Rıhtımlar üzerinde...Dünyanın dört bir yanındaki kentleri anlatan filmler Rotterdam limanına demir attı. Rusya'dan Brezilya'ya sinemacılar, kameralarını kendi toplumlarının sorunlarına tutmaya devam ediyor NECATİ SÖNMEZ
ROTTERDAM - Dünyanın en işlek limanına sahip olan Rotterdam'da yalnızca filmler değil kentler de buluştu. Bugün sona eren Rotterdam Film Festivali, 30'uncu yılında liman kentlerinde geçen filmleri ya da o kentleri anlatan belgeselleri 'Rıhtımlar Üzerinde' başlığı altında gösterdi. Bunların başında elbette Elia Kazan'ın bölüme adını veren filmi vardı. Ama festivalin muhtelif yönetmenlere çektirdiği kısa filmler başta olmak üzere bir dizi yakın tarihli yapım da yer aldı bu bölümde. Çeşitli liman kentlerini konu alan farklı format ve stillerde çekilmiş kısa filmler, New York'tan St. Petersburg'a, Havana'dan Şanghay'a, Cakarta'dan Ortadoğu'nun liman kentlerine
uzanan yolculuklara çıkardı seyirciyi.Kentler ve insanlar Geçen yaz Venedik'te 'Durian, Durian'ını izlediğimiz Fruit Chan, 1999 yapımı 'Küçük Cheung' (Little Cheung) adlı yapıtında, liman kentlerinin en ünlülerinden Hong Kong'u sevimli bir çocuğun gözünden aktarıyor. Chan, kent yaşamından küçük kesitler sunarken, kamerasını daha çok çocukların naif dünyasına yöneltiyor. Sonuçta, kentin el değiştirdiği günlere tanıklık eden, büyük olaylar yerine küçük jestler ve detaylarda saklı olan güçlü duygular üzerine kurulu sımsıcak bir öykü çıkarıyor ortaya. Para etrafında dönen kent yaşamı, çocukluk, yetişkinlik, iyilik, kötülük, sevgi üzerine 'çocukça' sorular sorduran bir öykü...
Ayrı bir bölümde gösterilse de, dünyanın en güzel liman kentlerinden birinde, St. Petersburg'da geçen bir film: 'Lubov ve Diğer Kabûslar' (Lubov and Other Night-
mares). Andrey Nekrasov'un filminde günümüz Rusya'sını, işsiz güçsüz bir Kazanova'nın gözünden izliyoruz bu kez. Filmin sonuna kadar yüzünü hiç göstermeyen, bir anlamda seyirciyle aynı konumu paylaşan kahramanımız, yaşamını kiralık katil olarak sürdüren bir kadınla ilişkiye girince kapitalist dönem Rusya'sının çıplak yüzüyle tanışır. Ülkedeki yeni duruma ayna tutmaya çalışırken kendi yeni stilini yaratan ve bu arada insan ruhunu, aşkın doğasını ve Batılı pozitivizmi de aynı aynada yansıtmayı başaran bir film.
Dünyanın öteki ucunda, başka bir sosyal gerçekliği de Fernando Meirelles ve Nando Olival'in kamerasından izliyoruz. 'Hizmetçiler' (Domésticas), Brezilya'da hemen her evde bir adet bulunan hizmetçi kadınlarla tanıştırıyor bizi. Hayat onlara farklı bir seçenek sunmadığı için bu mesleğe yazgılı kadınların dünyasını, özlemlerini, sevgi ve güvence arayışlarını oldukça hoş bir dille anlatıyor 'Hizmetçiler'.
Sinema, hep söylenegeldiği gibi, dünyayı ayağımıza getiriyor yine. Ama giderek artan karmaşası ve sorunlarıyla birlikte...
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|