Halklar da kardeş türküler de 'Vizontele'nin müziklerini yapan 'Kardeş Türküler' grubu, türküleri özünden koparıp 'tek kimliğe' indirgemeye çalışanlara inat, müziklerinde Anadolu'nun
çoksesliliğini yansıtıyor TÜMAY YAZICI
İSTANBUL - Son günlerin en çok konuşulan Türk filmi 'Vizontele' kimilerine göre şaşaalı ancak içi boş, kimilerine göre ise oldukça iyi kotarılmış bir yapıt. Ancak herkesin filmde başarısı konusunda hemfikir olduğu bir nokta var o da 'Kardeş Türküler' imzalı müzikler. 1993 yılndan bu yana Boğaziçi Üniversitesi Gösteri Sanatları Topluluğu'na bağlı olarak çalışmalarını sürdüren ekip, her türlü hoşnutsuzluğun kol gezdiği memleketimizde, farklı kültürlerin kardeşliği ve barış temalarını işlemek için bu yola çıkmış. Gerek ilk albümleri 'Kardeş Türküler'le gerekse ikinci albümleri 'Doğu'yla bizlere yaşadığımız toprakların kültürel zenginliğini, çoksesliliğini işin özüne bağlı kalarak gösterdiler. Ekipten Diler Özer, Vedat Yıldırım ve Feryal Öney ile 'Kardeş Türküler' ve 'Vizontele' üzerine söyleştik.
'Kardeş Türküler'i kurarken çıkış noktası ve hedef olarak neleri belirlemiştiniz?
Diler Özer: 'Kardeş Türküler'in oluşumunda rol oynayan temel nokta bu toprağın, yani Anadolu'nun müziğini yapmaktı. Ve biz Anadolu'ya dönüp baktığımızda sadece Türk halk müziğini görmüyoruz. Anadolu topraklarında hem coğrafi anlamda hem de kültürel anlamda çok çeşitlilik söz konusu. Bu da beraberinde müziği icra ederken bir yandan da araştırma yapmayı gerektiriyordu.
Zaten ilk konserimizi verdiğimiz 1993 yılı da çok tesadüfi bir tarih değil. Türkiye'de 'kimlik siyaseti'nin, 'çokseslilik'in ve 'mozaik' kelimesinin sıkça gündeme geldiği bir dönemde biz de aynı politik duyarlılığa sahip insanlar olarak 'halkların kardeşliği' ve 'barış' temalarını müzikle dile getirmek istedik. Ancak tabii hedeflerimiz değil de çıkış noktamız temel olarak aynı olmakla birlikte zaman içinde gelişim doğrultusunda değişim gösterdi. Nasıl bir değişim söz konusu? Diler Özer: Daha öncede dediğim gibi temel dramaturiji noktamız aynı. Ancak ilk albümümüz 'Kardeş Türküler'e bakarsanız daha çok Anadolu'nun çok renkliliğinin resmedilmeye çalışıldığını görürsünüz. İkinci albümümüz 'Doğu'da ise yine Anadolu'da doğuyu, daha lokal bir bölgenin kültürünü ve müziğini aktardık. Bugün ise bu kültürel çeşitliliği daha geniş bölgelere taşımayı
amaçlıyoruz. Nitekim geçen yaz Harbiye'de verdiğimiz konserde Çingene ve Balkan şarkıları söyledik.
Peki türkü furyası için ne diyeceksiniz? Böyle bir ortamda sizin duruşunuz nasıl?
Diler Özer: Biz bu olayı bir trend olarak tanımlıyoruz. Sanırım 1999 yılının türkü yılı ilan edilmesi, her yerde türkü kafelerin açılmasının arkasında tamamıyla endüstriyel bir anlayış söz konusu. O trend içinde ele alınan albümlere baktığımızda türkülerde bir homojenleşme, bir tek tipleşme görüyoruz. Çok farklı bölgelerden çok farklı gırtlakların, çok farklı ağızların kullanıldığı türkülerde solistin icrası açısından hep bir aynılık göze çarpıyor. Bu da cehaletten ve yeterince araştırma yapmamaktan kaynaklanıyor.
Vedat Yıldırım: Bu tek tipleştirme de çok farklı dillere ait türküleri sadece Türkçe söylemeye, her şeyi tek bir isme indirgeme çabası yatıyor.
Net bir ifadeyle, takındığınız kültür politikası nedir?
Diler Özer: 'Kardeş Türküler'in belli bir politik duruşu var ama direkt bir politik söylemi yoktur. Zaten o türkülerin bir arada söylenmesi, yan yana getirilmesi bizi yeterince iyi ifade ediyor.
Vedat Yıldırım: Çoksesli, çok kültürlü bir yapıyı doğduğu yerlerin de göz ardı etmemek, gündeme getirmek ve onlara katkıda bulunmak.
Bu kültürel politika Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu'nun genelinde de hâkim mi?
Diler Özer: Tabii ki. Her ne kadar farklı alanlarda çalışsak da genel politikamız böyle özetlenebilir.
'Vizontele'nin müziklerinin oluşması nasıldı, bu çalışmayı ya -parken nelere dikkat ettiniz?
Vedat Yıldırım: Müzikler sahne sahne, montaj bittikten sonra oldu diyebiliriz. Bu işe Hollywood gözüyle baktığımızda genellikle aynı melodinin farklı düzenlemelerle filmin farklı aksiyonlarına yerleştirildiğini görüyoruz. Biz de bunu yapmaya özen gösterdik. 'Vizontele'de çok farklı aksiyonlar vardı. Ve filmin zenginliğini aktarmak açısından müziği tek bir tema etrafında götürmek zordu.
Film oldukça popüler ve siz de bu filmin bir parçası olduğunuza göre, fazlaca gündeme gelmekten korkuyor musunuz?
Diler Özer: Bu işin promosyon yanı. Ancak, zaten biz nasıl bir yerde durduğumuz itibarıyla böyle bir işin içine giremeyiz. O nedenle bu yönde bir korkumuz, bir endişemiz yok.
Yeni projelere açık mısınız?
Diler Özer: Neden olmasın. Hatta daha farklı temaları bile mesela şehir hayatından kesitler sunan bir filmin bile müziklerini yapabiliriz. 'Araştırmacı' müzik grubu 'Kardeş Türküler' 1990'lı yılların başında Boğazçiçi Üniversitesi öğrencileri tarafından kuruldu. Okulda halk müziğine ilgi duyan gençler Folklor Kulübü'ne bağlı halk müziği grubunda dünya halk şarkılarını seslendirmek için bir araya geldiler. Grup 1993 yılında repertuvarını Anadolu'nun müzik geleneğiyle zenginleştirme kararı aldı. Anadolu'da yaşamış ve yaşayan çeşitli etnik grupların türkü geleneklerini inceledi.
'Kardeş Türküler'in çekirdek kadrosu beş kişi. Ama konserlerde bu sayı neredeyse 20'yi buluyor. Grup elemanlarının Latin müziğinden tangoya, fadodan rock'a kadar uzanan geniş bir müzik zevki var. Repertuvarlarında Türkçenin yanı sıra Lazca, Çerkezce, Ermenice, İbranice, Rumca, Süryanice, Kürtçe 100'ü aşkın Anadolu türküsü bulunuyor. Kardeş Türküler Grubu'nun ilk albümü 1997'de, 'Doğu' adını verdikleri ikinci albümleri ise 1999'da yayımlandı.
İşte 'Kardeş Türküler':
Vedat Yıldırım: Vokal, perküsyon, beste, düzenleme
Erol Mutlu: Vokal, bağlama, beste
Diler Özer: Perküsyon
Feryal Öney: Vokal
Selda Özer: Vokal, perküsyon
Soner Akalın: Perküsyon
Emre Kocabaş: Perküsyon
Ülker Uncu: Akordeon
Ozan E. Aksoy: Vokal, bağlama, ud, cümbüş
Mehmet Erdem: Ud, cümbüş, lavta, buzuki
Enver Timuçin: Klarnet
Işın Kurur: Klasik-akustik gitar
Ayhan Akkaya: Bas gitar
Fehmiye Çelik: Vokal
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|