Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
25 Şubat 2001

Hükümet Bush desteğiyle devam

Türkiye Cumhurbaşkanı Sezer'le tartışarak girdiği ekonomik krizle sarsılan hükümet, ABD Başkanı Bush'tan aldığı destek sonrası yola tam kadro devam ediyor.
Ecevit, Bahçeli ve Yılmaz, dün dört saatten fazla süren toplantıya, dünya devi ABD'den aldıkları desteğin rahatlığıyla girdiler. Ve muhtemelen bu rahatlıkla, Türk halkını bir gecede yüzde kırk fakirleştiren krizin, ödenecek hiçbir siyasi faturası olmadığına karar verdiler. Kabine revizyonuna gerek olmadığını açıkladılar.
Ne mutlu bize ki, Yunanistan'dan Rusya'ya, Brezilya'ya kadar yedi düveli sarsan ekonomik krizde, DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetinin hiçbir rolü olmadığı böylece anlaşıldı. Avrupa Birliği'nden ABD'ye kadar her tarafı kırmızı alarma geçiren bu felaketin, Merkez Bankası Başkanı Erçel ve Hazine Müsteşarı Demiralp yüzünden başımıza geldiği ortaya çıktı. Demek ki ekonomiyle ilgili bütün bakanlar işlerini çok düzgün yapıyorlar ki, yerlerini koruyabiliyorlar.

Denge politikaları siyaseti tıkıyor
Amerika'nın verdiği desteğin aslında nasıl ciddi uyarılar içerdiği konusunu bir sonraki bölüme bırakarak, dünkü perde arkası pazarlıklarına göz atmakta yarar var. Bu aynı zamanda dünyanın her ülkesinde işleyen ve toplumun sisteme inancını güçlendiren istifa ve azil kurumlarının Türkiye'de neden işleyemediğini de gösteriyor:
Kulislere yansıyan bilgilere göre, ANAP lideri Yılmaz, Ankara'daki büyükelçiliklerden MGK toplantılarına dek her yerde -haklı ya da haksız konuşulan Enerji Bakanı Ersümer'in isminin dünkü zirvede de gündeme gelebileceğini tahmin ediyor. Ve Meclis büromuzdan Canan Gedik'in saptamasına göre, zirve öncesi Ersümer'e "Anlaşırsak ayrılabilir misin?" diye soruyor.
Bunun anlamı şu: Yılmaz Ersümer'i gözden çıkarmış ama, Ecevit ve Bahçeli'yle yapacağı pazarlık sonucu onu kabinede tutabilir de. Ama Ersümer karşılığında, hiç değilse Telekom ve THY özelleştirmelerinde ayak sürüyen MHP'li Ulaştırma Bakanı Eniz Öksüz'ün kabine dışı kalmasını istiyor. Bahçeli buna 'evet' derse parti içi dengelerin bozulmasından endişe ediyor. Ecevit ise 'Bakanları görevden alırsak peşinen suçlu ilan etmiş olmaz mıyız?' kaygısında. Ayrıca kabinede ANAP ve MHP'li bakan değişikliği demek, kaçınılmaz olarak DSP'li bakanların da değişmesi demek. Bu da Ecevit'in sıkıntısını artırabilir. Neticede taktik tutuyor. Bakanlar koltuklarını koruyorlar. Dengeler bozulmuyor. Siyasetteki tıkanma biraz daha koyulaşıyor.

Desteğin bedeli
Hükümete Amerikan desteğinin aslında nasıl ciddi uyarılar içerdiğini, Bush'un Üsküp'teki Ecevit'i aramasından bir iki saat önce İstanbul'da Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'na hitap eden ABD'nin Ankara Büyükelçisi Robert Pearson'un sözlerinden öğrendik. Pearson'un verdiği mesajlar şunlar:
- Yapısal ve bankacılık sektörü reformlarıyla, mali disiplini sağlamada gecikmeler endişe yaratıyor.
- 'Ekonominin devlet planlamasından özgürleştirilmesi' için gereken yasal ve idari önlemlerin daha çok gecikmesi iç ve dış yatırımları daha da olumsuz etkileyecektir.
- Ekonomik program gözden geçirilebilir, ama terk edilmemelidir. ABD ekonomik programın sürdürülmesini ve serbest kur politikasını destekliyor.
- Ama artık, sözlerin yetmediğini, harekete geçilmesi gerektiğini en açık şekliyle söylüyor.
- 'Bütün gözler Türkiye'nin üzerinde. Bu sizin ikinci kurtuluş savaşınız sayılır' diyerek sözlerini bitiriyor.'
Bu sözleri, koalisyon liderlerinin dünkü kararıyla birleştirirsek, hiç değilse bu krizden bir ders çıkarılacağı ve şimdiye dek ekonomik programı hedeflediği gibi uygulayamayan hükümetin bundan böyle Meclis'i de gereğince çalıştırarak Türk mucizesini yaratacağı umuduna kapılabiliriz.
Belki, Sezer de, Ecevit de, pazartesi günkü MGK'da çıkabilecek yeni bir tartışmanın hem siyasi, hem de ekonomik yapıyı, artık Bush'un araya girse bile, geri dönülmez noktaya getireceğini hesaplamışlardır.
Bu, tabii, iyimser bakış.
Kötümser bakışı dile getirip getirmeme kararını, moralleri şimdi daha fazla bozmamak için, MGK toplantısı sonrasına ertelemekte yarar var.


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.