İnsanlık ve şeriat mine.saulnier@free.fr Nijerya, Afrika kıtasının en kalabalık ülkesi.
36 eyaletten oluşan bir federasyon. 120 milyon nüfusu ve etnik anlamda 250 değişik insan soyu var. Halkın yüzde 45'i Müslüman, yüzde 45'i Hıristiyan ve yüzde 10'u animist, yani çoktanrılı putperest. Nijerya'nin bu toplumsal mozaik çeşitliliği, sanki yeraltı zenginlikleriyle yarışıyor ve her ikisi de değerlendirilecek bir servet olmak yerine, nifak kaynağına dönüşüyor. Çünkü Nijerya halkını oluşturan iki önemli topluluk, Müslümanlarla Hıristiyanlar, her an istim üstündeler. Geçen mart ayında Kuduna eyaletinde birbirine giren dincilerin çatışmasında 400'den fazla insan öldü.İnsan... Bazen kişi, 'İnsan ne demek?' diye sorgular kendisini. Nijerya'daki son gelişmeler, kimi insanların pek de insan olmadıklarının kanıtı gibi görünüyor gözüme. Ülkede Müslümanların ağırlıklı olduğu 9 eyalet, bir yıldan bu yana sırayla şeriat 'düzeni' ilan ettiler. Sonuncusu, Kano. Geçen cuma günü, taze şeriatçı Kano eyaletinde, 17 yaşındaki Bariya İbrahim Magazu adındaki genç kızı, zina yaptığı gerekçesiyle 100 kırbaç cezasına çarptırdılar. Bariya, kadının karşısına çıkarıldığında hamileydi ve ırzına geçildiğini söylüyordu ama kimse inanmadı. Hamile mamile, bastılar kırbacı. Bölgedeki Hıristiyanlar, yavaş yavaş kendi dindaşlarının yoğun olduğu yerlere göçüyorlar. Aralarında Nijerya'nın ilk kadın (ve Hıristiyan) futbol hakemi, Grace da var. Oysa 1999 yılında Nijerya'da seçimle başa gelen Cumhurbaşkanı Olusegun Obasanjo, bir Hıristiyan. Ancak din savaşı çıkacak diye, şeriat ilan eden eyaletlere eleştiri yöneltmiyor. Geçen yıl, şeriat mahkemesinin kellesini kestiği ilk mahkûm konusunda hafif bir çıkış yaptı, o kadar. Nijerya hızla bir iç savaşa doğru gidiyor.
Diyeceksiniz ki, Nijerya'dan bize ne? Doğru. Nijerya'dan bize ne. Afganistan'dan bize ne. Cezayir'den, İran'dan, Suudi Arabistan'dan vb. bize ne. Peki Hizbullah'tan da mı bize ne? İşte son kurbanlar. Cenazeleri yeni kalktı. Ateş, cürmü kadar yer yakarsa eğer; Hizbullah'ın cürmü büyükmüş demek, epeyce can yaktı ve tüm karşı operasyonlara rağmen varlığını sürdürüyor.
Hizbullah eşittir şeriat, diyorum ben. Tabii yine yüzlerce e-posta yağacak, vay efendim nasıl olurmuş, Hizbullah'ın İslam'la ilgisi yokmuş, şeriatla akrabalığı bulunmazmış, Kuran yanlış anlaşılıyormuş falan...
Teraneyi biliyor ve tekrarlıyorum: Şeriat eşittir Hizbullah, eşittir terör, eşittir barbarlık.
Bir kutsal kitap; bu kadar çok insan ve ülke tarafından böylesine yanlış anlaşılıyor ve yanlış yorumlanıyorsa; tıpkı bütün sınıfın yanlış çözdüğü matematik probleminin yazılımında yanlışlık olabileceği gibi, kitabın kendisinde de bir hata var demektir. Hizbullah üyeleri için isteyen istediği kadar 'bunlar Müslüman değil' desin. Onlar cinayetlerini İslam adına işliyorlar mı, işlemiyorlar mı? Nijerya'da hamile bir genç kadına 100 kırbaç vuran kadıya Müslüman değildir, diyebilir misiniz? Siz deseniz bile, o kendisini herkesten çok Müslüman sayıp, dini vecibelerini yerine getirdiğini düşünüyor. Önemli olan hangisi? Kişinin doğru ya da eğri yorumlanmış bir kutsallık gereği yaptığı eylem değil mi? Eylem ne peki? Bağlamak, asmak, boğmak, öldürmek, dövmek.
Naçiz yazarınız artık söyleme değil, eyleme bakıyor.
Eğer Hizbullah insansa, ben değilim. Eğer Hizbullah da Allah'ın kuluysa, ben değilim. Şeriat ne ise, Hizbullah ne ise, ben onlardan değilim.
Kimin insan, neyin iyi ve kötü olduğuna dair verilecek kararı da hiçbir merci ve kitaba bırakmam, kendim veririm. Tek başıma ve özgür irademle. Darısı başınıza.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|