Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
16 Şubat 2001

İstanbul'a olimpiyat yakışır

ismet.berkan@radikal.com.tr
İstanbul, 2000 ve 2004 yılları için daha önce iki kez olimpiyata aday oldu. Her iki adaylıkta da ön elemeyi geçemedi İstanbul. İşte bunun yarattığı hayal kırıklığından olsa gerek, 2008 adaylığına çok kimse karamsar yaklaşıyor.
Oysa bu karamsarlığa gerek yok. Çünkü hem bu sefer İstanbul ilk beş finalist şehir arasına girmeyi başardı hem de bence bu sefer İstanbul'un şansı hayli yüksek.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin salt siyasi ya da salt kültürel nedenlerle karar verdiğini düşünenler fena halde yanılıyorlar. Uluslararası Olimpiyat Komitesi tam bir seçkinler kulübü ve bu kulüp, olimpiyatın düzenleneceği şehri belirlerken çok sayıda faktörü birden göz önüne alıyor.
İstanbul'un rakipleri Pekin, Osaka, Toronto ve Paris.
Olimpizm ruhu ve felsefesi, sportmenlik, barış, kardeşlik, çevreyi korumak falan bunların hepsi tamam ama olimpiyatları ayakta tutan şey esas olarak para.
1984 oyunlarından beri olimpiyatların kâr etmesine de çalışılıyor. Hal böyle olunca da, televizyon yayın haklarına verilecek para çok büyük bir önem taşıyor.
Son olimpiyat Avustralya'nın Sydney kentinde yapıldı bildiğiniz gibi. Ve bu olimpiyata para yatıran TV şirketi ciddi zarar etti. Nedeni de belli: Saat farkı.
Bu durum, benzer saat dilimindeki Osaka ve Pekin'in şansını hayli azaltıyor.
Toronto, yayın saatleri bakımından Kuzey ve Güney Amerika'ya çok uygun ama Avrupa'ya pek değil. Bu kentin şansı da o kadar yüksek olmayabilir.
Geri kalıyor Paris ve İstanbul. Her iki şehir de Avrupalı seyirci için ideal. Hem ulaşımı kolay, hem konaklama imkânları geniş hem de yayın saatleri uygun.
Paris ile İstanbul arasında bir fark yaratıp kentimizi daha çekici hale getirmenin yolu belli: İstanbulluların bir olimpiyat düzenleme arzularını gerçekten içten biçimde duyurmaları.
Bakın dün Türk medyası, daha önce herhalde dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş bir dayanışma içinde olduğunu yayımladığı tam sayfa ilanlarla bütün Türkiye'ye ve İstanbul'a duyurdu.
Kendi adıma bu dayanışmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü İstanbul'un olimpiyat sayesinde kurtulacağını düşünüyorum. Çünkü İstanbul'a olimpiyatın gerçekten yakışacağını düşünüyorum. Çünkü Türkiye'nin ve İstanbul'un olimpiyata gerçekten ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Bakın, olimpiyat daha İstanbul'a gelmeden İstanbul kurtulmaya başladı bile. Benim herkese verdiğim örnek şu: Eskiden Ümraniye, Halkalı ve Kemerburgaz'da devasa çöp alanları vardı. Buraların kokusu kilometrelerce öteden alınırdı. Buralar zaman zaman yanar ya da patlar, hatta insanların ölümüne yol açardı. Şimdi o çöp alanları yok. Çünkü İstanbul, olimpiyat adaylığı sayesinde hazırladığı katı atık projesini erken hayata geçirdi ve çöp dağlarından kurtuldu.
Olimpiyat adaylığı sayesinde İstanbul'un spor altyapısı inanılmaz bir ilerleme sağlayacak. Bu, gelecek nesillere olan büyük bir borç bizim için. Ve ne mutlu ki, onlar futbol dışı sporların varlığını da görecekler, bu sporları yapabilecekleri sahaları olacak.
Sporun ne kadar önemli, ne kadar birleştirici olabildiğini görmek için Diyarbakır'a gitmemize ya da İstanbul'un Diyarbakır'a dönmesini beklememize gerek yok. Okul çağındaki milyonlarca insan İstanbul'da boş vakitlerini sporla değil başka aktivitelerle dolduruyor maalesef.
Olimpiyatın Türkiye'nin tanıtımına yapacağı katkıdan, gayri safi milli hasılaya yapacağı katkıdan falan hiç söz etmedim bile. Çünkü bence İstanbul'un ve İstanbullunun kurtuluşu, bunlardan daha önemli.
İşte o yüzden, İstanbul'a olimpiyat yakışır.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.