Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
25 Şubat 2001

'Huzursuz' seyirler için

En son 'Bilinmeyen Kod' adlı filmini izlediğimiz Avusturyalı yönetmen Michael Haneke'nin dört önemli yapıtı bu yılki İstanbul Film Festivali'nde gösterilecek
Haber ResmiİSTANBUL - 20'nci Uluslararası İstanbul Film Festivali yaklaştıkça programı da giderek netlik kazanıyor. Türkiye seyircisinin önce 'Ölümcül Oyunlar' (Funny Games), ardından geçen aylarda gösterime giren 'Bilinmeyen Kod' (Code Inconnu) adlı iki filmiyle tanıdığı
Avusturyalı yönetmen Michael Haneke, bu yılki festival programının en çok ilgi görecek yönetmenlerinden biri olacak gibi görünüyor.
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı tarafından 14-29 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival programında, Haneke'nin dört önemli filmi gösterilecek. Filmlerinde izleyiciyi eğlendirmeyi değil, sarsmayı amaçlayan, Londra'daki bir festivalde filmlerini izleyen seyircilere hitaben yaptığı konuşmayı "Size huzursuz seyirler dilerim" diyerek bitiren Haneke, seyircinin rahatını bozmaktan hiç çekinmiyor.

Felsefeci yönetmen
Viyana Üniversitesi'nde felsefe eğitimi alan yönetmen filmlerini 'kendi kendine yabancılaşmak, duygusal buzlanma, gerçeklik duygusunu yitiren gerçeklik' gibi felsefi sorunlar çerçevesine oturtuyor. Onun filmleri, felsefeden beslenmekle beraber yine de seyircinin kolayca ulaşabileceği, anlaşılabilir filmler.
Haneke, artık sevmeyi, nefret etmeyi bile bilmeyen bir toplumu anlatıyor. Amacı, çevremizdeki dünyaya karşı duygu ve tepkilerimizi bilemek; çünkü özellikle medyanın onları kütleştirdiğine inanıyor. "Kötümser olanlar, eğlencelik filmleri yapanlar; iyimser kişi, insanları sarsıp kayıtsızlıktan kurtarmaya çalışır" diyen Haneke, beyazperdeye 1989 yılında sıra dışı bir biçimde merhaba dedi. Üniversiteden mezun olduktan sonra 1967-70 yılları arasında Südwestfunk Company ile çalıştı, Alman televizyonuna senaryolar yazdı.

Buz tutan duygular
Bu yıl İstanbul Film Festivali'nde de gösterilecek 'Duygusal Buzlanma' üçlemesinde, tutkudan tamamen yoksun anlatımlarla sinemaya ve yönetmenliğe başladı Haneke. Bu filmlerinde insanlar, hiç kastetmedikleri özürleri monoton bir şekilde mırıldanır: Karısına "Seni seviyorum" diyen erkek bira bardağına bakar; bir baba bir kızı öldüren oğlunu sanki sıradan bir suç işlemişcesine azarlar...
Haneke'nin filmografisindeki diğer filmlerden 'Şato' (Das Schloss), bir Kafka uyarlaması. Haneke, edebi uyarlamalara alışkın biri, varoluşçu yanı da filmlerinde kendini hemen belli ediyor. Buna rağmen eleştirmenler, festival programında yer
alan 'Şato' filmiyle onun farklı bir yöne gittiğini düşündüler.
Yönetmen, 1989'da 'Yedinci Kıta' (Der Siebente Kontinent) filmiyle Locarno Uluslararası Film Festivali'nde Ernest Artaria Ödülü'ne layık görülmesinin ardından çeşitli festivallerde yine yönetmen ve senarist olarak ödüller aldı.
Haneke'nin, bir süre önce ülkemiz seyircisiyle buluşan ve "Birleşmemiş Avrupa"nın öyküsünü anlatan 'Bilinmeyen Kod'dan önce çektiği, filmogfrafisinde önemli bir yer tutan 'Benny'nin Videosu' (Benny's Video) ve 'Bir Şans Kronolojisinin 71 Parçası' (71 Fragmente einer Chronologie des Zufalls) adlı diğer iki filmi de bu yılki festival programında yer alıyor. (Kültür Sanat)


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.