![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Titanik fıkraları Yo, pazar gününüzü ekonomik kriz analizleriyle berbat etmeye niyetim yok. Zaten öğreneceğinizi öğrendiniz. Uzun zaman karanlıkta kalan bilmece genel çizgileriyle deşifre edildi. Bu hikâyede iyi adamların ve kötü adamların kimler olduğunu biliyorsunuz. Kurbanı da: Sizlersiniz! Bugün, en kötü şeylere bile gülebileceğimizi anımsatmak istiyorum sizlere. Aradan biraz zaman geçtikten sonra, eminim, şimdi yaşadığımız sıkıntılara da gülebileceğiz. Düşünün, 1224 kişinin öldüğü Titanik faciası bile esprilere ve fıkralara konu olmuş. Bizim ekonomik Titanik de olacaktır. Titanik'in mizahi potansiyelini ilk keşfedenlerden biri oğlum Emre idi. Bundan 16 yıl önce, henüz dokuz yaşındayken yaptığı bir karikatürün ilk karesinde ıssız bir adada yapayalnız oturan birini görüyorduk. İkinci karede bu adam ayağa kalkmış sevinçten uçuyordu, çünkü ufukta bir gemi belirmişti. Üçüncü karede ise adamı kurtaran geminin adını okuyorduk: Titanik! Buna benzer fıkraları yeni Titanik filminden sonra da duyduk. Ama ben fikir haklarının, daha sonra karikatürü bırakıp sinemayı seçen Emre'ye ait olduğunu düşünüyorum. Emre'nin karikatürünü bugünün açısından yorumlayacak olursak, o ıssız adada yardım bekleyen adam elbette biziz. Kurtarmaya gelen gemiye IMF mi dersiniz, yoksa Ecevit hükümeti mi, size bırakıyorum! Hikâyeye şöyle devam edebiliriz: Adam Titanik'te müthiş bir lüks ve görkemle karşılaşmış. Orkestralar, danslar, kumar salonları... Salonlardan birinde de her akşam bir sihirbaz gösteri yapıyormuş. Adam gerçekten çok ustaymış ama bir sorunu varmış. Salonun bir köşesinde bulunan papağan, tam ne sihirdir ne keramet noktasına gelindiğinde sihirbazın hilelerini açıklıyormuş. "Kartı gömleğinin yeninden içeri attı!" diyormuş örneğin. Ya da: "O şapkanın içinde tavşan var," diye haykırıyormuş çirkin sesiyle. Sihirbaz fena halde kızıyormuş bu papağana. Ama papağan kaptanın papağanı olduğundan bir şey yapamıyormuş. Derken Titanik buzdağına çarpıp batmış, sihirbaz gemiden kopan bir kapının üzerine çıkarak kurtulmuş. Ertesi sabah bir de ne görsün: Papağan da aynı kapının üzerinde sessizce durmuyor mu! Üç gün üç gece o kapının üzerinde öylece bakışmışlar. Ne sihirbaz bir şey söylemiş ne de papağan. Ama en sonunda papağan olmuş konuşan: "Tamam, pes, gemiye ne yaptığını anlayamadım!" Halkımız da bunca umuttan ve bunca özveriden sonra varılan noktaya bakıp Ecevit hükümetine şu soruyu sormakta galiba: "Tamam, pes, ülkeyi nasıl bu hale getirdiniz anlayamadım!"
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||