Yabancısın yabancı kal!Mahir Günşiray, aykırı yazar Koltes'in 'Ormanların Hemen Önündeki Gece' adlı yapıtını sahneliyor. Oyun, farklı kültürlerden insanların paylaştığı 'yabancı olma' halini politik bir yaklaşımla ele alıyor ŞEHNAZ PAK
İSTANBUL - Çağdaş Fransız tiyatrosunun önde gelen yazarlarından Bernard-Marie Koltes'i tiyatroseverler özellikle son yıllarda sahnelenen 'Roberto Zucco' ve 'Batı Rıhtımı' oyunlarıyla tanıdı. Bildik edebi tiyatro metinlerini tercih etmeyen, 'yalnızlık', 'korku', 'nefret', 'örtülmüş cinsellik' özellikle de 'şiddet'i işleyen Koltes'in ele aldığı konular, 'insanın toplumsal kurallar karşısındaki çıkmazını ve hesaplaşmasını' bireyin 'kötüye olan eğilimi' ekseninde irdeleyen, bir başka Fransız kuraldışı yazar Jean Genet'nin temalarıyla da benzerlik gösterir. Koltes, oyunlarına seçtiği konular ve kullandığı dil kadar 41 yaşında AIDS'ten ölerek noktaladığı (uyuşturucu, intihar teşebbüsü, eşcinsellik, komünist parti üyeliği ve istifası...) fırtınalı hayatından yansıyan izlerle de gündemde olmuş uç bir isim.
Bu sezon tiyatroseverler yazarın 'Ormanların Hemen Önündeki Gece' adlı
oyununu izleme olanağına sahip. Tiyatro-oyunevi tarafından Mahir Günşiray rejisiyle sahnelenen oyunu Türkçe'ye Olcay Kunal çevirmiş. Oyunda Alper Develioğlu, Güven İnce, Ayça Damgacı, Ece Eroğlu, Evren Yazıcı, Elif Ongan ve Ali Özmen rol alıyor. Yağmurlu bir geceden kalanlar Koltes'in yazmaya üç yıl ara verdikten sonra ve artık 'yazmayacağını' düşünmeye başladığı bir dönemde kaleme aldığı 'Ormanların Hemen Önündeki Gece' monoluğu iki tırnak arasına alınmış noktasız 23 sayfadan oluşuyor. Oyun, yağmurlu bir gecede yaşadıklarını anlatacak bir 'arkadaş' arayan 'yabancı'nın bir solukta başlayıp biten öyküsü. Paramparça anılarının eşliğinde kendine bir yer bulmaya çalışan 'yabancı', derdini anlatmak istediği 'arkadaş'ta aslında kendi içindeki 'öteki'ne seslenmeye çalışmaktadır.
Yabancının da arkadaşın da kim olduğunun bilinmediği, tek kişi için yazılan bu monoluğu yönetmen Günşiray, yedi ayrı kişiyle sahneye koymayı tercih etmiş. Yönetmen böylelikle metni de parçalara ayırarak, 'yabancı'nın parçalanmış hikâyesini, düşlerini, düşüncelerini ve yalnızlığını 'değişik' bir okumayla yorumlamış. Günşiray, aynı toplum içerisinde yaşama mücadelesi veren farklı ülkelerden ve kültürlerden gelen insanların paylaştıkları 'yabancı olma' haline işaret eden metnin politik yanını da öne çıkarmayı yeğlemiş. Böyle olunca da ister istemez ortaya yedi ayrı oyuncuda yedi ayrı 'aynı kaderi paylaşmaya yazgılı' karakter çıkmış. Bir fahişe, eşcinsel, hırsız, Hintli, Kürt gibi her toplumda rastlayabileceğimiz türden karakterlerin yer aldığı oyunda, 'yabancı olmanın getirdiği parçalanma ve bölünme duygusu' başarıyla izleyiciye aktarılıyor. Ancak yine de tek kişinin, kendi kendine değil bir başkasına konuşması özelliği taşıyan (solilog) 'Ormanların Hemen Önündeki Gece'de yedi ayrı oyuncunun varlığı kısa süreliğine de olsa oyundan kopmalara ve takip güçlüğüne engel olamıyor.
Seyircinin sağlı sollu ve karşılıklı oturma düzeninde dört ayrı bölümde onumlandırıldığı oyun boyunca, oyuncular mekanın boşluklarını yeterince kullanabiliyor. Claude Leon'un izleyicide yağmurlu bir gece hissini uyandırmak için kullandığı taban döşemesi ve Yüksel Aymaz'ın öylesine sınırlı bir mekân için geliştirdiği ışık tasarımı da, metnin yakalamak istediği atmosferin yalın ama işlevsel bir kurguyla yansıtıldığının bir göstergesi.
Tiyatrooyunevi'nin yeni mekânı İstanbul Sanat Merkezi 2. Kat'ta seyirci karşısına çıkardığı yeni oyunu 'Ormanların Hemen Önündeki Gece' Koltes'in dünyasına ve farklı bir tiyatro diline tanık olmak isteyenlere tavsiye edilir.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|