'Erotizm yaşam sevincidir'Mustafa Altıntaş tutkunun dansı tangoyu işleyen son dönem resimleriyle İş Sanat Parmakkapı Galerisi'nde. Altıntaş'ın eserleri, sinema estetiği ve insanın duygusal tarihini sanatın evrensel diliyle harmanlıyor EVRİM ALTUĞ
İSTANBUL - Mustafa Altıntaş'ın son dönem yapıtları, 'Tango' temalı. Sanatçı seçtiği renkler, yarattığı özgün kompozisyonlar ve emanın içerdiği tenselliğin de etkisiyle hayli sıcak bir ortamda karşılıyor izleyicileri.
Altıntaş, 1976-80 yılları arasında Paris Sorbonne Üniversitesi'ndeki Sinema yüksek lisans eğitimi almış. Bu sırada Eric Rohmer, Jean Mitry ve Jean Rouch gibi 'isim'leşen sinema yönetmen ve kuramcılarından aldığı derslerde elde ettiği görsel ve entelektüel birikimi sanatçı tuvallerinde ustalıkla sentezliyor.
Altıntaş'ın yaşamı ve sanat anlayışında öne çıkan popüler düşünürlerden bir diğeri ise Jean Baudrillard. Rastlantısallığın elinden rasyonelliği ve disipliniyle sıyrılan fırçasıyla ressamın Baudrillard'a yakınlığı, yapıtlarından sızan 'öteki' 'şeffaflık', 'tuzak' ve özellikle 'baştan çıkarma' gibi olgularda netçe duyumsanabiliyor.İlk bakışta erotizm Sanatçının imgesel anlatımını yoğunlaştırdığı ve 'sinemasal' tuvallerinde sık sık başvurduğu iki paralel dalgalı simge-formun öyküsü ise sanat, insanlık ve dinler tarihinden -yani 'sanatçının belleği'nden- titizlikle süzülerek sanatseverlere ulaşıyor. Yapıtlarında ilk aşamada 'gizli-açık' erotizmin duyumsanabileceğine işaret eden Altıntaş, dikkatle okunmaları halinde resimlerine temel oluşturan yoğun kavramsallığın da kendisini belli edebileceğini söylüyor.
Sanatçı, son dönem işlerindeki erotizm duygusunu ise "Varolma durumunun getirisidir erotizm ve bence yaşam sevincine aittir. Yaşamla ölüm arasındaki hazlar ve bedenin tanımlanmasıyla günlük yaşam arasında önemli bağlar söz konusudur. Renklerimin kodlanmışlığı, kullanım tarzları, saydamlaştırılmışlığı, duygularımın gezginliği ve uçuculuğu da kendini belli eder. Ben bu verileri, beden bedene tutkuyla yaşanan Tango gibi ortak bir tema altında buluşturdum" sözleriyle tanımlıyor.
Mustafa Altıntaş, tuvallerindeki 'sinema duygusunu' ise şöyle değerlendiriyor: "Bildiğim bütün büyük sinemacılar bir ressam gibi hareket etmiş ve iyi birer ressam olmaya çalışmışlardır. Ben, bu yola tersinden başladım. Dolayısıyla, hep olmasını istediğim biçim ve disiplinle antropoloji, sanat sosyolojisi, sanat tarihi, felsefe, ve psikoloji daima gündemimde oldu." Evrensel görüntüler Ressam, yapıtlarındaki kimi imgelerin içerdiği 'harelerin' karşılığını bugün Spielberg'ün kimi filmlerinde de görebileceğimizi söyleyip ekliyor: "Nitekim bugün bazı görüngüler, artık evrenselleşmiş durumdadırlar. Dinsel olarak da bu böyledir. Bunu manevi dünyayı resmeden minyatürlerimizde, yani Tanrı'nın gördüğü görüntülerde de görebiliriz."
'M.Altıntaş'ın 'Tango' başlıklı resim Sergisi 23 Şubat'a dek İş Sanat Parmakkapı Galerisi'nde görülebilir. Tel: 0212 244 20 21
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|