Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
30 Ocak 2001

'AB'nin gereklerine uyumda geciktik'

Türkiye'nin 'Batı'yla bütünleşmesini istemeyen çevrelerin bulunduğunu' belirten Başbakan Yardımcısı Yılmaz, 'Türkiye bu oyunu bozabilecek güçlü bir konsensüse sahiptir' dedi
Haber ResmiİSTANBUL - Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Mesut Yılmaz, içte ve dışta Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne (AB) girmesini engellemeye çalışan çevreler olduğunu söyledi. Bu çevrelerin Türkiye'yi Batı'dan koparamadığını, fakat bütünleşmesini geciktirdiğini belirten Yılmaz, "Türkiye bu oyunu bozabilecek güçlü bir konsensüse sahiptir. Türkiye için asıl tehlike AB'ye üyelik değil, sürecin gereklerinin yerine getirilmemesidir" dedi. Dünya Gümrük Günü nedeniyle düzenlenen 'Gümrük Birliği ve Tam Üyeliğe Hazırlık Sürecinin Değerlendirilmesi' konulu konferansa katılan Başbakan Yardımcısı Yılmaz, tüm engellemelere rağmen Gümrük Birliği ve AB uyum sürecinin Avrupa ile bütünleşme konusunda atılan en önemli adım olduğunu söyledi. Yılmaz, "Son dönemde Helsinki zirvesiyle Avrupa kapısı aralanmış ama akabinde yeni zorluklar ortaya koymakta gecikilmemiştir. Türkiye'nin AB üyeliğini belirsiz tarihe erteleme gayretinde olan bazı çevreler maalesef bunda başarılı oluyor. Ancak Türkiye bu oyunu bozabilecek güçlü bir konsensüse sahiptir. Türkiye için asıl tehlike AB'ye üyelik değil bu sürecin gereklerinin yerine getirilmemesidir" dedi. Yılmaz, küreselleşme açısından gümrük teşkilatlarının önemine değinerek, "Türkiye 1996'da GB'ye fiilen girmesine rağmen bu sürecin gereklerini yerine getirmekte geç kalmıştır" dedi.

Fogg: Reformları hızlandırın
AB Komisyonu Türkiye Temsilcisi, Büyükelçi Karen Fogg da, Gümrük Birliği'nin beş yıllık döneminde Türkiye'nin hayal kırıklıkları yaşadığına değinerek, "Lüksemburg'daki AB Zirvesi hayal kırıklığı olmuştur. Bu belki reformları engellemiştir, ama Helsinki sonrası tam üyelik vizyonu görüldükten sonra kayıp zamanı kazanmak için reformların hızlanması gerekir" dedi. Fogg, Türkiye'nin artık AB'ye resmi aday ülke olduğunu hatırlatarak, "AB Komisyonu reform ve tam üyelik konusunda tartışmakta, hükümetin şubatta gerçekleşecek Ulusal Programı hazırlama çalışmalarını izlemektedir. Komisyonun görüşüne göre, tam üyelik belgesi henüz AB tarafından tam olarak benimsenmemiştir" dedi. AB Hükümetlerarası Konferansı Nice sonuçlarının yanlış yorumlanmaması gerektiğini belirten Fogg, Nice zirvesinde Türkiye isminin yer almamasının müzakere sürecinin yeni başlamamış olmasından kaynaklandığını ve zirve sonuçlarının Türkiye ya da herhangi bir aday ülkeyi 2010 yılından önce engellemeyeceğini söyledi. (Radikal)


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.