Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
4 Şubat 2001

Tekstilde can pazarı

TBMM tekstil sektörünün sorunlarına çözüm için Tekstil Araştırma Komisyonu kurdu. Ancak komisyonda işçi ve işveren temsilcileri krizin nedenleri konusunda görüş birliğine varamadı
Haber ResmiYURDAGÜL ŞİMŞEK
ANKARA - TBMM, yumurta üreticilerinden sonra tekstil sektörünün sorunlarını da masaya yatırıyor. Sektör sorunlarının tespiti ve çözümü için bir araya gelen işçi ve işveren temsilcileri TBMM'de tartıştı. Sektördeki işçi maliyetleri işverenler tarafından 'yüksek' bulunurken; işçi temsilcileri krizin nedenleri arasında bunun önceliğinin olmadığını belirtti. Kaçak yabancı işçi girişinin işsizliği artırdığı, 1 milyar metrekare kumaş ithalinin 100 bin kişinin işsiz kalmasına neden olduğu belirtildi. TBMM Tekstil Araştırma Komisyon Başkanlığı'na, Anayasa Komisyon Başkanlığı'ndan uzaklaştırılan ANAP'lı Ertuğrul Yalçınbayır getirildi. "Hukuk, adalet, insan hakları dedik, tepki aldık. Bunun üzerine böyle önemli bir sektörün sorunlarıyla uğraşalım istedik" diyen Yalçınbayır işe hızlı başladı.

Haksız rekabet darbe vuruyor
İşçi ve işveren temsilcilerinin karşı karşıya geldiği komisyonda Tekstil İşveren Sendikası Danışmanı Dr. Binhan Oğuz, haksız rekabetin sektöre darbe vurduğunu belirterek, "Bugün kaçak ithalat dahil, yılda 1 milyar metrekare kumaş ithal edilmektedir. Bu da, 100 bin kişinin işsiz kalması demek. 300 bin tonu resmi, gerisi kaçak, 500 bin ton civarında iplik ithal edilmektedir. Bu da 50 bin kişilik istihdam kaybı demektir" dedi. Dr. Oğuz, kaçak işçinin de haksız rekabete yol açtığını kaydederek, resmi rakamlara göre 1 milyon yabancı kaçak işçi bulunduğunu söyledi. Sektörde bir işçinin aylık maliyetinin de 700 doları bulduğunu kaydeden Dr. Oğuz, Avrupa pazarındaki en önemli rakibimiz olan Endonezya'da işçi maliyetinin 57 dolar olduğunu söyledi.
Sendika yöneticileri ise işçi maliyetinin sorun olarak gösterilmesine tepki gösterdiler. Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, sektörde çalışan 2,5 milyon insanın sadece 500 bininin sendikalı gözüktüğünü, 2 milyonun kayıt dışı olduğunu söyledi. Bundan devletin kaybının 1,5 katrilyon olduğunu belirten Uslu, "Ne yazık ki, sendikalar olarak biz, haksız rekabet unsuru konumuna düştük, böyle bir ciddi sorun var" dedi. 700 dolarlık işçi maliyetinin yarısının devlete gittiğini belirten Uslu, krizin nedeninin işçi maliyeti olmadığını söyledi. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, kayıt dışı ekonomiden, haksız rekabetten, dampingden işverenler kadar kendilerinin de şikâyetçi olduğunu vurguladı. Kayıtsız işçinin maliyetinin 700 dolar olmadığını belirten DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, sektörde çalışanların yarısından fazlasının sendikalı olmadığını da anımsattı.

Endonezya'da işçilik çok ucuz
Türk-İş Genel Sekreteri Hüseyin Karakoç, teşviklerinin sektörle ilgisi olmayanlara verildiğini, teşviki alıp yurtdışında yatırım yapanlar olduğunu savundu. Türkiye İşveren Sendikası Başkanı Halit Narin de, Endonezya'da bir fabrikada 11 bin kişi çalıştığını kaydederek, "İşçilik o kadar ucuz ki, pamuğu elle açtırıyorlarmış" dedi.
İş güvencesi yasa tasarısını da eleştiren Halit Narin, "Ben konfederasyonda geçen gün yürütme komitesi toplantısına girdim; Yaşar (Bakan Okuyan) duyarsa şimdi kıyameti koparır; Yaşar kardeşim gitmiş 'iş güvenliği' diye kocaman bir pankart asmış. Ben, işverenler konfederasyonundaki arkadaşlara, siz de 'işin güvencesi' diye pankart asın dedim. Çalışma Bakanı hem işçinin hem işverenin güvencesi. İşyerinin güvencesi olmazsa işin güvencesi olması mümkün değil ki" diye konuştu.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.