![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Tarihle yüz(süz)leşme Fransa Meclisi'nin Ermeni soykırımını tanıyan yasayı kabul etmesini, Fransa gibi kendi tarihinin karanlık sayfalarıyla yüzleşen ileri bir ülkenin, tabularını yıkıp yüzleşemeyen bizim gibi bir ülkeyi doğru yola getirme çabası olarak görenler var.Fransa'nın özellikle son beş yıldır tarihiyle yüzleşmeye çalıştığı görülüyor. Vichy yönetiminde genç bir memur olan Papon'un 1600'den fazla Yahudiyi Nazilere teslim etmesi olayı 1997-98 yıllarında yargılandı. De Gaulle'ün Paris emniyet müdürü olarak 1961'de 200 Cezayirli gencin Sen nehrine atılıp boğulmasından sorumlu bu kişi, sonradan Giscard D'Estaign'in de bütçe bakanlığını yapmıştı. Belki de bu nedenlerle dosyası 16 yılda hazırlanabildi. Fransa'nın Yahudi soykırımına katılmış tüm sorumlularının ölmesinden sonra yapılan bu yargıda Papon günah keçisiydi. Ama sadece insanlığa karşı suçtan hüküm giydi. Yani Fransa Soykırım Sözleşmesi madde 3(e)'de yer alan soykırıma iştirak suçunu henüz kabul etmiş değil. Matteoli komisyonu geçen yıl, Fransız kamplarında toplanan Yahudilerin yağma edilen menkul ve gayrimenkul değerlerini 8.8 milyar frank olarak tespit etti. Ancak bu işi kendi iradesinden ziyade Amerika'nın baskısıyla yaptı. Cezayir'de on binlerle işkenceye ilaveten 200 giyotinle idam, 1955'te zehirli gazla adam öldürme, 1957'de Philipville stadında 1000 kişiye yapılan katliam gibi soykırım fiilleriyle yüzleşmemesini bir yana bırakalım. Zira geçmişle yüzleşirken günü kaybetme tehlikesi var. Fransa, Bosna-Hersek'te Sırpların Boşnaklara, yarısını Fransa birliklerinin oluşturduğu UNPROFOR'un seyirci bakışları altında yaptığı soykırımı, Sözleşme'nin 1. ve 8. maddelerine göre engellemek için, BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi olarak üstüne düşeni de yapmadı. Ve yaptırmadı. Ruanda'da ise, konuya ilişkin parlamento komisyonunun raporunun aksine, Tutsilere soykırım işlenmesine katkısı ciddi boyutlara ulaştı. Yani Fransa kendi tabularını kırdığı için bizimkilerle uğraşıyor değil. Tersine bu işi yapamadığından, bizi günah keçisi olarak kullanıyor. Bu Papa, Hıristiyanların tarihi günahlarıyla yüzleşmeleri için, kendisinden öncekilerle kıyaslanamayacak adımlar attı. Örneğin engizisyon arşivlerini açtı. Gariptir ki 500 yıllık engizisyon konusunda çok az malzeme vardı. Hıristiyan antisemitizmini eleştirdi. Ama Holokost için Yahudilerden özür dilemedi. Yahudilerin acı çekmesinin ilahi iradenin gereği olduğunu ima etti. Holokost anma günü olarak Hıristiyan olan bir Yahudi kızın Alman temerküz kampında öldüğü günü kabul etti. Yani Papa da tarihiyle tam yüzleşemedi. Antisemit Papa IX. Pius'u geçen ekimde kutsayan, Hitler'in Yahudilere yaptığına karşı çıkmayan XII. Pius döneminin arşivlerini açmayan şimdiki Papa'nın, Ermeni Katolikos II. Karenin ile geçen kasımdaki buluşması sonunda yayınlanan bildiride, 'Ermeni soykırımının, Hıristiyanların yok olduğu iki dünya savaşı, sayısız bölgesel çatışma ve imha kampanyaları gibi vahşetlerin başlangıcını oluşturduğu' vurgulanıyor. Raportör Rochebloine da raporunda, Hitler'in 'Ermeni katliamını kim hatırlıyor' yolunda, rivayet olunan, ifadesini, Yahudi soykırımını kolaylaştıran bir unsur, adeta soykırımın bir nedeni gibi zikrediyor. Meclis'te yapılan tartışmalarda da milletvekillerinin hepsi buna atıfta bulunuyor. Yani bu yüzyılın başında Türklerin Ermenilere soykırımı olmasaydı, uygar Avrupa hiç böyle şeyler yapar mıydı? Biz kötülüğümüzle örnek olduk, onlar da tahrik olup böyle ayıp şeyler yaptılar. Şimdi bir de itiraf etmiyoruz. Ateş Hattı programında Rochebloine durup dururken ırkçı olmadığını söyledi. Kendisi UDF partisinden. Aynı partiden Giscard D'Estaign ve şimdiki başkan François Bayrou, Türkiye'nin din ve kültür farkı dolayısıyla AB üyesi olamayacağını söylüyorlar. Sakın raportör de aynı amacı gütmesin? Fransızların güvendiklerini söyledikleri Türk aydınları da Fransız ırkçılığını bizdeki tabuları kırarak aşacaklarını sanıyorlar. Kendi ırkçılığınızla yüzleşmedikçe tarihle ancak yüzsüzleşebilirsiniz.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||