Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
3 Şubat 2001

Ecevit: Ölçüyü kaçırdık

Ecevit, içtüzük değişikliği için 'ölçü kaçmış olabilir' derken, yeni Genel Kurul Salonu'nun kavgaya müsait olduğunu söyledi. Baykal hakkında, 'Eksikliği hissedilseydi Meclis'te olurdu' diye konuştu
ZİHNİ ERDEM
ANKARA - Yoğun gündem, Başbakan Bülent Ecevit'e 'Başbakanlık kapısında açıklama yapma' geleneğini bozdurdu. Bir grup parlamento muhabiriyle sohbet toplantısı yapan
Ecevit, olaylı geceyi TBMM Başkanı Ömer İzgi'nin evindeki televizyonda izlerken kaygılandığını ve bunun üzerine Meclis'e gittiğini söyledi. Ecevit'in bazı değerlendirmeleri şöyle:
Meclis'te içtüzük kavgası: İçtüzükte ölçü kaçırıldıysa bir çözüm bulunur. Kavga sırasında keşke Genel Kurul Salonu böyle yapılmamış olsaydı, diye düşündüm. Eski halinde olsaydı kürsüye dokunulmazdı, Başkanlık Divanı'na erişilmezdi. Şimdi her şey ayak altında. Silahla Genel Kurul'a girme yaygındı. Bu uygulamanın sona erdiğini sanıyordum. Ama hâlâ sürdüğü anlaşılıyor. Başımıza bir şey gelirse diye, beni koruma gayretindeydi arkadaşlarım.
Kürsü istismarı: Birkaç milletvekili, kürsüyü adeta işgal ediyor. Muhalefet Meclis'i bu kadar sorumsuzca kullanmasaydı, içtüzük üzerinde de bu kadar hassasiyetle durulmazdı.
MHP niye cenazede yoktu?: Zannederim gerginlik olmaması için böyle davranılmıştır.
Zaman birçok sorunları çözer. Yarın inşallah taze bir başlangıç yapılır.
TBMM doktorları: Meclis'te o kadar çok doktor olduğunu da bilmiyordum. Meclis'te bir acil eylem planı eksikliği ortaya çıkıyor.
Mimari sorunlar: Gerçekten çok acayip. Bir konuşmayı televizyonda izlerken, arkasından birtakım bacaklar geçiyor. Eskiden 600 kişilik Meclis vardı, herkesi görüyorduk. Şimdi üçte birini göremiyoruz. Dediğim gibi ben duyamıyorum. Son bütçe görüşmelerinde sayın Çiller konuşmaya başlayınca ayrıldım. İzlemek istiyorum. Genel Kurul'daki yerimden izlemem mümkün değil, odamdan izledim.
Gaffar Okkan cinayeti: Kesin bir bilgi yok.
Talat Şalk olayı: IMF, Dünya Bankası ve AB, hepsinin temsilciliğinin burda diplomatik statüsü var. Ulusal açıdan içime sindiremedim.
O temsilcilere her aklına esen bir başvuruda bulunamaz, ulaşamaz. Prosedürü var.
Enerji Operasyonu: Yolsuzluk iddialarının somut kanıtları ortaya çıkmadıkça, o bakana 'görevden ayrıl' denemez. Belki çok haksız olarak mağdur duruma gelmiş olacaktır.
Parti kurultayı ve veliaht: Veliahtlık kurumu krallıklarda, padişahlıklarda olur. Kurultayda bir değişiklik öngörmüyorum.
Seçim: Bu sırada bence seçim lafını bile etmek doğru değil. Bu momentumu yakalamışken sonuna götürmeden bırakmamalıyız. Yarım bırakırsak ekonomik program çöker.
Anayasa değişikliği: Sürdürmek istiyoruz.
Sigara: Bazen bir iki tane içiyorum.
AB süreci: Bazı konularda tam bir uzlaşmanın olmadığı doğru. Her şeyi de bir anda yapamayız. Bazı ertelemeler olabilir.
Asker, Kürtçe ve idam: MGK konusunda sorun yok. Askerin, MGK'nın baskısı söz konusu değil, ancak tavsiyelerde bulunuluyor.
İdam konusu zaman içinde çözülecek.
Fransa ve soykırım: Türkiye bunların üstesinden gelir. Tazminat talepleri yaygınlaşıyor. Bunları pek ciddiye almıyorum. Fransa'yı acıtırken, kendimizi de acıtmamalıyız.
Deniz Baykal: Eksikliği hissedilseydi, Meclis'te olurdu. Başarılar dilerim.
Düğme: Düğme olayı benim üzerime kaldı. Türkiye'de bazı şeyler düzelirken mutlaka
onu engelleyici olaylar çıkacaktır.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.