Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
29 Ocak 2001

Baskından kurtulmuşlar

'Okkan suikastı' failleri oldukları ileri sürülen Hizbullahçı Solmaz ve Gülsever'in geçen ekim ayında Diyarbakır'daki hücre evi baskınında polisle çatışarak kaçtıkları ortaya çıktı
Haber ResmiÖZGÜR CEBE
DİYARBAKIR - Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'a suikast düzenleyenler arasında adı geçen Hizbullahçı Haydar Solmaz ve Nurullah Gülsever'in geçen
ekim ayında gerçekleştirilen bir hücre evi baskınında polisle çatıştıktan sonra kaçtıkları belirtildi. Baskında çıkan çatışmada, özel harekât görevlisi bir polis ölmüş, bir polis de yaralanmıştı. Aynı operasyonda yakalanan eşleri ve Cuma Güzel adlı militan Diyarbakır DGM'de yargılanırken, diğer tetikçi Guli Kınay'ın örgütün işkenceciliğini yaptığı ortaya çıktı.
Diyarbakır'ın Bağlar semtinde Göçmenler Caddesi'nde 11 Ekim 2000 tarihinde Hizbullah'ın hücre evine düzenlenen baskında çatışma çıktı. Bu çatışmada polislerden Adem Bayrakçı öldü, Uğur Uludağ yaralandı. Evde bulunan Hizbullah tetikçileri Haydar Solmaz ile Nurullah Gülsever kaçarken, eşleri Remziye Solmaz ve Leyla Gülsever ile Cuma Güzel adlı militan sağ olarak yakalandı. Cuma Güzel, E tipi cezaevinde halen tutuklu bulunuyor. Serbest bırakılan Leyla Gülsever ve Remziye Solmaz ise Diyarbakır 4 No'lu DGM'de tutuksuz yargılanıyor. Leyla Gülsever mahkemede verdiği ifadede, Haydar Solmaz'la birlikte aynı evde kaldıklarını belirterek, "Sabah büyük bir gürültüyle uyandım, kocam Nurullah'ın yanımda olmadığını fark ettim. Silah sesleri duyunca önce kapıya yöneldim. O sıra polisin öldüğünü fark ettim. Ben, Cuma ve Remziye teslim olduk" demişti.

Aile örgütü gibi
Yine Okkan'ın katil zanlılarından Guli Kınay'ın ise Karacadağ bölgesindeki sığınaklarda sorgulama görevi yaptığı ortaya çıktı. Kınay, amcası Şeyhmus, babası İsmail, amca çocukları Seyfettin ve Bayram Kınay'la birlikte Diyarbakır'ın Çınar ilçesine bağlı Karabudak köyü Pembeviran mezrasında sorgulama ve infaz görevinde bulundu. Diyarbakır'da görevli olan Haşim Alabalık ve Murat Aktaş
ajan olduklarından şüphelendikleri kendi elemanlarını Guli Kınay ve Şeyhmus Kınay'a teslim ediyordu.

Yedi kişiyi öldürmüşler
Kınay ailesi Pembeviran mezrasındaki buğday tarlasının altındaki sığınaklarda Aziz Başak, Yasin Özalp, Hatip Pirizade, Yılmaz Gökçe, Musa Bakışkan, Nurettin Güneş ve Hasan Bozan'ı aylarca sorguladı. Aynı sorgulamaya katılan itirafçı Mehmet Arıca ifadesinde, "Sorguladığımız kişilere her türlü işkence yöntemini uyguluyorduk. Ajan olmadıklarını ileri sürenlerin kafa ve vücutlarına eritilmiş naylon damlatılırdı. Bu işkencelere dayanamayıp ajan olduklarını kabul edenler hemen infaz edilirdi" demişti.
Kaçırılan yedi kişi kafalarına tek kurşun sıkılarak öldürülüp aynı tarlada gömüldü. Bu kişilerin üzerindeki elbiseleriyle zincire vurulmuş haldeki çürümüş cesetleri halen cezaevinde bulunan Şeyhmus Kınay'ın yer göstermesi sonucu ortaya çıkarıldı.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.