Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
25 Ocak 2001

Gazeteci işlevi

Kenan paşa hatırlamaz belki ama, Nejdet Üruğ paşa ile Ali Baransel hatırlar.
Evren, Uzakdoğu'ya gidiyordu. Kafileye davetliydim. Resmi pasaportum gönderilmişti. Dışişleri sözcüsü B. E. Nazmi Akıman telefon etti, "Kusura bakma heyet çok büyük olduğu için Çankaya seni listeden çıkardı" dedi.
Gerçek sebep başkaydı. 12 Eylül'den sonraki Ulusu Hükümeti'nin birinci yılı tamamlandığında, yayımladığım Yankı dergisinde bakanlara not vermiştik. En yüksek notu Turgut Özal 7.5 ile almış, Başbakan Ulusu 7'de kalmıştı. Beni Evren'e şikâyet etmiş. Evren bu 'hatamı', sözcüsü Baransel vasıtasıyla bana bildirmekle yetinmemiş. Milli Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Org. Nejdet Üruğ da makamına davet edip, "Başkanın verdiği görevi yerine getiriyorum. Sergilediğiniz tutum tecrübenize sığmıyormuş" demişti. Ulusu'nun "İktidardan düştüğümüzde Kışlalı neler yazar görürsünüz" dediği naklediliyordu.
Evren ve Ulusu'nun haksız tutumlarının üzerimde hiç etki yapmadığına Yankı ciltleri şahittir.
Başbakan Turgut Özal, genel tutumuna uygun bir yaklaşımla, Galatasaray'ın bir maçı için gittiği Bonn'da o akşam Kohl ile görüşme talep etmiş, Kohl bunu reddetmemiş ama ciddi bulmayarak kendisini kaldığı otelde hazırlanan büfede bekleyen Özal'a, mazeret gösterip gitmemişti.
Olayın Ankara'da diplomatik çevrelerde çok eleştiri aldığı haberini yazınca Özal kızgınlığını, Ankara'da temsil ettiğim Batı'nın en önemli yayın organlarına verilen randevuda, beni kabul etmeyerek göstermişti.
Süleyman Demirel'i başbakanlıkları süresince çok eleştirmiştim. Ama bunları hoşgörü ile karşıladığını da hep yazmıştım.
Cumhurbaşkanı olduktan sonra ülkeye, tam bir katalizör olarak, büyük hizmetler yaptığını da, her fırsatta, sergilemişimdir. Taa ki Demirel'in 1960'lar-
da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin komuta kademesini, kendi arzusuna göre oluşturmak için, Milli Savunma Bakanı atadığı Ahmet Topaloğlu vasıtasıyla yaptığı girişimler hakkında saptamalarımı yazana kadar.
Cumhurbaşkanı Demirel'in, genelde pek yararlanmadığımdan icabet de etmediğim Çankaya büyük resepsiyonlarına o yazılardan sonra artık çağrılmadım.
Ama ne Demirel'in cumhurbaşkanlığındaki hizmetlerini inkâr ettim, ne de rahatsızlık hissettim.
12 Eylül'den sonra Ecevit'in Arayış dergisi hazırlıkları sırasında kendisine yardımcı olacağını düşündüğüm bir değerlendirmemi iletmek üzere Oran'daki evlerine gitmiştim. Rahşan hanım her zamanki nezaketi içinde, konuşmamız sırasında eliyle çay da ikram etmişti.
Ecevit'e "Buraya başkalarının (askerlerin) etkisiyle gelmediğimden emin olmanızı isterim. Ama bu dergiyi çıkarmasanız" demiş ve ilave etmiştim "Çünkü sizden beklenenleri yazmanıza askerler izin vermez. Başka şeyler yazarsanız da okunmazsınız."
Gerçekci dost sözlerim Ecevit ailesinin pek hoşuna gitmemişti. Ama Bülent bey giderken beni kapıya kadar yolcu etmiş, Rahşan hanım ise bir daha benimle konuşmamıştı.
Ecevitlere duyduğum sevgi ve saygı hiç değişmedi.
'Gazeteci cezalandırma' örneklerini çoğaltabilirim.
Meslek yaşamımda, önemli yerler işgal eden şahsiyetlerle çok mesleki ilişkim oldu.
Hiç kimseyle ne gazeteciliğin gerektirmediği yakınlık içinde bulundum ne de olumsuz buldukları yazılarımdan dolayı, takındıkları tavır ve davranışlarından etkilenerek, gazeteci objektifliğinden uzaklaşma lüksüne kapıldım.
Ülke yönetiminde önemli görevleri üstlenmiş olanların bir kısmı, bu görevlerini sonsuza kadar muhafaza edeceklerini sanarlar. Onun için de biz gazetecilerin kendilerini memnun etmeyecek haber ve yorumlarını kabullenemezler.
Etraflarında daha ziyade kendilerinin yaptıklarını övenlere yer açarlar.
Bu durumdan, kendini gazeteciliğe adamış olup mesleği yaşam boyu sürecek bir ciddi görev olarak kabul etmiş olanların gocunmaması gerekir.
Gazeteci işlevinin bilincinde olmalıdır.
Haberini yazmalı, yorumunu mümkün olduğu kadar objektif kalmaya çalışarak yapmalıdır.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.