![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
'Hasan Mezarcı oğlumdur!'90'lı yılların Travestiler Kraliçesi Sisi, yani Seyhan Soylu, alımlı vücudu, hiperaktif ve matrak kişiliği, pırıltılı zekâsıyla geri döndü. Kısa bir süre önce karaciğer kanserini yenen Sisi, üçüncü cinsin Türkiye'deki en ilginç ve iddialı temsilcilerinden ŞEBNEM B. İYİNAMOnda herkesin istediği bir şey var... Şehvet ya da hamiyet, cesur yürek ya da çete ruhu, birleşme ya da mesafe, tat ya da acı, şefkat ya da paranoya. Hem de ağır bir paranoya, ama zevkli. Her şeyin içinde bulunduğu tek hal. Tecavüz anındaki orgazm gibi. 1962 doğumlu, küçük elli Karanlıklar Prensesi, Sisi... Her şeyin bir arada bulunduğu tek kişi. Zengin, yüksek seviyeden bir anlam. Belki pozitif, belki şeytani, ama hoş... Bir buçuk sene İsviçre ve Fransa'da karaciğer kanseri tedavisi gördünüz. Hızlı yaşantınızın ardından rahatsızlanınca tövbekâr mı oldunuz, yoksa yatakta bile 'Neleri kaçırıyorum?' mu diyordunuz? Neleri kaçırıyorum demez miyim? Veli Göçer'den yakınlarıma deniz kumuyla yapılmış daireler satın alıp, onları 17 Ağustos'ta canlı canlı mezarlarına gömemediğime yandım. Jet-Pa Fadıl'ın 'İmza'sı için sıraya girmiştim, burada olsaydım Fatih Altaylı'nın dizayn ettiği 'Fatih' marka arabaya yazılmak isterdim. Bunlara engel olan Sağlık Bakanımız Osman Durmuş'tur. Ben tedavime Türkiye'de başlamıştım, ama gazetecilere "Yaramazlık yaparsanız sizi Türk hekimlerine teslim ederim," deyince, korkup yurtdışına gittim. Yine de merak etmeyin, karaciğer kanseri, sayın Başbakanımız için dedikodusu yapılan alzeimer hastalığı kadar kötü bir şey değil. Sorumu bu şekilde cevaplandırarak, 'Ne kadar dışarıda olsam da, Türkiyemi takip ederim. Boyalı basın peşimden koşsa da sosyal içerik taşırım' mı diyorsunuz? Demek mecburiyetindeyim, kimse benim 'back ground'umu hesap edemiyor çünkü. Arto diye çok şeker bir çocuk var mesela. Söylediği şeyler doğru da olsa, şakayla karışık söylüyor. Kulvar farklı. Benim magazinsel sorulara verdiğim cevaplar her zaman daha sert olmuştur. Onları reklam olsun diye yaparım, ama asıl hedefim siyaset. Arto'ya düşman olanlar aynı şeyi bana yapmaya cesaret edemezler mesela. Öldürülmekten korkmaz mısınız? Beni yaralamak veya öldürmek için canlı bomba olmak gerekir. Ciddi söylüyorum, kesin örgüt elemanı olması lazım, çünkü ben her zaman bir suikast girişimine hazırım. Bir ara milletvekili olacağım diye açıklamıştınız. Neden milletvekili değilsiniz? Siyaset beni her zaman cezbetti. Bunu açıkladığım yıllarda yaşım milletvekilliği için tutmuyordu. Kimse de çıkıp, 'Milletvekili yaşı şudur, saçmalıyorsun' demedi. Böyle bir ülkede yaşıyoruz, ben onlardan çok daha fazla şeyin farkındayım aslında. Röportajın ilerleyen yerlerinde Kürt sorunu, Kıbrıs sorunu, Cumhurbaşkanımız, Avrupa Birliği gibi konularda konuşursak memnun olurum Şebnem hanım, fikirlerimden istifade etsinler isterim. Michael Jackson bütün dünyada bir numara olunca siyahlar onunla çok gurur duydu, ama o teninin beyazlaştırılmasıyla ilgiliydi o sıra. Siz Travestiler Kraliçesi seçildiğinizden bu yana transeksüel olmak dışında ne yaptınız? Topluma önderlik etmiş kişinin siyah ya da beyaz, kadın ya da erkek, dinlere ya da mezheplere bölünmesi, temsil ettiği, misyonunu yüklendiği toplum kesimi tarafından dahi yadırganmalı. Genel anlamda ben de tıpkı Michael Jackson gibi temsil ettiğim insanların önünde lider sıfatı almış bir insanım. Fakat yaşayarak anladım ki, salt travestileri, salt transeksüelleri temsil etme hakkına sahip değilim. Ben insanım, gerçek bir insan. Diğer insanlar gibi cinsiyet, din, ırk gözetmeden, kendimle barışığım. Michael Jackson da eminim global olmak açısından öyle düşünmüş olacak. Çünkü o yalnızca siyahların değil, dünyanın hayran olduğu bir star. Jackson'ın yaptıkları ortada, benimki de... Bazı şeyler anlatılmaya gerek duyulmadan yaşanır. Dört senedir bir evlilik yaşadığınızı biliyorum, parmağınızda da alyans şeklinde bir dövme bulunuyor. Yaşamı bir erkekle paylaşmak nasıl bir şey? Mükemmel. Her evdeki kadar huzursuzluk, bizde de var, ama bizde âdettir beyazla gelinir, beyazla gidilir... Bebek beklentiniz de söz konusu mu? Eşimin böyle bir beklentisi varsa, daha çok bekler. Problem bende değil, eşimde... Şaka bir yana, önemli olan doğurmak değil, doğurduğuna sahip çıkmak. Şu an yaşım Nilüfer gibi bir çocuk sahibi olmak için müsait değil. Hem çocuk sorumluluk ister, böyle bir sorumluluğa şu an hazır değilim. Ama Hasan Mezarcı'ya yapılanları şiddetle kınıyorum. Hasan Mezarcı kesinlikle İsa. Bakın bunu ilk kez size açıklıyorum, Hasan benim oğlum! Nasıl?.. Çünkü ben Meryem Ana'yım. Hasan Mezarcı sahipsiz değil, benim oğlumdur. Oğluma Mesih'liğiyle ilgili kim inanmıyorsa, kâfirdir. Ay'daki silüetini de gördünüz mü? Yalnız Ay'da mı? Mars'ta, Venüs'te, gönül gözüyle, her yerde gördüm. Peki şu anki giyimini nasıl yorumluyorsunuz? Tabii, o tarihteki İsa günümüze entegre oldu. Tarihteki oğlumun ruhu, şimdiki oğlum Hasan Mezarcı'da bedenlendi. Meryem de ben olduğum için, benim bedenimdeki genler ona da bulaştı, yani oğlumun huyu değişti. Bu bedene bu ruh inmeden önce babası belli değildi. Neydi biliyor musunuz? Veledi zinaydı. Buradaki ironiyi kaçırmasınlar lütfen. Onu cinsel tercihini kendi cinsiyle gidermek ihtiyacında olan biri gibi mi görüyorsunuz? İnsanın görüntüsü ruhunun aynasıdır. Ben de yüz metre öteden anlayacak kadar yaşadım bazı şeyleri. Oğluma küpe, boyalı saç ve tırnaklar ne kadar yakışmış, değil mi? Yalnız oğlum şu an gurbette, daha sonra ona benim fistanlarımdan yeni bir imaj belirleyeceğiz. Yani Hasan Mezarcı'nın yeni imajını beğenmediniz mi? Yok canım, nesini beğeneyim? Bu hali ile Keto'ya benzemiş. Yüzünüzde, birçok Yeşilçam starına olduğu kadar Bülent Ersoy'a da benzeyen bir ifade var. Bülent milattan önce, ben milattan sonrayım. Ara sıra zaman tünelinde yolculuk yapıyor, onunla telefonda görüşüyorum. Bülent'in de kalbi pırıl pırıl. Şu an etrafındaki ara bozucular, menfaatçılar bizim dost olmamızı pek istemiyor olabilirler, ama Bülent, yaşlanınca benim dost olacağım biri. Sivri dilinizi popülerliğe ihtiyaç duyduğunuzda, geleceğinizi organize etmekte mi kullanıyorsunuz? Bakın Şebnem hanım, ben bir TC vatandaşı olarak cinsel kimliğimin dezavantajlarını gayet tabii avantaja çevirmenin yollarını aramış olabilirim. Ama ben aynı zamanda bu vatanın sahici bir evladıyım. ASALA'nın eylemleri sırasında yaşım müsait değildi, fakat babam elçilik görevlisi olduğu için farkındaydım. O zaman çocuktum, bugün aynı eylemlere maruz kalsak, bırakın devletin bana görev vermesini beklemek, gider onların kafalarını keser Meclis'in önüne bırakırım. Askerlik yapmak da ister misiniz? Çok, çok isterim. Halkın arasında Tarkan gibi askerlikten kaçan çok insan var. Demek bu konuda isteksizler, onları yadırgamıyorum. Onlar erkek olabilir, demek ben daha yürekliyim. Zorla bu vatanı koruyan birine, vatan teslim edilir mi? Bence askerlik sırf bu yüzden paralı olmalı ve üniversite mezunu olmayanlar da askere alınmamalı. Çöpe bile vergi koyan hükümetler, neden askerlik vergisi uygulamıyor? Profesyonel, eğitimli bir ordu, sırf Türkiye'nin değil, Avrupa'nın bile koruyucusu olur. Böyle bir uygulamanın ardından Avrupa Birliği bize daha sıcak bakacaktır. Yaşamınızın geri kalan kısmında meslek olarak neyi seçeceksiniz? Şu ana kadar ulusal bir TV kanalından program koordinatörlüğü, bir-iki kablolu kanaldan da genel koordinatörlük teklifi aldım. Fakat ben Uğur Dündar'ın muhabiri olmayı tercih ederim. Uğur Dündar bu konuda benim hayal liderim. Konusunda uzman ve bir gün elbet beni keşfedecek. Onunla birlikte Apo'nun İmralı Palas'tan, Meclis Palas'a geçmesini önlemek istiyorum. Ayrıca düşünsenize benim dezavantaj gibi görünen cinsel kimliğimle, Küba'ya gidip Fidel Castro'yla, Suriye'ye gidip Hizbullah'ın lideri Fadallah'la bir Sisi söyleşisi yapmam, dünya kamuoyunda dikkat çekmez mi? Önemli olan buna hazır olmaktı. Bana daha önce bazı teklifler gelmişti, fakat kendimi hazır hissetmiyordum. Şimdi hazırım. Kürtlerin TV'sinin başına geç deseler, ne yaparsınız? Hemen kabul ederim ve pılımı pırtımı toplar, doğuya giderim. TV merkezinin ille de orada kurulmasını isterim. Onların içinden biriyim. Binlerce iş istihdamı yaratır, doğuya yatırım yapacak müteşebbisler bulurum. Onlar biziz, biz de onlar. Kürtler nihayetinde 24 Türk boyundan bir tanesi. Kırmançiler. Dışarıdan kız alıp vermek onlarda daha da nadir olduğu için, kanlarındaki Türklük bizden daha fazla. Bu konuda Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'den de yardım isterim. Cumhurbaşkanımızı beğeniyor musunuz? Klas adam... Cesaretli, idealist bir çizgi çiziyor. Keşke bunu size değil de, Uğur Dündar'a söyleseydim. Belki Cumhurbaşkanı'nın resepsiyonuna davet alırdım. Sakın alınmayın, ben üç yıldır ortalarda yokum. Hastalanmadan önce 70 sanatçım vardı, hastayken sadece üç-beş tanesi aradı. Üç yıl aradan sonra yalnızca sizi ve gazetenizi tercih etmemin sebebi, gazetenizin adını taşıdığı gibi, Radikal tavrınız.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||