![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Heba olan çaba Amerika'da yapılan bir araştırmada, basketbolculara mağlubiyet durumunda kendilerini en çok neyin üzdüğü sorulmuş. Sporun tam bir endüstri olduğu ABD'de bile, ezici bir çoğunluk bu soruya "Çabaların boşa gitmesi" yanıtını vermiş. Oyuncular, antrenman salonları, kroslar, ağırlık çalışmaları ile akıttıkları tere üzülmüş. Peki, Beşiktaşlılar dünkü Efes maçı sonrası ne düşündüler acaba?Çok iyi bir mücadele vermelerine karşın, psikolojik olarak mağlup oldular. Bu da skorborda yansıdı. Fiziksel çabalarının kazandırdıklarını, zihinsel zayıflıklarla kaybettiler. İnanmadıkları için, kendilerine ve bedenlerine ihanet etmiş olmadılar mı? İkinci periyodda konsantrasyonlarını kaybetmiş olmasalar, çok önemli bir rakibi, güzel bir oyunla yenmiş olacaklardı. Efes'te ciddi bir istikrar sorunu var. Bu takımı yıllardır takip edenler için, şaşırtıcı bir görüntü. Maçın belli dönemlerinde adeta donup kalıyorlar. Basketbol yüksek skorlu bir oyun. İyi takımların böyle bir lüksü olamaz. 40 dakikayı 'takım gibi' oynayarak Efes Pilsen olmuşlardı, acilen o günlere dönmeleri gerek. Dün sonucu belirleyen ikinci bölüm oldu. Efes, 10 dakikada 20 serbest atıştan tam 19 sayı buldu. Beşiktaş, ikisi teknik, 13 faul yaptı. Evet, hakemler takdir haklarını daha çok Efes'ten yana kullandılar ama sonuçta esas sorumlu, sinirlendikçe daha çok faul yapan ve Efes'le oynamayı bırakıp hakemlerle yeni bir maça çıkan kendileriydi. Artan faullerle gerilen sinirlere karşın, Beşiktaş kenar yönetimi ikinci yarıda tekrar kontrolü ele almayı başardı. Yarı saha presle başlayıp alan savunmasına çekilen Siyah-Beyazlılar, en önemli sorunu kadrosunda gerçek bir forvetin bulunmaması olan Efes'i şaşırttı. Volkan ve Faruk beraber oynarken, Efes'te kimse onlarla eşleşemedi. "Bal yapayamayan arı" Scepanoviç bile bu dakikalarda çok arandı. İlginçtir, ilk yarının tamamında oynayan tek oyuncu olmasına karşın, ikinci yarıda sahaya bile girmedi Scepanoviç... Beşiktaş "bir ve kutu" savunma da dahil olmak üzere, her şeyi denedi. Başarılı da oldu. Bitime 4 dakika kala eşitliği sağladı ama ikinci çeyrekte kaybettikleri inisiyatifi kazanmak için harcadıkları efor, maçın sonunda diri kalmalarına engel oldu. Mulaomeroviç'in bitime 45 saniye kala attığı üçlük, galibi belirledi. Beşiktaşlılar, onca çabanın nasıl heba olduğunu kendilerine sormalı...
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||