Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
24 Ocak 2001

Kötü bir dost

İyiler cennete, kötüler her yere gider düşüncesiyle yola çıkan bir dostum, geçenlerde postu üçüncü sınıf bir eğlence yerine atmış. Yunanistan'ın 1980 yılında bugünkü adı AB olan AET'ye üyelik anlaşması imzalanacağında, Avrupalı liderlerin havaalanından törenin yapılacağı şehir merkezindeki Zappion Sarayı'na gelebilmeleri için inşaatı bir gecede tamamlanan Singru Caddesi üzerindeki 'Skiladiko'ya gitmiş. Kapıyı açtığında, sigara dumanından, ışıklandırmadan ve daha ilk gördüğü masada oturanların bakışlarından doğru adrese gelmiş olmanın rahatlığı ile bara kadar ulaşmış ve ilk Dewars'ını ısmarlamış.
Sahnede, sanki kilo almış da eski elbisesini giymekte ısrarlı genç bir kadın şarkı söylüyor. Ne söylediği anlaşılmıyor şüphesiz. Topu topu üç şarkı söylediğinden, sanatçı olmadığını iddia etmek için bu önemli bir kriter değil. Sonra, sahneye bir erkek sanatçı çıkmış. Yarasa kollu parlak gömlekli bir adam. 'Ela ston papu' (Dedeye gel) adlı sadece nakarat bölümünün anlaşıldığı bir şarkı ile ortalığı altüst etmiş. O da beş dakika sonra mikrofonu öncekinden farksız bir başka kadına teslim etmiş. Anlayacağınız 'sanatçıların' ardı arkası kesilmiyor. Sonra hepsi beraber bir iki şarkı söylemişler.
Ve assolist görünmüş. Sanki Azer Bülbül'ün Yunan versiyonu. O söylüyor, millet masaların üzerine fırlıyor. Tavan da alçak üstelik.
Aynı manzara her iki saatte bir tekrarlanmış 'Skiladiko'da.
Dostumun söylediğine göre, çiçek satan mini etekli yaratıklar bile bu mekâna gitmek için neden olabiliyor.
Üç kadeh içki için 20 milyon lira ödeyip dışarı çıktığında gün ağarmış.

Taktik galiba yanlış
Son yıllarda şampiyonluğu tekeline alan ve Avrupa'da adını altın harflerle yazan Fenerbahçe için gönlüm rahat. Kenneth Andersson'suz da olsa, o forma rengi sarı-kırmızı olan takımdan en az 15 puan önde şampiyonluk ipini göğüsleyeceğiz elbette. Ancak, AEK için pek umutlu değilim. AEK, ligde 12 puan önde gittiğinden dürbünle izlediği Olimpiakos ile kupada eşleşti. Yunanistan Kupası çeyrek finalinin ilk maçında AEK'nın oynadığı taktiği bir türlü çözemedim. Belki bana yardımcı olursunuz diye olup biteni özetleyeyim:
Karşılaşmanın 46. dakikasında sizin oralarda "Apapapa" (ı-ıh anlamına geliyor) şarkısı ile listelere giren Despina Vandis'in sevgilisi Demis Nikolaidis'in attığı golle 1-0 öne geçen AEK'nın orta saha oyuncusu Vasilis Zikos birkaç dakika sonra hakemden kırmızı kart gördü. Olimpiakos, 65. dakikada eşitliği sağladı. Nikolaidis kaptan ya, maçın başlarında düşürülmesine penaltı verilmediğini hatırladı aniden. Hakeme, "Evini taciz edeyim. Sende çiş yaptığın organ yok. Üstelik kaka yaptığın organın da kendine güvenmiyor. Hadi bana da kırmızı kart göster" diyerek itiraz etti. Tabii düşüncelerini bazı başka kelimelerle anlatmaya çalıştı. Hakem, Nikolaidis'in hatırını kırmadı. AEK'nın 9 kişi ile birkaç gol atamayacağını ve maçın bitimine 35 dakika kaldığına göre mazallah bir kaza bile olabileceğini düşünen asbaşkan Petros Stathis 'çözümü' bulmakta gecikmedi. Saha kenarına gelerek sarı-siyahlı oyunculara seslendi: "Sakatlanın".
Ve AEK'lı futbolcular toplu topsuz çimene serpilmeye başladı. Hani kaleci Atmacidis bile baygınlık geçirdi. Herkes şaşkın. Hakem kaideleri yerine getirse 4-5 futbolcuya birden kart göstermesi gerekecek. AEK değil 7 kişi, sahada 3 kişi bile kalmayacak. Ne var ki inadı tuttu adamın ve elini cebine atmadı. Asbaşkan, maçın yarıda kesilmesini kafasına koymuş bir kere. Tribünlere haber saldı. Tarihi misyon üstlenen lejyoner taraftar sahaya girdi ve maç sonunda tatil edildi.
Şimdi AEK 2-0 mağlup sayılacak ve sahası birkaç haftalığına kapatılacak. Hatta ligde topladığı puanların başına da bir şeyler gelebilir.
Uygulanan taktikte galiba bir yanlış oldu gibime geliyor.
Siz ne dersiniz?


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.