzlukla mücadele çalışmalarını dikkatle izlediklerini söylüyor ve ekliyor:
"İçişleri Bakanlığı, Başbakanlık Teftiş Kurulu , MASAK gibi kamu kurumları ile TESEV gibi sivil toplum örgütleri ile birlikte çalışıyoruz. Martta bir seminer düzenleyeceğiz."
Ajay Chhibber'in bahsettiği seminer, aslında TESEV'in (Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı), İçişleri Bakanlığı ve özellikle Bakan Sadettin Tantan'ın desteğiyle yürüttüğü yolsuzluk araştırmasının ilk bölümünün sonucunu kamuoyuna açıklayacağı toplantı.
TESEV bir süredir Türkiye çapında üç aşamalı bir araştırma yapıyor. İlk aşama 3 bin 'kişilik hane halkı' anketi. İkinci aşamada 1.200 işadamına, üçüncüsündeyse 2 bin 400 bürokrata yolsuzlukla ilgili soru sorulacak.
TESEV'in araştırmasına önceleri Dünya Bankası maddi katkıda bulunacaktı. Ne ilginçtir ki devlet, Dünya Bankası'nın para verebilmesi için resmi talepte bulunmayı TESEV'den esirgediğinden bu katkı gerçekleşemedi.
Türkiye'de ilk defa yapılacak yolsuzluk araştırması devlet eliyle bir nebze kösteklenmiş oldu. Türkiye'deki yolsuzluk mücadelesinde Dünya Bankası'nın hassasiyetinden olsa gerek Ajay Cihbber, TESEV'in toplantısına şemsiye açıyor. Hatta Dünya Bankası'nın başkan yardımcısını sırf bu toplantı için Türkiye'ye getirmeye hazırlanıyor. Bu arada TESEV'ciler Chhibber'in aksine toplantıda İçişleri Bakanlığı hariç diğer kamu kuruluşlarının yer almasına sıcak bakmıyor.
Bugün, yarın belli olacak... Yolsuzluk araştırmasının toplantısında devlet ne ölçüde yer alacak?

Karaçam'ın rakipleri
Koçbank Yönetim Kurulu Başkanı Burhan Karaçam'ın iş dünyasının gözde mekânlarından Levent'teki Köşebaşı kebapçısının gizli ortağı olduğu yıllardır söylenir. Burhan Karaçam her seferinde reddeder. Doğrusu da zaten Burhan Bey'in, Köşebaşı'nın sahibi olan kardeşlerin en büyük destekçisi olmasından ibarettir.
Önceki akşam İstanbul eğlence hayatına yeni bir mekân katıldı. Nişantaşı'nda İtalyan mutfağı Porto Venere'nin ortakları Burhan Karaçam'ın eski mesai arkadaşları: Nejat Yalım (Çukurova Holding Genel Koordinatörü), Selçuk Altun (Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı), Erhan Dumanlı (Yapı Kredi Sigorta Genel Müdürü) ve İlker Gülfidan (Yapı Kredi Yatırım Bankacılığı eski Başkanı). Destekçileri arasında yine Burhan Karaçam başı çekiyormuş.
4 Çukurovalı'nın bir ortak özelliği de eski Arthur Andersen'lı olmaları. O günlerden arkadaşları Ceyda Aydede de restoranın hissedarı. Porto Venere, Çukurovalı yöneticileri ile iş dünyasının moda lokantası olmaya aday.

Bu dönemde örnek işadamı
Geçen hafta Koç Holding ile Enka Holding'in ortaklığındaki Ramstore'un açılışını izledikten sonra yurda dönerken, Güntekin Köksal ile karşılaştım. Pet Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Güntekin Köksal bundan 10 yıl önce eski Sovyetler'de üstlendiği işler nedeniyle 'Kızıl Milyarder' olarak tanınırdı.
Sonra büyük bir krize girdi, kendisini gözlerden uzak tuttu...
Anlattıkları çok önemli... Yolsuzluğun dört bir yanımızı sardığı, operasyon üzerine operasyon yapıldığı şu günlerde, devlete sırtını dayamadan kendi kendine bunalımdan çıkmayı başaran Köksal'ın hikâyesi.
Güntekin Köksal, "Sibiryada iş yaptığım Rusya'nın en büyük çelik kompleksi battı, bizim de paralarımız. Almanya'da büyük inşaatlara imza atarken, Almanlar bizi adeta boğdu, inşaattan büyük zarar ettik. İstanbul'da konut yapmak üzere 250 dönüm arazi satın alalım dedik, üçkâğıtçılara rastladık. Mahkemeye verdik, 11 yıldır uğraşıyoruz. Sonuçta üç yerden 5 yıl öncesinin parasıyla 25 milyon dolarımız gitti" diye anlatıyor.
Sonrası sıkıntılı dönem. Banka borçları, işçi borçları, vergi borçları... Köksal, "Binaları, arsaları sattık. Çok çalıştık ve şimdi tek kuruş borcumuz kalmadı. O dönemde bir tek devlet kıyağı almadık" diyor.
Oysa çevremizde, batan ve müflisliğiyle bir göbek atmadığı kalan ne kadar çok örnek var.
Güntekin Köksal, Moskova'dan savunma sanayınde yapacağı yeni yatırımların ilk anahtarını almış dönüyordu. Seramik ve porselendeki önemli maden feldspatta Türkiye'de yeni yatırımına başlamasını övünerek anlatıyor.
Azerbaycan ve Kazakistan'daki petrol sahalarından bahsediyor.
Güntekin Köksal şu günler için çok iyi bir örnek. Gün gelecek Köksal gibi önce krize girip, sonra kendi olanaklarıyla düzlüğe çıkanları sadece bir başarı öyküsü olarak yorumlayacağız. Devletten kıyak görmemesini zaten doğal bir gelişme olarak göreceğiz.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.