Onlar şimdi 'sanık'10'ar yıl hapis cezası istemiyle yargılanmalarına başlanan MHP'li milletvekilleri Tekelioğlu ve Kundakçı, ölen Fevzi Şıhanlıoğlu'nu 'silahına davranıp kendilerine saldırmakla' suçladıADNAN KESKİN / KEMAL GÖKTAŞ
ANKARA - DYP'li Fevzi Şıhanlıoğlu'nun TBMM Genel Kurulu'nda darp sonucu ölümüne sebebiyet vermekle suçlanan MHP milletvekilleri, dün sanık sıfatıyla mahkemeye çıkarıldı. Başsavcıvekili Bekir Selçuk, sanıkların önce 10'ar yıla kadar hapisle cezalandırılmasını, ardından bu cezanın 'ölüme sebebiyetin faili meçhul olduğu' ve
olayda 'hafif tahrik' bulunduğu gerekçesiyle 3 yıl 9'ar aya indirilmesini istedi. MHP'li sanıklar suçlamayı reddederken, Şıhanlıoğlu'nu kendilerine saldırmak ve silah çekmekle suçladı. Tutuksuz yargılanacak olan MHP'liler 1 yılın üzerinde ceza alırlarsa milletvekilliklerini kaybedecek.
Haklarındaki yakalama emri üzerine önceki akşam başsavcılığa teslim olan, ancak saatin geç olması nedeniyle anlaşmalı serbest bırakılan MHP İçel Milletvekili Cahit Tekelioğlu ile Osmaniye Milletvekili Mehmet Kundakçı, dün sabah 09.00'da soruşturmayı yürüten Başsavcıvekili Bekir Selçuk'un yanına çıktı. Tekelioğlu ve Kundakçı'ya çok sayıda MHP'li ve yedi avukat eşlik etti. Suçlanan iki vekil ile olaya tanıklık eden MHP milletvekilleri İsmail Çevik, Orhan Bıçakçıoğlu, Hayrettin Özdemir, Burhan Orhan ve Şaban Kardaş'ın ifade alma işlemleri saat 14.00 'te tamamlandı.
Başsavcıvekili Selçuk, daha sonra ifade ve kanıtları değerlendirdi ve yasa gereği jet hızıyla iddianamesini hazırlayarak 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açtı. Selçuk, iddianamesinde, sanıklara tutuklama isteminde bulunmazken, 'darp sonucu faili meçhul şekilde, bilinmeyen nedenlerin de eklenmesiyle kastı aşan surette adam öldürme' suçundan cezalandırma talep etti.
Sanık vekiller 14.15'te ağır ceza salonuna alındı. Duruşmaya Şıhanlıoğlu ailesi adına da iki avukat müdahil sıfatıyla katıldı. Bir saat sonra iddianame ve dosya eklerinin
ulaşması üzerine yargılamaya geçildi. Tekelioğlu: Hatırlamıyorum MHP'li sanıklar gerek savcılık gerek mahkemedeki ifadelerinde DYP'li Fevzi Şıhanlıoğlu'nun ölümüne neden olduklarına ilişkin suçlamayı reddetti. Cahit Tekelioğlu, ifadesinde olayı şöyle anlattı:
"Yumruktan sonra bir an refleks olarak ellerimi kaldırdım. Bu sırada yine yumruk yedim. Kulise açılan kapıya doğru gittim. Yine 'çılgın' zatı gördüm. Üzerime atılmak istiyordu. O sırada elini beline attığını gördüm. Sonra orada silah bulunmuş. Belki de silahına davranıyordu. Vurmak düşüncesiyle de hareket etmedim. Vurduğumu hatırlamıyorum. Gazetedeki fotoğrafların sırası bozuktu. Olayı tam anlatmıyor."
Tekelioğlu, mahkeme üyesinin "Yumruk yedinizse rapor aldınız mı?" sorusuna ise "Hayır almadım" karşılığını verdi.
Diğer sanık milletvekili Mehmet Kundakçı da ifadesinde hakkındaki suçlamayı reddetti, Şıhanlıoğlu'na kendisinin vurmadığı gibi kimin vurduğunu da görmediğini söyledi. Kundakçı şunları söyledi:
"Başbakan gelince MHP ve ANAP'lılar muhalefeti kürsüden uzaklaştırmak için
ayağa kalktı. Ben bu sırada ayağa kalkmıştım. Tanımadığım biri bana yumruk atmaya çalıştı. Ama ben yan dönünce başarısız oldu. Bu kişinin daha sonra Şıhanlıoğlu olduğunu öğrendim. Bunları söylemek istemiyorum ama silahına davrandı. Bu olaydan 15 dakika sonra kalp krizi geçirdiğini duyduk. Fotoğraflar yan yana konulursa benim kimseye vurmadığım görülür."
İki milletvekili mahkemeden sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken duruşma ileri bir tarihe ertelendi. MEHMET KUNDAKÇI
'Bahçelievler'den beraat etmişti MHP Osmaniye Milletvekili. İskenderun Atatürk Lisesi mezunu. 44 yaşında, evli ve dört çocuk babası. Adı 12 Eylül öncesi Ankara'da yedi öğrencinin öldürüldüğü Bahçelievler katliamına karıştı. Aynı dönemlerde Ülkücü Gençlik Derneği Genel Yönetim Kurulu üyesi ve hukuk masası başkanı olan Ali Yurtaslan'ın itiraflarının yer aldığı kitapta, Kundakçı'nın olaya karıştığı belirtildi. Mamak Cezaevi'nde altı ay tutuklu kalan Kundakçı, olayla ilgili, "İsmim İbrahim Çiftçi tarafından polis ifadesinde telaffuz edilmiş. Ben masumum. Emniyet'te ifadem bile alınmadan cezaevine atıldım. Dosyam hazırlandı, yargılandım. Bu sırada çok acı çektim, ama beraat ettim" demişti. CAHİT TEKELİOĞLU
12 Eylül'ü asker olarak 'atlattı' MHP İçel Milletvekili. 50 yaşında, evli ve bir çocuk sahibi. Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Eczacılık Yüksekokulu mezunu. Eczane sahibi. 1974'de MHP Altındağ İlçe Yönetimi'ne girdi. 1992'de MHP Mersin İl Başkanı oldu. 1994 yerel seçimlerinde ise Mersin Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu ancak kazanamadı. Seçim dönemindeki bir sohbetinde, 12 Eylül döneminde askerlik yaptığı için MHP davalarında göz önünde olmadığını, aksi halde kendisinin de bir şekilde sorgulanacağını dile getirmişti. Attığı yumrukla ölen Şıhanlıoğlu'nun alnını şişirdi. Olaydan sonra gittiği İçel'den, arama emri üzerine Ankara'ya döndü. 'Olayda kasıt yok' İddianamede, 31 Ocak 2001 tarihinde yapılan ölü muayenesinde, Fevzi Şıhanlıoğlu'nun sol kaşının iç kısmında bir santimetre çaplı ekimoz ve şişlik, burun kökünde bir santimetre çapında hiperemi ile burnunun uç kısmında bir santimetre çaplı heperemi bulunduğu ifade
edilerek, vücudunda darp izleri tespit edildiği belirtildi.
Ankara Adli Tıp Kurumu'nun ceset üzerinde yaptığı otopside, Şıhanlıoğlu'nun ölümüne doğrudan neden olacak travmatik bir bulgu saptanamadığı, saptanan travmatik lezyonların ölümüne dolaylı olarak neden olup olmadığı hususunun istenen laboratuvar tetkik sonuçlarından sonra belli olacağına yer verilen iddianamede,
otopsi ön raporunda, ölümün solunum ve dolaşım yetmezliğinden ileri geldiğinin bildirildiği kaydedildi. Suç: Ölüme neden olma İddianamede, şöyle devam edildi: Soruşturma sürecinde tespit edilen maddi delillere, dinlenen tüm tanık anlatımlarına ve sanıkların savunmalarına göre, sanıklarda öldürme kastı yoktur. Her iki sanık müessir fiil kastıyla hareket etmişlerdir, ancak ölüm meydana gelmiştir. TCK'nın 452/2. maddesindeki suç oluşmuştur. Bu suç, ağır cezayı gerektiren suçtur. 3005 sayılı yasanın 4. maddesindeki suçüstü hali de mevcuttur. MHP'li sanıklar için iddianamade önce TCY'nin 452/2. fıkrasındaki 'öldürme kastı olmadan, önceden bilinmeyen nedenle birleşmesi sonucu ölüme neden olma' suçundan en az 10 yıl hapis istendi. Ardından, 'failin kesin belli olmadığı' gerekçesiyle bu cezada üçte birden yarıya kadar, son olarak da suçun 'hafif tahrik' altında işlendiği kabulüyle dörtte bir oranında indirim istendi. Buna göre; suç sabit görülür ve savcının istediği maddeler uygulanırsa sanıklara en az 3 yıl 9 ay hapis verilecek. Bir de 'iyi hal' nedeniyle indirim yapılırsa ceza daha da azalacak. Olası ceza onaylandığında sanıkların hapiste kalacakları süre 15 aya kadar düşebilecek. Mahkeme, sanıkları beraat ettirebileceği gibi, vereceği cezayı erteleyebilecek.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|