Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
19 Şubat 2001

Son yılların en iyi maçı

Bir maçta aradığımız ne varsa bulduk, dün Ahmet Cömert'te... Üstünlük bir o takıma, bir bu takıma sürekli gitti geldi. Böyle bir maçtan sonra insan, kazanan takımdan çok, basketbol adına seviniyor; yenilen takım için de en az onlar kadar üzülüyor.
Galatasaray ve Ülker, sahaya dörder uzunla çıkınca maçın bir devler savaşı şeklinde geçeceği düşünüldü. Ancak Ülker'in tam sahada, Galatasaray'ın da yarı sahada baskılı savunma yapması, top hakimiyeti zayıf beşlerin ilk 6 dakikada toplam 11 top kaybı yapmasına yol açtı ve başlangıç stratejileri hemen değişti. Bu bölümde daha hareketli uzunlara sahip olan Ülker, anlatmaya çalıştığımız 'kör döğüşünde' 9-2 üstünlük sağladı. Koul'un üç faul alması, coach Mincinozlu'nun oyunun dengesini değiştirmek için aradığı çözümü bir anda önüne seriverdi. Ersin girdi, Galatasaray kısaldı, top hakimiyeti arttı ve takım çok daha esnek bir görüntüye kavuştu. Aslında Sarı-Kırmızılılar, rakibi durdurma konusunda dersini iyi çalışmış. Ülker'in topla içeri dalan değil, pas ağırlıklı bir takım olduğunu iyi tahlil etmişler. Savunmada öncelikle pota tarafını değil, pas kanalını koruyan baskılı adam adamayı çok iyi yaptılar. Ülker'in ölümcül silahı, uzunlar arası paslaşmaya karşı da sürekli tetikte ve yardımlaşmalıydılar. Ancak hücumda dağınıktı Cim Bom... Sadece top dolaştırdı. Yüksek yüzdeli dış atışlar, savunmanın getirdiği birkaç hızlı hücumla birleşince Galatasaray üstünlüğü ele aldı. İlk periyot sonunda 19-15, devre sonunda 40-33 Galatasaray üstünlüğü vardı.
İkinci yarı başlamadan, Ülker daha soyunma odasında Galatasaray'ın bütün açıklarını keşfetmişti. Kısalan rakibi vurmak için, ilk hücumdan itibaren pota dibini kullandılar. Bundan da önemlisi, Galatasaray savunmasını, Türkiye'nin hala en yaratıcı hücumcusu Harun'la paramparça ettiler. Galatasaray dış atışlarda şansını tüketince, Ülker fırlayıp öne geçti. Bu çeyrekte 13'ü Harun imzalı, 31 sayı buldular rakip potada...
Son çeyrek, tribündeki olayların oyunu 15 dakika durdurmasıyla geç başladı. Hızını almış Ülker, bir anda soğudu ve Galatasaray toparlanma şansı buldu. Harun'un da çok kısa bir süre oynayıp beş faul alması, maçın kahramanını devre dışı bırakınca, Turuncu-Yeşilli takım bocaladı, Galatasaray şahlandı. Dört dakika boyunca basket atılamayan bu periyotta, kendine güvenini yeniden kazanan Cim Bom, ardarda 12 sayıyla üstünlüğü bir kez daha ele aldı. Ancak son iki dakikada uzunlarını kullanmayı akıl eden Ülker'le skora yeniden denge geldi. Artık bir ipin üzerinde ne tarafa düşeceği belli olmayan acemi bir canbazı andırıyordu maç... Lollis'in kaptığı topla Ülker umutlandı ama maç boyunca pek görünmeyen Koul, bitime 8 saniye kala son sözü söyledi. Haftalardır bir favori devirip kendine gelmeyi bekleyen Galatasaray, böylece ilk kez kritik bir maçı kazandı.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.