![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Gazetecilik farkı ismet.berkan@radikal.com.trTürkiye Sanayici ve İşadamları Derneği TÜSİAD'ın Başkanı Tuncay Özilhan, "Son 20-25 yılın en ağır bunalımını yaşıyoruz" demiş. Son 20-25 yılın mı bilmem ama Türkiye'nin çok ciddi bir dar boğazdan geçtiği kesin. Yaşadıklarımız bir anlamda uygulanmakta olan enflasyonla mücadele programının doğal sonuçları. Bir zamanlar sürekli enflasyon-sürekli devalüasyon maskesinin ardında gizlenen bir sürü sakatlığımız teker teker yüzümüze vuruluyor. Yıllardır bir ölçüde rekabet şansını koruyan kimi sektörlerimiz, bu maske düşünce bir anda uluslararası rekabete dayanamaz hale geliyorlar. Sanayiciler, ilk ağızda bankalara kızmaya başlıyor. Alınmış krediler ödenemez hale gelince bankalar teker teker sanayi tesislerine el koymak zorunda kalıyor. Bugün Türkiye'de insanlar kitleler halinde işsiz kalıyorlar. Sadece bankacılık sektöründe 20 bin insan işsiz kaldı son bir yıl içinde. Tekstilde kim bilir kaç fabrikanın, atölyenin kapısına kilit asıldı. Yaşanan ciddi daralmadan istisnasız her sektör etkileniyor. Herkes daralıyor. Kasım ayı sonunda çıkan krizin etkileri pek çok alanda daha yeni yeni hissediliyor. Bu daralma elbette medya sektörünü de etkiledi. Sabah Grubu, içine girdiği derin sıkıntıdan bini aşkın meslektaşımızı işten çıkararak ve daralıp yeniden kârlı hale gelmeye çalışarak çıkmaya çalışıyor. Bir süredir İhlas Finans'ta yaşanmakta olan sıkıntı, bu grubu da çok zorladı. Grubun medya işletmelerinde hızla adam çıkarılıyor. İhlas Finans'ın faaliyetlerinin durdurulmasının bu grubun medya işletmelerini nasıl etkileyeceğini henüz kestiremiyoruz. Kasım sonundaki kriz, aralık ayının son on gününde medyayı tamamen etkiledi. Bayram tatiliyle birlikte Türkiye'de reklamcılık faaliyetleri neredeyse tamamen durdu. Bu yıl ocak ayında başka hiçbir yılın ocak ayına benzemeyen bir ay yaşadık. Zaten bu durum hemen gazetelerimize yansıdı. Okurlar, Radikal de dahil gazetelerini alıştıkları sayfa sayısında göremediler. Neden bilmiyorum, şirketler tasarruf yapmak istediklerinde ilk olarak reklam yatırımlarını durduruyorlar. Biz bu daralmanın şubat sonunda biteceğini umuyoruz. Çünkü reklam yapılmazsa tüketim eğilimi azalması gerekenden daha fazla azalabilir, bu sonunda ekonominin çıkarına değil. Şirketlerin bu gerçeği fark edeceğini umuyoruz. Medya sektörü daralmanın etkisiyle ve doğal olarak, masraflı bir uygulama olan promosyonu da yavaş yavaş kesiyor. Örneğin elinizde tuttuğunuz gazetede promosyon yok gibi bir şey. Bu durum, eski ama yeni bir imkân yaratıyor biz gazetecilere. Satışlarımızı artık sadece gelip geçici promosyonlarla değil, kalıcı gazetecilik faaliyetleriyle de artırmaya çalışıyoruz. Radikal'de salt gazetecilikle okur kazanma çabalarımıza bu haftadan itibaren yenilerini ekliyoruz. Okuyanlar zaten biliyor ama tekrar etmekte sakınca yok: Radikal, zaten kendi alanında Türkiye'nin rakipsiz en iyi gazetesi. Amacımız, bu gazetenin çıtasını daha da yükseltmek, her gün bir önceki günden daha fazla insan için vazgeçilmez haber ve yorum kaynağı haline gelmek. Radikal'i iyi izleyin. Yenilikleri ve dinamizmi burada bulacaksınız. Çünkü salt gazetecilik, fark yaratır. O farkı burada bulacaksınız.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||