![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Beklenenden kolay obelge@e-kolay.netFenerbahçe moralli, istekli ve gerçekçiydi. Başlangıçta "Gençlerbirliği ters geliyor" gibi uygar düşünce karşıtı görüşlere pek aldırmadı. Her hattıyla kupa finalinde de oynayacağı rakibinin üzerine yüklendi. Galatasaray karşılaşmasının başarılı onbirinden sadece Yusuf yerini Rapaiç'e bırakmıştı. Serhat'ın soluna Revivo, sağına Rapaiç sürülüyordu. Ortadan da Ogün'le Lazetiç ve hatta Johnson fazla atağa katıldıklarında savunma kapanma zorluğu çekiyordu. Sözün kısası galibiyetten başka bir hedefi olmayan oyun planı vardı. Böyle bir şeklin Gençlerbirliği takımının yararına olduğunu düşünmek normaldir. İyi kontratak özelliği ile tanınan, sert karakterli başkent ekibi Ümit'i forvette tek bıraktı. Babangida'yı aralarına kattığı altılı orta alan kurgusunu savunmaya yaklaştırdı. Tolga, Beyhan, İsmail ile savunma duvarının gediklerini ördüler. Ya da öyle zannettiler. Sağdan, soldan bindiren Sarı-Lacivertliler bu duvarı çökertmekte zorluk çekmedi. Ancak Revivo'nun asisti ile kafayı vuran Johnson Fenerbahçe'yi öne geçirdikten sonra tuhaf şeyler olmaya başladı. Hakemin hoşgörüsüne sığınan başkent ekibinin futbolcuları, sertliğin dozunu ufak ufak kasaplığa çevirmeye başladılar. Hakem Uzun'un bu tutumu Fenerbahçeli oyuncuların oyununu bozdu ve sinirlendirdi. Şimdi burada bir soluk alalım. Hakemin beceriksizliği, basiretsizliği ve yetersizliğini bir kenara ayıralım. Gençlerbirliği futbolcularına da kendilerine izin verildiği kadar profesyonelce uyanıklık yapma haklarını teslim edelim. Fenerbahçeli futbolcuların bu tahriklere kapılmaya hakkı yoktur. Devre arasında herhalde hem hakem hem de Fenerbahçeli futbolcular uyarıldılar. Hakem olmayan gözlüklerinin buğusunu sildi. Böylece Gençlerbirliği'nden Serkan Fenerbahçe'nin ikinci golünden sonra ikinci sarı karttan dışarı atıldı. Zaten atılmasa da Fenerbahçe mükemmel bir oyun ortaya koyuyordu. Öylesine yapıştırdı ki Gençlerbirliği'ni kendi sahasına... Herkes onlardan azizlik beklerken, ortaya Fenerbahçe adına mükemmel verilmiş bir futbol dersi çıktı. Yine de acemice görülen sarı kartlar bu yorumun dışındadır. Bu hafta ilginç bir durum dikkatimi çekti. Koskoca Beşiktaş resmen hakem tarafından kupadan eletildi. Dün de neredeyse özellikle ilk yarıda ve Fenerbahçe ikinci golü atana dek inanılmaz bir şekilde hakem tüm avantajları Gençlerbirliği lehine kullandı. Ne oluyor dersiniz acaba? Eğer taraftarının sevdiği ve bağrına bastığı dünkü Fenerbahçe sahada olmasaydı başka bir oyun sergilenecekti. Sarı-Lacivertliler işi garantiye aldıktan sonra tam tersi yorumlar yapılması da komik kaçtı doğrusu.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||