![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Belirsizlik artıyor! ABD ekonomisine ilişkin gelişmeler daha yakından ve dikkatle izlenir oldu. Zira dünyanın en büyük tüketicisinin sergileyeceği performans kaçınılmaz olarak tüm diğer ekonomileri de etkiliyor. 2000 yılı ikinci yarısında gözlenen büyüme ivmesindeki düşüş ve durgunluğa girileceği beklentisi gerek global, gerekse bölgesel düzeydeki 2001 yılı tahminlerinin gözden geçirilmesini zorunlu kılmıştı. Öyle ya ABD durgunluğa girecekse bu durum en çok Latin Amerika ve Uzakdoğu'yu etkileyecek, global talebin daha önce öngörülenin altında kalması hammadde fiyatlarını baskı altına alacak, olası nakit akışı problemleri belirsizliği artırarak sermaye hareketlerinin yönü ve hacmini farklılaştırabilecekti...Geçtiğimiz hafta içinde açıklanan ABD ekonomisine ilişkin sürpriz rakamlar belirsizliği iyice artırdı. Çarşamba günü açıklanan ocak ayı perakende satış rakamının yüzde 0.7'lik bir artışa işaret etmesi ilk şok oldu. Piyasalar durgunluk teşhisi konusunda yanılmış olabilir miydi? Federal Rezerv faiz düşüşü konusunda proaktif olabilmek için acele mi etmişti? Faizlerin daha da düşeceği beklentisi devreden çıkarsa sermaye piyasalarının durumu ne olurdu? Bu ve benzeri sorular Greenspan'i de etkilemiş olmalı ki aynı gün Senato'ya yaptığı sunuşta da daha esnek bir üslup kullandı. Perakende satış rakamının ardından dolar değer kazanmaya başladı, sermaye piyasaları ise bekle gör anlayışı ile yatay bir eğilim sergiledi. İkinci büyük şok ise cuma günü yaşandı. Ocak ayında toptan eşya fiyatlarındaki artış yüzde 1.1'e ulaşmış, çekirdek enflasyon yüzde 0.7 düzeyinde gerçekleşmişti. Açıklanan rakamlar nerede ise piyasa beklentilerinin dört katı seviyesindeydi. Bu boyutta bir değişimin öngörülememiş olması ayrı bir belirsizlik kaynağıydı. Esas önemlisi perakende satış rakamının yarattığı sorulara verilebilecek yanıtlardaki olumsuzluk dozu arttı. Yine cuma günü açıklanan ocak ayı sınai üretim ve kapasite kullanım rakamları iyimser düşünmeyi zorlaştırdı. Zira sinai üretimde sınırlı bir artış beklenirken, gerçekleşme yüzde 0.3 azalış yönünde olmuş. Kapasite kullanımı yüzde 80.2 düzeyine gerilemişti. Michigan Üniversitesi'nce hazırlanan tüketici güven endeksi de beklenenden çok daha büyük bir gerileme sergilemişti; bir başka deyişle faizlerdeki tempolu gerileme tüketici psikolojisindeki olumsuz trendi kuramamış, hatta hiç etkili olamamıştı. Cuma günü açıklanan rakamlar sonucunda dolar gerilemeye, sermaye piyasaları satış ağırlıklı işlem görmeye başladı. İnşaat sektöründe hareketliliğe işaret eden rakamlar ise pek dikkate alınmadı. Durgunluğa geçişin sert mi yumuşak mı olacağı tartışması ikinci plana düştü, belirsizlik önemli ölçüde arttı. ABD ve İngiltere'nin Irak'a yaptığı hava saldırısı ve buna bağlı beklentiler uluslararası piyasalardaki havayı iyice gerginleştirdi. Bu gibi belirsizliğin yüksek olduğu dönemlerde sermayenin sağlam liman arayışına girerek risk alma eğiliminden kaçınması özellikle gelişmekte olan ülkeleri etkiliyor... ABD gibi bir lokomotifin olumsuzluğu gidermek üzere harekete geçmek yerine bırakınız yapsınlar tavrı sergilemesi, hatta gerginlik yaratan tavır sergilemesi endişelerin büyümesine neden oluyor.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||