Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
24 Ocak 2001

Gecikmiş bir yasa

gsak@radikal.com.tr
Son iki haftadır memleketin makro iktisadi meselelerini hepten bir kenara bıraktık. Kimsenin ilgilenmediği mikro iktisadi bir konu ile ilgileniyoruz. Zaten bu hep böyle değil midir? Hepimiz geminin kaptan köprüsünde oturup, rotayı belirlemekle ilgilenmeyi tercih ederiz. Bu durumda makine dairesinin işleyişi, mutfağın faaliyeti, revirin kapasitesi gibi konular üzerinde konuşulmaya değmeyen, 'zaten olmaması, planlandığı gibi gitmemesi, düşünülemeyen' meseleler kategorisine giriverir. Hatırlayın filmleri, kaptan rotayı çizer, koca gemi o tarafa doğru yöneliverir. Halbuki bir geminin, kaptanın planladığı manevrayı yapabilmesi bir dizi koordineli eylemin, arka arkaya ve zamanında gerçekleştirilebilmesine bağlıdır. 'Büyük' kararın performansı bir dizi 'küçük' kararın sonucuna ve de etkinliğine bağlıdır. İşte bugünlerde karara bağlanacak olan 'Elektrik Piyasası Kanunu' tasarısı da ülkemizde bu mikro karar alanlarından birini yeniden yapılandırmayı hedefliyor.
Ortadaki 'ufak mı ufak' bir soru: 'Nasıl elektrik üretelim ve dağıtalım?'. Soru basit. Ancak sonuçları pek kocaman olabilir. Bu soruya 'piyasaya dayalı olarak' diye cevap vermenin hiçbir anlamı olmadığını biliyoruz. Çünkü piyasaya dayalı reformun tasarım biçimi de önem taşıyor. Merak edenler için 'Kaliforniya'daki elektrik krizi' ortada duruyor. Evvelki hafta o olaya bakıp, 'Yanlış serbestleştirme sonradan karın ağrıtıyor' demiştik. Bugünlerde en azından yirmi yıllık geleceğimizle ilgili kritik bir konuda karar veriyoruz. Bilmem, farkında mısınız?
Peki, ne yapmaya çalışıyoruz? Tasarının ilk maddesine göre 'elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında...istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasası..' oluşturmaya çalışıyoruz. Gelin ortadaki duruma bakıp, bu tasarı ile ilgili bir çerçeve çizelim. Efendim, eskiden bir tek Türkiye Elektrik Kurumu(TEK) vardı. TEK sayesinde 'düğme'yi çevirince ışıklar yanardı. Sonra TEK ikiye ayrıldı: Türkiye Elektrik Üretim İletim Anonim Şirketi (TEAŞ) ile Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (TEDAŞ). 1980'li yılların ikinci yarısından başlayarak elektrik enerjisi piyasasında sistemsiz bir serbestleştirme deneyimi yaşanmaya başlandı. Enerji yatırımlarında devletin bıraktığı boşluğu özel üretim ile doldurmaya çalıştık. Gerekli şeffaf yasal çerçeve önceden hazırlanmadığı ve bu piyasada faaliyet gösterecek özel şirketlerin hangi ilkelere göre faaliyet göstereceği önceden belirlenmediği için ancak 'yüksek fiyattan alım garantileri' ile özel kesimin elektrik üretimindeki payı artırılabildi. Ama o pay arttıkça TEAŞ'ın açıkları da artmaya başladı. Ortaya bir 'hoş' elektrik hikâyesi çıktı. Geçen haftaki öyküyü hatırladınız mı? Elektrik arzı arttıkça TEAŞ'ın açıkları ve elektrik fiyatları artıyordu. Ama bu arada elektrik enerjisi açığı ise karşılanmak bir yana giderek büyüdü. Ne yapalım, serbestleştirmeye ters taraftan başlamıştık. Şimdi bu yasa tasarısı ile 'önceden serbestleştirmeye başladığımız bir piyasaya, sonradan biçim vermeye' çalışıyoruz. Aslında özelleştirme deneyimlerinde 'Sakın yapmayın' denilen bir yöntemi fiilen izliyoruz. Bugün aslında dünün hatalarını gidermeye çalışıyoruz. 'Dün' yapılan hatalar 'bugün' enerji piyasasında rekabetçi bir yapının tasarlanmasını zorlaştırıyor.
Esasen serbestleştirme sürecinin en başında çıkartmış olmamız gereken bir yasayı yaklaşık on beş yıllık bir gecikme ile gündeme getirmiş bulunuyoruz. Gecikme ile de olsa artık ortada bir yasa tasarısının olması olumlu bir adım. Ama bugün onun ayrıntılarını da tartışmazsak, önümüzdeki yıllarda herkesin susması gerekiyor. 'Bir itirazı olan şimdi konuşsun, yoksa sonsuza dek sussun!' noktasındayız.
gsak@radikal.com.tr


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.