![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Dolandırılmanın kişisel tarihi ismet.berkan@radikal.com.trGeçen hafta başladığım antropolojik konusunu bu pazar da yazmaya söz vermiştim ama arada çıkan ekonomik kriz her şeyi altüst etti. Sizin gündeminiz de, benim gündemim de artık tek bir sorudan oluşuyor: "Ne olacak halimiz?" Ekonomi konusunda, özellikle de makro ekonomi konusunda çok bilgili bir insan sayılmam. Ama kendi başıma gelenleri çok iyi hatırlıyorum. O yüzden, hepinizin başından da geçmiş olduğuna inandığım bir hikâyeyi anlatacağım. 1992 yılında gazeteciliği bırakmış, evimden sağa sola yazı yazarak, reklam ajanslarının 'below the line' tabir edilen broşür yazmak vs. gibi işlerini yaparak, televizyonlara program formatı hazırlayarak geçinmeye başladım. Kendi çapımda hiç de fena para kazanmıyordum. 1993'ün Aralık ayında belli bir refaha sahiptim. Hadi gelin bu refaha endekslenelim, yani 'İsmet Berkan'ın kişisel geçim endeksi'ni Aralık 93'ten 100 diye başlatalım. 1994 Ocak ayında kriz patlak verdi. Dolar önce 20 bin liraya fırladı, sonra adım adım arttı. Tansu Çiller hükümeti görülmemiş bir basiretsizlik örneği sergileyerek bu krizi çıkardığı gibi kriz sonrasının önlemlerini de bir türlü açıklayamadı. Sizin de bildiğiniz gibi Türkiye ocak ortasından Nisan ayının başına kadar boşlukta sallandı. Taa ki 5 Nisan günü bilinen meşhur kararlar açıklandı. O gün dolar 40 bin liraya fırladı vs. Benim endeksim ocak ayının sonunda önce 80'e, sonra nisan ayında 40'a kadar indi. Çünkü işlerim bıçak gibi kesilmiş, alacağım paraları alamaz hale gelmiştim. Herkesin krizinde ilk feda edilen ben olmuştum yani. Otomobilimi satmak zorunda kaldım, borçlarımı ödeyemez hale geldim, iki yıldır kendime özene bezene kurduğum ve bir iş yerine bağlı olarak çalışmamaya dayanan yaşam tarzımdan vazgeçme noktasına geldim. Bir yerde işe girecektim ama etrafta iş de yoktu. Neyse 1994 Temmuz'unda Sabah Grubu'nda Yeni Yüzyıl'ın çıkış hazırlıkları için işe başladım, yeniden düzenli gelir elde eder hale geldim. Geldim ama 40'a dayanmış olan kişisel endeksim aldığım maaşla ancak 60 seviyesine gelebildi, daha öteye değil. Daha sonra Radikal'in çıkış hazırlıkları için Simge Grubu'na geçtim, Radikal için Ankara'ya gittim vs. derken kişisel endeksim biraz daha düzeldi, hesabıma göre 75 civarına geldi. Ama bu arada zaman hızla geçiyordu, 1994 krizi biteli 3 yıl olmuştu. 2001 yılının Şubat ayında, yani benim endeksimi düşüren 94 Krizinden 7 yıl sonra durumum hâlâ 1993 Aralık ayındaki noktasına gelebilmiş değildi. Ama şikâyetlerim de büyük ölçüde ortadan kalkmıştı. Ve derken Başbakan Bülent Ecevit pazartesi sabahı bir masadan kalktı, bir odayı terk etti. Başka hiçbir şey umurumda değil, benim kişisel endeksim yeniden aşağı doğru inmeye başladı. Serbest döviz kuruna geçildi ama henüz dolar da, mark da fiyatını bulabilmiş değil. O yüzden endeksimin ne kadar düştüğünü tam olarak hesaplayamıyorum ama tahminen yeniden 50 seviyesine dönmüş durumdayım. 1994'te de hükümet tarafından dolandırılmıştım, 2001'de de aynı şey oldu. Devlet, her iki seferde de benim cüzdanımdan para çaldı, dişimle tırnağımla çalışa çalışa oluşturduğum hayat tarzımdan fedakârlık etmeye beni zorladı. Eminim bu yazıyı okuyan herkesin tek tek böyle öyküleri var. Refah seviyemiz ne olursa olsun, gecekonduda da yaşasak, köşklerde de yaşasak hükümetin bu son kararından hepimiz etkilendik. Belki bazılarımız etkiyi daha az, bazılarımız bıçak zaten kemiğe dayandığı için daha çok hissediyor ama bence ahlaki açıdan hepimizin durumu aynı. Çünkü hepimiz kandırıldık. Parasızlık, işsizlik, açlık... Hepsi feci şeyler kuşkusuz ama insanı en fena yapanı inanın bana kandırılmak.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||