Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
3 Şubat 2001

Cepheler yıkılır cepheler kurulur

Kıbrıs'ta 1963 Noel katliamıyla birlikte Türklerin yerlerinden yurtlarından sürülüp küçük ceplere hapsedilmesi; saldırılması, yaralanması ve öldürülmesi karşısında Türkiye çaresiz kaldığında, basın hükümeti eleştirmeye başlamıştı. Başbakan İsmet Paşa, o büyük tarih tecrübesiyle, 'Cepheler yıkılır, cepheler kurulur' demişti. Bununla uluslararası ilişkilerde sorunların uzun vadeli olduğunu; geçici yenilgiler olabileceğini; ama mücadelenin durmayacağını söylüyordu.
Ermeni soykırımı konusunda bir cephe yıkıldı.
Batılı ülkelerin hükümetleri, ulusal çıkarlarını korumak için Ermeni konusunda açık tutum almaktan kaçınırlar. Parlamentoların durumu ise farklı. Dış politikada hükümetleri bağlayıcı yasa ya da karar çıkaramıyorlar. Bundan yararlanarak ülkeleri eleştiren veya kınayan kararlar alabiliyorlar. Hükümetler de bu kararlarla bağlı olmadıklarını söyleyip olası tepkilerden kurtuluyorlar.
Fransız parlamentosu mevzuat gereği karar çıkaramadığından, Ermeni soykırımı konusunda, karar gibi, yani yaptırım öngörmeyen bir yasa çıkardı. Böylece ilk kez önemli bir Batı ülkesi parlamentosunun yasayla soykırımı kabul etmesini önleyemedik.
Fransa'ya yaptığının yanına kâr kalmayacağını gösteriyoruz. Ancak yasa bir kere çıkmış ve büyü bozulmuş oldu. Yaptırım yoluyla bu yasanın geriye çekilmesine imkân yok. Böyle hareket etmek, Batı için bir mutabakatsa, Fransa'yı yalnız bırakmamak ve yükü paylaşmak için, özellikle diğer AB ülkelerinden benzer yasa ya da kararlar gelebilir.
Bu tür yasaların tek sonucu, soykırımın 'inkârı' karşısında, soykırım 'kurbanları'na tazminat davası açmak imkânı sağlaması. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin, elinde tapu, banka hesabı vb. belgeler olan Ermeniler lehine tazminata hükmetmesi beklenmez. Ama AİHM bu. Loizidou davasında olduğu gibi, siyasi nitelikli kararlar alabiliyor.
Bizim için önemli olan Amerikan Kongresi'nden böyle bir karar veya yasa çıkmaması. Zira Amerikan hukuku Ermeni diasporası mensuplarına çok çeşitli dava açma imkânları veriyor. Şimdiden hayat sigortası şirketlerine 7 binin üstünde başvuru olduğu bildiriliyor. Şirketler, Türkiye'ye rücu ederek, ödedikleri veya ödeyecekleri tazminatı isteyecekler. Bunun için kongrenin 'Ermeni olayları soykırımdır' anlamına gelen bir kararını bekliyorlar.
Soykırıma ilişkin sözleşme geriye işlemiyor, ama soykırım suçu zamanaşımına uğramadığından, kurbanları 85 yıl sonra dahi tazminat isteyebiliyorlar.
Bu nedenle, kurulacak yeni cephenin amacı, parlamentoların, özellikle de Amerika Kongresi'nin benzer karar veya yasa çıkarmasını önlemek, çıkmış olanları da hükümsüz hale getirmek olmalı. Ancak bu yolla binlerce kişisel tazminat davasının yaratacağı krizi önleyebiliriz.
Tarih araştırmalarıyla bu gidişi durduramayız. Önce vakit yok. Sonra bu konuda Ermeni taraftarlarının yazdıkları zaten Batı kamuoylarını soykırıma inandırmış. Hele bir de önyargılıysalar, inananların görüşünü değiştirmek çok zor.
Bundan sonra savaş, zaten hukuk alanında verilecek. Yeni cephe bu zemine oturmak zorunda. Kaldı ki hukuk, Ermeni olaylarının soykırım olmadığını gösteriyor. Eski Yugoslavya ve Ruanda uluslararası mahkemelerinin karar ve içtihatları, hukukun daha da lehimize gelişmesini sağlıyor.
Sorunu Lahey'deki (Uluslararası Adalet Divanı ile değil), Daimi Hakemlik Mahkemesi'nde çözümleyebiliriz.
Ermenistan'ı bırakıp, Fransa'yı hakemliğe davet edelim. Gelmezse rezil olur, gelirse, hakem kararı yasasını hükümsüz kılar.
Hakemliğin sonucu alınıncaya kadar, ne diğer AB ülkelerinin parlamentoları, ne de Amerikan Kongresi yeni yasa çıkarabilir.
Sanırım Fransa kaçacaktır. Zira cahil Fransız milletvekillerinden farklı olarak, hukuk danışmanları, hükümetlerine kaybedeceğini söyleyeceklerdir.
Bizim bundan sonra korkmamız için neden yok.
Eski yıkılmış cepheyi aynı silahlarla savunmaya devam edersek yenilgi muhakkak.
Yeni cepheyi kuramazsak, gerekli bilgi ve cesarete sahip olmayanların sorumluluğu büyük olacak.
Batı'nın bir derse ihtiyacı var.
Verelim.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.