Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
3 Şubat 2001

Hükümet Meclis gündemine hâkim mi?

ismet.berkan@radikal.com.tr
Meclis içtüzüğü değişiklik teklifi üzerinde çıkan fırtına ve bir milletvekilinin hayatını kaybetmesi, belki de hükümetin en istemediği soruyu gündeme getirdi: Hükümet Meclis gündemine ne kadar hâkim?
Yapılmak istenen içtüzük değişikliğinde amaç, Meclis'in daha verimli çalışmasını sağlamaktı.
Bu amaçtan hareketle 51 maddelik bir içtüzük değişikliği paketi tartışmaya açıldı ve sonunda bu paket üstünde bir uzlaşma sağlandı.
Ama ne olduysa oldu, son dakikada iktidar partileri bu 51 maddelik paketi bir kenara bırakıp, uzlaşma arama gereği de duymadan 8 maddelik yeni bir paket getirdiler. Çıkan kavganın ve Meclis'in bir haftadır tıkanmasının nedeni bu işte.
Meclis'in halen yürürlükte bulunan içtüzüğünde bir madde var. Bu madde, Meclis'te grubu bulunan bütün partilerden oluşan Meclis Danışma Kurulu'nun gelen bir yasa tasarısının 'temel yasa' olduğunda tam bir uzlaşmaya varması halinde, bu yasanın Meclis Genel Kurulu'ndan özel bir yöntemle ve hızla geçirilmesini sağlıyor.
Bu maddenin yardımıyla geçen dönemde başta Gümrük Kanunu olmak üzere pek çok kapsamlı kanun Meclis'ten hızla geçirildi, çünkü beş partinin de kanunlara temelde bir itirazı yoktu.
Benzer şekilde, eğer önümüzdeki günlerde binden fazla maddeden oluşan Medeni Kanun ve yine aynı kapsamda Türk Ceza Kanunu değişiklikleri üzerinde de uzlaşma sağlanabilirse, bu yasalar komisyonlarda uzun uzun tartışılsa bile Genel Kurul'dan büyük bir hızla geçebilecek.
Hükümet, getirmek istediği değişiklikle, 'temel yasa' kavramını biraz esnetmek, bütün partilerin uzlaşması olmasa bile bir 'nitelikli çoğunluk'un varlığının bir yasayı 'temel yasa' yapmasını istiyor. Meclis'te tam konuşulurken ipleri kopartan teklifte bu nitelikli çoğunluk beşte üç olarak belirlenmiş. Yani hayli düşük. Ve bugünkü iktidarın Meclis'te beşte üç (330) çoğunluğu rahat rahat var. (Biliyorsunuz, hükümetin 348 milletvekili var.)
Muhalefetin itirazının temelinde bu var. Eğer bu içtüzük yasalaşırsa muhalefetin yasalara muhalefet etmesi imkânsız gibi bir hale gelecek.
Muhalefet itiraz etmekte haklı ama hükümetin de acelesi var. Bu acelenin sebebi de, bugüne kadar altına girilen taahhütler. Bu taahhütlerin başlıcası IMF nezdinde verilen sözler. En basit örnek de, IMF'ye 31 Ocak'a kadar yasalaşacağı vaat edilen Elektrik Piyasası Yasası. Bu yasa Genel Kurul gündemine daha yeni geldi.
Üzerinde uzlaşma sağlanamayacak tartışmalı konularda hükümet sorunları erteleme yolunu seçiyor. Böyle olunca birikim yaşanıyor. Ardından hükümet Meclis'in yavaş işlemesinden şikâyet etmeye başlıyor.
Oysa dediğim gibi Meclis'te 350 kişilik mutlak bir çoğunlukla yapılamayacak şey yok gibi. Hükümet, başlangıçta iyi kullandığı bu avantajı Meclis'in tatilden döndüğü 1 Ekim 2000'den beri kullanamıyor.
Meclis, hükümetin bu gündemsizliği nedeniyle tabir yerindeyse 'boş' işlerle, daha doğrusu ikincil önemde bile sayılamayacak konularla ilgilenir oluyor.
Hükümet, Meclis'in zamanını iyi değerlendiremiyor kısacası. Buna çok tipik bir örnek, memur maaşlarındaki dengesizlikleri gidermek üzere Meclis'ten alınan kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisiyle ilgili kanun. Bu kanun büyük kavgalar içinde Meclis'te ite kaka kabul edildi ve aradan birbuçuk aydan fazla zaman geçtiği halde bu yasaya dayanarak tek bir kararname bile çıkarılmadı. Madem kararnameler hazır değildi, neden Meclis'te ortam bu kadar gerildi? Anlaşılır gibi değil.
Şimdi IMF'ye verilen taahhütlerde yaşanan gecikmenin faturası 1.4 milyar dolarlık ek kaynaktan yoksun kalmak ve belki ülkede ekonomik güven ortamının bir kez daha sarsılması.
Hadi bunu atlattık diyelim, Telekom'la ilgili sorun gündeme gelecek. Hükümetin Telekom'u satılabilir kılmak için en az iki maddelik bir yasaya ihtiyacı var. Henüz bu yasa Bakanlar Kurulu'nun imzasından geçip Meclis'e indirilmiş bile değil.
Yasa çıkmazsa Telekom'un satışı Danıştay tarafından iptal edilebilir ve o zaman belki de kasım krizini arar hale gelebiliriz.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.