![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Olur böyle vakalar Yoksa yazının başlığını "Türk polisi yakalar" mı yapsaydık? Çünkü kahraman polisimizin tepkisi üzerine Sansür Üst Kurulu harekete geçip "Hemşo"nun 16 yaşından küçükler tarafından izlenmesini yasakladı, biliyorsunuz. Radikal'de evvelsi gün kısa, dün de "Aman çocuklar 'o polisi' görmesin!" başlığıyla hayli uzun bir haberi vardı. Üst Kurul (ki, resmi adı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Denetleme Kurulu oluyor) filmi izleyip kalpleri kırılan polislerin tepkileri üzerine, Kültür Bakanlığı'nın gösterme izni verdiği filme "16 yaşından küçükler izleyemez" şartı getirdi. Yine de Allaha şükür! Bunda şükredecek ne var diyorsanız, hemen hatırlatalım: Üst Kurul'daki İçişleri Bakanlığı temsilcisi Aydın Türkeli filmin tamamen yasaklanması gerektiğini savunmuş. Aslında toplantının "12 Öfkeli adam"vari bir havası varmış sanki. Hani orda katil zanlısının katil olmayabileceğini sadece bir adam savunur, ötekileri teker teker safına çeker, falan. Rivayete göre bu toplantıda da kısıtlama yanlılarının oranı önce 6'ya 1'miş. Sonra polisin yiğit savunucusu Türkeli, ikna gücü sayesinde Kültür Bakanlığı (Ayten Şan), Milli Eğitim Bakanlığı (Sürmeli Ağdemir) ve Milli Güvenlik Kurulu temsilcilerini (Şinasi Ertekin) kendi safına çekmeyi başarmış. Neyse ki SESAM (Yılmaz Atadeniz), MESAM (Ali Kocatepe) temsilcileriyle oyuncu Aytaç Arman, sonuna kadar Ömer Uğur'un filmine devlet makası değmesin diye çalışmışlar. Demek ki, başlangıçta "Hemşo"ya gösterim izni veren Kültür Bakanlığı'nın temsilcisi o ilk kararı kalpten benimsemiş olsaymış "Hemşo" da kısıtlanmaksızın varlığını sürdürürmüş. Küçükler için zararlı sinema, video ve müzik eserleri başlıklı "ayıp saptama" elkitabının 12'nci maddesi şöyle diyor: "Komisyonlar ve kurullarca çocukların ruh ve beden sağlıklarını, yetişmelerini, olumsuz yönde etkileyebileceği tespit edilen film, video ve müzik eserlerinin 16 yaşından küçük olanlara gösterilmesine ve icrasına izin verilmez." Levent Kazak ile Cengiz Küçükayvaz'ın oynadıkları iki polis, işte bu ruh sağlığı faslına giriyor. Neyse ki bunca hassasiyetle üzerine titrenen polis, sadece Türk polisi. Yoksa başta Amerikan filmleri olmak üzere sinemanın nice rüşvetçi, işkenceci, tacizci ve her şeyci polisi şimdiye dek genç seyircilerden uzak kalmıştı. "Kötü Polis/Bad Lieutenant", "Güçlüler Bölgesi /Copland"in polisleri, "Serpico", "New York'un Kralİ/The King of New York" falan gibi. Ama maksat çocuklara kötü örnek göstererek her tür sağlıklarını olumsuz yönde etkileyecek şeyleri yasaklamaksa, televizyon haberlerinin de ikinci bir emre kadar yasaklanmasını öneriyorum. Buna karar verecek komitenin başkanlığını da Aydın bey yaparak, halk saflarında isimleriyle müsemma bir aydınlık yaratsınlar. Ne de olsa kendileri, başında polislikten gelme ve dini değerlere saygılı bir bakanın bulunduğu bir bakanlığı temsil etmekteler. Böylece hepimizi televizyon ekranlarına dahil olmayı başarmış bozguncu olayların etkisinden kurtarırlar.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||