![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Fahişeler ve yargıçlar mine.saulnier@free.frEva Joly, adı gibi güzel bir kadın. Sarışın, çıtı pıtı, gamzeli. Hani şöyle hanım hanımcık giyinse, allık pudra sürünse, epeyce alımlı olacak gibi gelir bana. Ama yanılıyorum aslında. Eva Joly'nin bir gözleri var, o gözlere ne sürme çekerse çeksin, önleyemez deliciliğini. Sert, ciddi ve otoriter bir kadın Eva. Bakışları, karşısındakinin kanını donduruyor. O bir yargıç. Hem de ne yargıç. Fransa'nın, hatta Almanya'nın gelmiş geçmiş en güçlü politikacılarının korkulu rüyası. Fransız mıransız, ama yine de bir avuç memur maaşıyla, sınırlı yetki oltasını bir saldı milyarlarca dolarlık yolsuzluk denizine ve ülkenin bir numaralı sanayii, ELF petrol şirketine, düşmüyor yakasından. 1996 yılından beri bir karınca sabrı ile çalışarak, artık FİNA ile birleşerek dünyanın sayılı petrol şirketlerinden biri haline gelen ELF Aquitaine'in kasasından tam 250 politikacının ve aralarında Alman Helmut Kohl'ün CDU'sunun da bulunduğu pek çok siyasal partinin 'yemlendiğini' ortaya çıkardı. 1998 yılında, Eva Joly'nin imdadına yine başka bir kadın yargıç, bu kez ince uzun, esmer ve yine sert bakışlı, inadım inatçı Laurence Viechnievski yetişti. İki kadın, o gün bugündür bir geçirdiler tırnaklarını 'yolsuzların' gırtlaklarına, kimse sökemiyor! Girdikleri dövüşü kazanırlarsa, beşinci Fransız cumhuriyeti batar demek, inanın abartılı sayılmaz. Çünkü doğrudan devlet sistemini hedef alıyorlar. 'Ya temizlenir, ya batar!' fikrinden hareket ediyorlar. Yakından tanıdığımız bir başka ülkede olsa, şimdiye kadar ikisini de devlet 'temizlemiş'ti çoktan. Ama burası, biliyorsunuz yeni düşmanımız Fransa. Eva ve Laurence, dört yıldır tüm Avrupa'yı harmanladılar. Liechteinstein'a, Luxembourg'a, İsviçre'ye gidip ELF'in gizli kasalarını açtılar, hesaplarını çıkardılar. Alman yargısıyla işbirliği yapıp, CDU partisine verilen rüşveti ortaya döktüler. Ne Fransız, ne de Alman başbakanları ya da adalet bakanları çıkıp: "Vay ne hakla, otuz beşe bakla, soruşturma açın ha!" diyemedi iki sorgu yargıcı için. Eva ve Laurence'ın araştırmaları sonucu, eski Fransız Cumhurbaşkanı Mitterrand'ın, Alman dostu Helmut Kohl yeniden seçilsin diye CDU'ya ELF kasasından para yardımı yaptığı anlaşıldı. Kohl, "Evet, partimin bir kara kasası var!" deyip istifa etti CDU başkanlığından. Bu, olayın Almanya ayağı. Bir de Fransa ayakları var ki... Eva ve Laurence sayesinde; eski Dışişleri Bakanı Roland Dumas, anayasa mahkemesi başkanlığından istifa etmek zorunda kaldı. Halen yargılanıyor. Fransız ekonomisinin harika çocuğu Dominique Strauss Kahn, maliye bakanlığından istifa etti, yargılandı, politikadan uzaklaştırıldı. ELF genel müdürü tutuklandı. Halen yargılanıyor. Mitterrand'ın oğlu tutuklandı, şartlı bırakıldı, halen yargılanıyor. Chirac'ın gözdelerinden, eski İçişleri Bakanı Charles Pasqua yargıya sevk edilmeye hazırlanıyor. Ve liste böyle uzayıp gidiyor... Bütün bu gelişmelerde üçüncü bir kadın vardı. O yargıç değil metresti. Roland Dumas'nın metresi ve hemcinsleri yargıçlar tarafından altı ay hapiste çürütüldükten sonra konuşmakla kalmadı bir de kendisini 'Cumhuriyet'in Fahişesi' diye tanımladığı kitap yazdı. Cumhur fahişe ötünce, Cumhur yargıçlar 250 rüşvetçiden 52'sini tespit edip kafeslediler. Türkiye'nin Fransa'dan farkı, fahişelerin değil, fahişlerin ötücü olması galiba. Soruşturan yargıyı soruşturan devlet zihniyetinin fahiş bedelini, içinde boğulduğu pislikle ödüyor, ödüyor Türkiye.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||