Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
12 Şubat 2001

Hileli delil toplanır mı?

Adalette öncelikli sorun delil toplamadır. Delil toplarken, kamu menfaatlarına aykırı olmayan hileli metotların kullanılıp kullanılamayacağı bir an önce yasal düzenlemeye kavuşturulmalıdır
Haber ResmiVAHİT BIÇAK
Suç işleyenlerin adalet önüne çıkarılarak hak ettikleri şekilde cezalandırılabilmeleri için öncelikle yapılması gereken delillerin toplanmasıdır. Ceza yargılamasında delillerin toplandığı aşama ise hazırlık soruşturması olarak isimlendirilmekte ve suçun işlendiği yerin kentsel veya kırsal alan olup olmamasına bağlı olarak polis veya jandarma tarafından yapılmaktadır.
Delil elde etmeye yönelik kolluk faaliyetlerini gizli ve hileli olup olmamaları açısından dört farklı kategoride ele almak mümkündür. Bunlardan ilki, açık ve hilesiz faaliyetlerdir. Bu faaliyetler, mağdur veya tanık tarafından suçun kolluğa bildirilmesi üzerine yapılan, suç tutanağı tanzim etme, ifade alma, arama, el koyma gibi işlemlerdir.
İkincisi, kolluğun pasif olarak dinleme veya izleme yapmasını içeren gizli ancak hilesiz faaliyetlerdir.

Açık hileli faaliyet
Üçüncüsü, açık ancak hileli faaliyetlerdir. Kolluk mensubu olduğu aşikâr olan görevlinin sanığı suçunu itiraf etmesi için kandırması bu tür faaliyetlerdendir. Açık ancak hileli faaliyetlerde hile, sanığın hukuki konularda aldatılması şeklinde olabileceği gibi olay hakkında hataya düşürülmesi şeklinde de olabilir. Örneğin, avukatın hukuki yardımından yararlanılmamasının hukuk sisteminde kural olduğu şeklinde polisin yaptığı bildirim hukuki bir konuda sanığın aldatılmasıdır. Diğer bir hukuki aldatma örneği de, sanığa suçunu rahatça itiraf edebileceğinin, çünkü bu fiilin yürürlükteki hukuka göre hiçbir cezayı gerektirmediğinin ya da sadece para cezasını gerektirdiğinin söylenmesidir. Olay hakkında hile ise, abartma veya basite alma şeklinde karşımıza çıkabilmektedir. Olmayan delilleri varmış gibi göstererek, suç ortağının, etmediği halde, suçu itiraf ettiği ve sanığı ele verdiği söylenerek, parmak izi, kan damlası, saç kılı gibi fiziksel delillerin olay mahallinde bulunduğu söylenerek, yalan makinesi sonucunun sanığın suçluluğunu gösterdiği belirtilerek sanıktan itiraf elde edilmeye çalışılması durumlarında abartma söz konusudur.

Suçu hafife alma yöntemi
Diğer taraftan, basite alma ise, ithamın ciddiyetini küçük göstererek sanığa gerçek olmayan bir rahatlık duygusu vererek gerçekleştirilebileceği gibi, sanığa sempati ve anlayış gösterilmesi, işlenen fiilin moral olarak haklı çıkarılması şeklinde de sağlanabilir. Örneğin, cinayet suçu sanığına mağdurun yaşadığının söylenmesi, tecavüz suçu sanığına mağdurun fiile rıza gösterdiği, zimmet suçu sanığına ücretlerin ve çalışma şartlarının çok kötü olmasının fiilin asıl sorumlusu olduğunun söylenilmesi gibi.
Hem abartma hem de hafife alma, sanığa suçu itiraf etmesinin hiçbir öneme sahip olmadığı imajını vermektedir. Abartmada sanığa her halükârda cezalandırılacağı duygusu, hafife almada ise, itiraf edip etmediğine bakılmaksızın fiilinden dolayı cezalandırılmayacağı duygusu verilmektedir.

Gizli ve hileli faaliyet
Dördüncüsü ise, hem gizli hem de hileli faaliyetlerdir. Hem gizli hem de hileli metotlara geleneksel olarak mağduru olmayan suçlarda yaygın olarak başvurulmaktaydı. Uyuşturucu, seks gibi konuları içeren mağdursuz suçlar karşılıklı rıza ile işlendiğinden dolayı kamu makamlarına gelerek şikâyetçi olan ve delil sunan bir mağdur çoğu kez mevcut bulunmamaktaydı.
Bundan dolayı, bu gibi suçlarda gizli ve hileli yöntemlerle mücadele edilmesi bir zorunluluk olarak kabul edilmiştir. Ancak son zamanlarda gizli ve hileli metotlara, karşılıklı rıza ile işlenen suçlar dışında kalan diğer suçların takibi için de sıkça başvurulmaya başlandığı gözlemlenmektedir. İngiliz Temyiz Mahkemesi'ne ulaşan ve hileli metotlar içeren davalardan bazı örneklere değinilmesi gizli ve hileli yöntemlerin somutlaştırılmasına katkı sağlayabilecektir.

Aylarca süren aldatma
Colin Stagg davasında, Rachel isimli kadın yeşil bir alanda yürüyüş yaparken iki yaşındaki oğlunun gözleri önünde 49 yerinden bıçaklanarak öldürülmüştür. Suçun işleniş tarzı ve olay mahalli, psikologlar tarafından incelenerek katilin kişilik yapısı hakkında bazı tespitler yapılmıştır.
Kişilik profilinin medya vasıtası ile yerel halka duyurulması üzerine Julie isimli bir kadın, bir süredir mektup arkadaşlığı ettiği Colin Stagg'ın cinsel fanteziler içeren mektuplarını polise teslim etmiştir. Mektupları inceleyen psikologlar, Colin Stagg'ın cinayeti işleyen katil olabileceği kanaatine ulaşmışlardır. Bunun üzerine, 54 kişinin görev aldığı bir operasyon planlanarak uygulamaya konulmuştur. Julie, son bir mektup yazarak kendisinin ülke dışına çıkmasından dolayı mektup arkadaşlığına devam edemeyeceğini, Lizzie isimli bir arkadaşı ile isterse mektuplaşabileceğini Colin'e bildirmiştir.
Lizzie genç bir polis memuresidir. Colin Stagg, Lizzie ile yazışmaya başlamış ve porno unsurlar da içeren mektupları ile Colin'i kendisine âşık etmiştir. Lizzie'nin mektupları psikolog uzmanların denetiminde kaleme alınmakta ve örtülü bazı testler de içermektedir. Katilin Colin Stagg olduğu yönünde psikologların kanaatlerini güçlendiren şey bu yazışmalar olmuştur.
Operasyonu planlayan ve yürüten polis ve psikologlar sanığın birkaç hafta içerisine suçu itiraf edeceği beklentisi içerisindedirler, ancak bu beklenti gerçekleşmeyince operasyon yedi ay devam etmiştir.

Kişilik profili delil oldu
Lizzie, kendisinin genç bir kadın ve çocuğunun cinsel taciz ve öldürülmesine karıştığını, benzer tecrübelere sahip birisi ile ancak cinsellik yaşayabileceğini ve hayat boyu birlikte olabileceğini Colin'e defalarca söyleyerek Colin'in cinayeti üstlenmesini sağlamaya çalışmıştır. Mektuplarla netice alınamaması üzerine önce telefon, daha sonra da yüz yüze görüşmelerle operasyona devam edilmiştir. Ancak hem seks hem de kalıcı bir ilişki teklifi, hayatında hiç kız arkadaşı olmamış Colin'e cinayeti itiraf ettirememiştir. Buna rağmen, Colin Stagg hakkında psikologların mektupları inceleyerek çıkardıkları kişilik profili deliline dayanılarak, itiraf olmaksızın, kamu davası açılmıştır. Mahkeme, kişilik profilini mahkûmiyet için yeterli saymamış, kadın-erkek ilişkileri kullanılarak itiraf elde edilmeye çalışılması uygulamasını şiddetle eleştirmiş ve bu şartlarda itiraf elde edilmiş olsaydı bile bunun delil olamayacağına karar vermiştir.

Sahte mücevherci dükkânı
Bir diğer davada, Londra'da yaygınlaşan mücevher hırsızlığı ile mücadele etmek ve hırsızları yakalamak amacıyla sivil polisler tarafından işletilen 'Stardust Jevellers' isimli bir mücevherci dükkânı açılmıştır. Çalıntı mücevherlerin alındığı imajı etrafa bilinçli olarak yayılmıştır. Dükkânın değişik yerlerine ses ve görüntü kayıt cihazları yerleştirilerek tüm alışveriş işlemleri kaydedilmiştir. Çalıntı olduğu sanılan mücevherleri getirenlerin belli bölgelere dokunmaları sağlanarak parmak izleri elde edilmiş, mücevherleri nereden aldıklarına dair sorular sorulmuştur.
İki yıl devam eden bu operasyon sonunda çok sayıda kişi mahkemeye sevk edilmiştir.

Susma hakkının gizli ihlali
Diğer bir olayda, ifade alma esnasında susma hakkını kullanan iki sanık, gizli dinleme cihazları ile donatılmış bir hücreye kendi aralarında konuşurlarken işledikleri suçları itiraf edebilecekleri düşüncesi ile konulmuştur. Sanıkların gizli dinleme yapılması olasılığından şüphelenip ihtiyatlı konuşmalarını önlemek için polis memurları iki sanığın aynı hücreye konulmasını sanıkların önünde tartışma konusu yapmışlardır. Memurlardan birisi bu uygulamaya karşı çıkıyor görünürken diğer bir taraftar oluyor görüntüsü vermiştir. Amaçlanan gerçekleşmiş, sanıklar suçlarını itiraf da içeren konuşmalar yapmışlardır.

Hileyi yasaklayan bir norm yok
Sonuç olarak, kınanabilir ve kamu menfaatına aykırı olmayan gizli ve hileli metotların olup olmadığı, varsa bu metotların izin verilen sınırlarının neler olduğu hakkında yasal düzenleme yapma ihtiyacı söz konusudur. Hile, sadece itiraf delili elde etmek için kullanılabilecek bir yöntem değildir.
Diğer delillerin elde edilmesi için de hileli yöntemlere başvurulabilir. CMUK 135/A maddesi ile getirilen, sanığın beyanda bulunup bulunmama konusundaki özgür iradesinin hileyle ortadan kaldırılamayacağı ve hile sonucu elde edilen itirafın değerlendirme dışı kalacağı hükmü dışında kolluğun hileye başvurmasını yasaklayan bir norm Türk mevzuatında mevcut değildir.
Yrd. Doç. Dr. Vahit Bıçak: Ceza Hukuku öğretim üyesi


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.