![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Haftaya bakış emt@georgetown.eduDaha evvelki haftalarda yazdığım gibi artık IMF ile imzalanan stand-by programında hata yapma payı olmadığını savunmuştum. Mali piyasalarda manevra yapacak yer de pek kalmıyor. Planlanan yapısal ve performansa ilişkin kriterler, şubat ayının ortasına doğru yerine getirilmez ise, IMF'den gelecek bir sonraki krediyi unutabilir ve bu programa 'bye bye' diyebiliriz. Yabancı yatırımcılara göre, programa uyum gösterilmemesine rağmen fonun son 1.4 milyar dolarlık krediyi gönderme niyetinde olması küçük bir mucizedir. Siyasilerin, yatırımcıların şu an için hoşgörülü olmadıklarını anlaması çok önemlidir. Ankara'daki uyumsuzluk ve sorumsuzluk, İstanbul'da krize yol açabilir. İstanbul'da oluşabilicek bir kriz, tüm ülkede hissedilecektir. İnanılması imkânsız olmasına rağmen Devlet Bakanı Recep Önal, birkaç ay öncesine dayanan bir tartışma ile ilgili olarak hem Merkez Bankası başkan ve yöneticileri, hemde Hazine Müsteşarlığı ile küsmüş. Siyasi 'elit' tabakanın, bu ülkede söz konusu yaklaşımlarla ilgili hoşgörü kalmadığı bilincine varması son derece önemlidir. Çok ince bir ip üzerinde yürüyoruz ve herkesin dikkatli olması gerekir. Özellikle önümüzdeki iki hafta çok önemli. Kısaca belirtmek gerekirse, ya beklemede olan enerji sektörü kanunlarını Meclis'ten geçirecek, batık bankaları kapatmaya devam edecek, Türk Telekom'un özelleştirmesini ön plana alacak ve genel olarak IMF'ye verilen niyet mektubunda belirtildiği gibi hazırlıklarımızı yapacağız ya da çok zor bir döneme gireceğiz. Son olarak geride kalan son birkaç inatçı insanı programa ikna eder ve kötümserliği ortadan kaldırırsak, biraz momentum kazanabiliriz. Şafaktan önce her yer karanlıktır. Bu program henüz sona ermedi. Halen önümüze bazı iyi sürprizler çıkabilir ve çıkacaktır. Salı günü İş-Tim tarafından 2.4 milyar dolar ödenmesiyle piyasaya rahatlatıcı bir sinyal verilmiş olacak. Hükümetin IMF'ye verdiği ek niyet mektubunda gerçekleştirmeyi öngördüğü 'Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanun Tasarısı' TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Bankaların kendi iç denetimi ve risk kontrolünü geliştirmesini öngören ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından hazırlanan 'Risk Yönetimi Tebliği' Resmi Gazete'de yayımlandı. Merkez Bankası döviz rezervi 26 Ocak-2 Şubat tarihleri arasındaki haftada 237 milyon dolar artışla 25.691 milyar dolardan 25.928 milyar dolara çıktı. Devlet Bakanı Recep Önal, Yüksel Yalova ve Şükrü Sina Gürel'e yazı göndererek Eti Holding'in altı ay içinde özelleştirilmesini istedi. Bütün bunlar da çok pozitif haberler. Gelecek hafta gerçekleşmesi beklenen ihalelerden önce de çok ciddi kötü bir olay beklemek yanlış olur bence. Son olarak belirtmek isterim ki başarılı olmak bizim elimizde. Gereken her şey var bu ülkede. Burada en önemli husus; istek, disiplin ve kararlılık. Bunu yapabiriz. Bu programı bitirip, kendimize, ailelerimize ve çocuklarımıza daha parlak bir gelecek verebiliriz. Kolay mı? Hem de hiç kolay degil. Şimdiden hepimizin canı epey acıyor. Acı hissetmeden maalesef değişim olmuyor. Bu iki hafta çok önemli. Ha gayret Türkiye, sen bunu başarabilirsin!
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||