Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
2 Mart 2001

Yönetim senaryoları

Derviş'in Merkez Bankası'nın başına gelmesiyle, 'Piyasalarda denge olur ama hükümette olumsuzluklar ön plana çıkar' denilirken, görevi reddederse fırtınanın uzayacağı ifade ediliyor
Haber ResmiANKARA - Enflasyonla mücadele programından dönüşün faturasını üstlenen tüm kesimler, ekonomi yönetiminin değişmesini, ekonomi bürokrasisine bir an öce atama yapılarak 'yola devam' edilmesini bekliyor. Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş'in Türkiye'ye çağrılması bir umut yaratırken, belirsizlik de ekonomi yönetimi üzerine senaryolara yol açıyor. Derviş'in Başbakan ile görüşmesi beklenirken, dün Ankara'da üç farklı senaryo ortaya çıktı ve tartışmalar da bu senaryolar üzerine yapıldı.
Derviş'in ekonomiden sorumlu bakan olarak görev alması halinde, 'Uluslararası destek oluşur, piyasaların ateşi düşer ama hükümette olumsuzlar ön plana çıkar' yorumları yapılıyor. Derviş'in, "Ben teknisyen değilim, gelirsem ekonominin yönetimine gelirim" şeklindeki sözleri ise ikinci senaryoyu; Derviş'in görüşme sonrasında hiçbir görevi kabul etmeden ayrılması üzerine kurulmasına yol açtı. Bu durumda, ilk olumsuzluğun piyasalara etkisi ortaya çıkacak. Üçüncü senaryo ise Derviş'in, ifade edildiği gibi bakanlıkta ısrar etmeyeceği ve Merkez Bankası başkanlığını kabul edeceği yönünde. Bu durumda, ekonomi yönetimindeki siyasi boşluğa rağmen, programın hızla oluşturulması piyasalarda olumlu etki yaratacak. Siyasi sorumluluğu olmayan biri tarafından hazırlanması ise hükümetin onay sürecini uzatacak.

Yoğun ilgi şaşırttı
Başbakan Bülent Ecevit'in Türkiye'ye davet ettiği Dünya Bankası Başkan Yardımcısı Kemal Derviş, 17.05'te Ankara'ya geldi. Gazetecilerin yoğunluğu karşısında, gösterilen ilgiye teşekkür eden Derviş, "Hakikaten bu kadar ilgiyi hak etmiyorum" dedi. Derviş, "Sayın Başbakan Bülent Ecevit, görüşmek üzere çağırdılar. Görüşeceğiz. Sayın Başbakan ve diğer arkadaşlarla görüşmeden, bir açıklamada bulunmam doğru olmaz. Fakat elden gelen yardımı tabii ki yapmaya çalışacağız. Türk toplum yapısı çok sağlam. Herşeye rağmen zorlukların üstesinden geleceğimize kesinlikle inanıyorum." diyerek "Türkiye krizden kurtulabilir mi" şeklindeki soruyu da "Bunda hiçbir zorluk görmüyorum" diye yanıtladı. Kemal Derviş, "Türkiye'deki krizin nedeni nedir" sorusu üzerine de, "Bunu, bir-iki gün sonra tartışırız" dedi.

Neler olabilir?
Derviş ekonominin başına gelirse:

  • IMF ve Dünya Bankası politikalarını iyi bilen Kemal Derviş'in gelişi öncelikle Türkiye'yi destekleyen iki kurum tarafından olumlu algılanacak.
  • Tartışmalı politikalar netleştirilebilecek ve ateşi düşürecek uygulamalara hızla geçilebilecek.
  • Kabine revizyonu bekletilmeyecek.
  • Ekonomi yönetimindeki şaşkınlık sona erecek.
  • Ekonomi bürokrasisine atama tek merkezli yapılabilecek.
  • Hızla yeni programın oluşturulmasına gelinecek.
  • Derviş, ekonomi yönetimini alınca siyasi beklentiler kesilecek. Bu, koalisyonda sıkıntı yaratabilecek.
    Giderse:
  • Yeniden arayışlarla vakit kaybedilecek.
  • Piyasalardaki endişeli bekleyiş uzayacak.
  • Program hedeflerinin belirlenmesi gecikecek.
  • Yeniden arayışlar, kırgınlıklara neden olacak.
  • Ekonomi bürokrasisinin güveni kalmayacak.
    Merkez Bankası'nı kabul ederse:
  • Program için adımlar atılmaya başlanacak.
  • Kısa vadede ekonominin ateşi düşürülebilecek.
  • Ekonomi bükokrasisi siyasi olmasa da tek merkezli olacak. Ancak, güven zedelenmesi yaşanacak.
  • Yönetim belirsizliği karar sürecini uzatacak.
  • Kabinede beklenen revizyon, Hazine ve Merkez Bankası'na atamalarla ertelenebilecek. (Radikal)


    Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.