Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
29 Ocak 2001

Olmak ya da olmamak

Haber ResmiTunca ARSLAN
Son haftaların en zorlu, içine girmenin de çıkmanın da maharet istediği, alışılmış anlamda seyir zevki de barındırmayan ama önemsenmesi gereken filmlerinden biri... Uçuk, giderek çılgınlaşan bir fantezi eşliğinde 'sanatçı benliği'nde çıkılan tuhaf yolculuğun öyküsünü anlatıyor 'John Malkovich Olmak'. Hemen her üyesinin sinemacılık yaptığı Coppola sülalesinin damatlarından Spike Jonze, görünmezlik formüllerine, klonlamaya vb. başvurmadan, 'Alis Harikalar Diyarında' yapısında bir masal anlatmış. Joe Dante'nin 'İçimde Biri Var' filmine göz kırpan, 'başkası gibi olmak-kendini bulmak' çerçevesine sığdırılan, herkesin 15 dakikalığına ünlü olabileceği 'rüya gibi' başlayıp biten bir serüven uzanıyor önümüzde.
Dünyanın en ünlü kukla ustası kabul edilen Li Tien Lu, yaşamının anlatıldığı Hou Hsiao Hsien imzalı 'Kukla Ustası' (1993) filminde şöyle diyordu: 'Ellerim kuklalarıma yaşam veriyordu. Onları yarattım ve neredeyse Tanrı benmişim gibi yazgılarının dramını yönettim. Ama asıl gerçek, benim de ipleri başkası tarafından çekilen bir kukla oluşum...' Spike Jonze da böylesi bir kuklacıyı, Craig'i tanıtarak başlıyor filme. Tanışma faslı, evinde beslediği hayvanlarla sıra dışı bir ruhsal beraberlik kurmuş olan karısı Lotte, iş bulmak için gittiği gökdelenin 'yedibuçukuncu' katında karşılaştığı insanlar, gizemli kapı ve adıyla sanıyla John Malkovich'in zihnine açılan bir tünelle sürüyor. Spike Jonze, daha filmin ilk adımlarında oluşturduğu masal boyutlarını hiçbir zaman 'gerçekle' buluşturmayarak, 'yazgıların dramını' yönlendirmeyi sürdürüyor. Aşk, cinsellik, para pul vb. temel meseleler, 'kişilik değişimleri' mucizesiyle şekilden şekile giriyor, çaresiz kahramanımız John Malkovich 'Ama bu benim kafam! Buna hakkınız yok!' diye haykırıyor. Onun 'gibi olmak'ın hiç de kolay bir iş olmadığını, kaygan, çamurlu, dar, karanlık bir tünelde baş aşağı yuvarlanmak gerektiğini de öğreniyoruz!
Bir yerinden tutup 'anlam çekmelerine' uğratmak için iki-üç kez izlenmesi gereken bir film 'John Malkovich Olmak'. Ünlü aktörün hayranlarına yönelik 'Rahat bırakın
adamı, kafasını iğdiş edip durmayın!' yollu bir mesaj gibi de algılanabilir, Craig karakteri üzerinden 'Herkesin ipini çeken birileri vardır' sonucuna da varılabilir. Ne olursa olsun farklı, sıra dışı, şaşırtıcı bir kara mizah deneyine dalmış olacaksınız.

Diaz tanınmaz halde
Filmde olan bitene pek anlam veremeyen ama sonra keyfini çıkarmaya bakan kuklacıyı canlandıran John Cusack, bir söyleşisinde oyunculuk hakkında 'Ekmek parası kazanmak için başkalarını taklit etmek çok tuhaf' demişti. 'John Malkovich Olmak'ta tam da bunu yapıyor, üstelik 'Bu mesleğin en zararlı yanı bu güzel kadınlar' demiş biri olarak 'karakter icabı' bol bol da 'zarar görüyor! 'Dünyanın en güzel sarışını' diye nitelenen Cameron Diaz'ın kıvır kıvır siyah saçlarla tanınamaz hale getirildiği, John Malkovich'in tümüyle kendisini oynadığı, 'Manik Depresif', 'Gerçek Sarışın', 'Ayışığı Kutusu' gibi filmlerin
iyi oyuncusu 'bağımsız' Catherine Keener'in de çok dikkat çekici bulunduğu, 'herkese göre değil' diyebileceğimiz bir film 'John Malkovich Olmak'. Devamı 'Al Pacino Olmak', 'Jim Carrey Olmak'la da gelebilir, bizim bazı yönetmen ve
oyuncularımız gibi 'olmak'la da! Hazırlıklı olun...


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.