İskenderpaşa'da devrimNakşibendiliğin İskenderpaşa cemaati olarak bilinen kolu, Esad Coşan döneminde 'klasik' yapısında çok önemli değişimler yaşadı; eğitim konusuna özel önem veren Coşan, cemaat üyeleri arasındaki ilişkiyi internete de taşıdı Esad Coşan tasavvuf tarihi açısından önemli bir sima. Nakşibendi yolunun takipçileri ilerde onu geleneksel çizgiyi modernleştirmeyi başarmış bir şeyh olarak hatırlayacaklar.
Onun dönemine kadar İskenderpaşa Camii ve çevresiyle sınırlı; ziyaretçileri ve bağlıları arasında ünlü politikacıların bulunması dolayısıyla ilgi çeken tarikat Esad Coşan'la siyasi elitten koparak üniversite gençliğine ve İslam'a ilgi duyan farklı toplumlara yöneldi, çevrelerinde kalabalıklar bulunmasını isteyen şeyhlerin uhdelerinde tuttukları ritüeller herkese açık hale geldi..Sanal dergâh Artık Nakşibendilik meraklıların gözünde bir 'sır' değil, mahiyetini öğrenmek herkesin dergâhla ve şeyhle doğrudan ilişki kurmadan kafasına takılan soruların cevabını öğrenebileceği, interaktif olarak iletişim kurup belki de zamanla bu yoldan ' intisap edebileceği' bir ekol.
Bunu Esad Coşan'ın iletişim devrimine ve internete verdiği önem sağladı. Halen sanal ortamda 10'dan fazla Türkçe-İngilizce site İskenderpaşa ekolüne bağlı olarak yayın yapıyor. Ve dünyanın farklı yerlerinde manen Coşan'a bağlı ama bir kısmı ne İstanbul'u ne İskenderpaşa'yı görmemiş dergâhlar var. İnternet kanalları üzerinden Nakşibendi geleneğinin kaynakları, ritüelleri ve Esad Coşan'ın vaaz ve konferansları sesli-yazılı olarak aktarılıyor. Zikrin ve derslerin nasıl yapılacağı, hangi duaların nasıl okunacağı, rabıta v.s. dahil.
Bütün bunlara bakarak artık Nakşibendiliğin eski Nakşibendilik, Esad Coşan'ın da eski şeyhlerden biri olmadığını ifade etmek mümkün.
Esad Coşan, Kafkasya'dan Çanakkale'ye göçmüş bir aileye mensuptu ve soyunun Hz. Ali'ye kadar uzandığı biliniyordu. Arap dili ve edebiyatı üzerine yüksek öğrenim yapmış, eski yazılı Türkçe metinler konusunda akademik kariyer sahibiydi. Hacı Bektaşı Veli'ye nispet edilen Makalat'ı konu alan çalışmasıyla doçent olmuştu; İbrahim Müteferrika'nın Risale-i İslamiye adlı eseriyle profesör olduğunda (1982) iki yıldır İskenderpaşa cemaatinin başında bulunuyordu. Bundan dolayı tarikat içinde sivrilmesi ve daha Mehmed Zahid Kotku'nun sağlığında onun yerine vaaz için kürsüye çıkarılmasına kimse şaşırmadı.
Coşan eski şeyhlerle kıyaslandığında kadınların toplum içinde yer ve kariyer sahibi olmalarına verdiği önemle de farklıydı. Nitekim tesettürü savunmakla birlikte bunun çarşaf olarak yorumlanmasının kadını çalışma hayatının dışına iteceği kanaatindeydi ve kendi aile fertlerinin de başörtüsü kullanmasını yeterli gördü. Çeşitli vaazlarında kadınları toplumsal sorumluluk üstlenmeye ve eğitim seviyelerini geliştirmeye teşvik ettiği de biliniyor. Nureddin Coşan dönemi Esad Coşan'ın geçtiğimiz ay Avusturalya'daki kazada ölümü üzerine İskenderpaşa cemaati bir kez daha gündeme geldi. Ancak dergâh tereeddüde yer bırakmadan varisin 'Coşan'ın Sevdiği' tanımlamasıyla oğlu Nureddin Coşan olduğunu açıkladı.
Cemaatin tercihini Mehmed Zahid Kotku'nun da yakın arkadaşı olan Esad Coşan'ın babası Necati Coşan'dan yana yapabileceği de söyleniyordu; ancak dergâhın bu eski mensubunun yaşının hayli ilerlemiş olması ve başlatılan açılımın kesintisiz devam ettirilmesi düşüncesiyle Nureddin Coşan'a yönelindi. Necati Coşan da 'Oğlum ilmiyle bizden iyisini bilirdi, bize onun isteğine uymak düşer. Torunumun destekçisiyim ve her zaman onun yanında olacağım..' diyerek bu seçimi onaylayınca sorun çözüldü.
Yeni dönemde Nureddin Coşan'ın klasik dergâh faaliyetini kurulacağı açıklanan Esad Coşan Vakfı üzerinden sürdüreceği ve zikirlere kendisi de katılmakla birlikte esas olarak bu hizmeti dergâhın kıdemlilerine bırakacağı söylenebilir. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde sanal ortamda daha da güçlenen, şeyhlik karizmasından ziyade 'kurumsal kimliğe' dayanan bir Nakşibendilik hareketi izleyeceğimize şüphe yok. Dolayısıyla Esad Coşan'ı geleneksellikten modernliğe bir geçiş olarak görürsek, Nureddin Coşan'ın 'milenyum cemaat liderlerinin ilki' olacağı ve dergâhı gelecekle bağlantılandırmaya çalışacağı söylenebilir. Nureddin Coşan kim? 1963 yılında Ankara'da doğan Nureddin Coşan ilk ve orta öğrenimini Ankara'da Fevzi Çakmak İlkokulu ve İmam Hatip Lisesi'nde tamamladı. Daha sonra (1982) Suudi Arabistan'a giden Nureddin Coşan, Kral Suud Üniversitesi'nde Arap dili ve edebiyatı
eğitimi aldı. 1992'de ABD'ye giden Nureddin Coşan New York College of Saint Rose'da işletme öğrenimi gördü. Daha sonra İstanbul'a dönen ve ticaretle ilgilenmeye başlayan Coşan bu sırada evlendi. İskenderpaşa cemaatinin genç varisi iki çocuk sahibi. 'Cumhurbaşkanının takdiridir' Babanızın defni vesilesiyle devlet katında ortaya çıkan durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Cumhurbaşkanı'na yönelik bir kızgınlık içinde misiniz?
Babamın defni konusunda devletin yürütme organı durumundaki merciler arasında çıkan ihtilaf üzüntü vericidir. Biz aile olarak milletimize hizmeti ilke edinmiş kimseleriz. Aile büyüklerim hem anne tarafından, hem de baba tarafından köklü bir ilmi geleneğe sahip, ulema sınıfına mensup, vatan, millet, devlet ve asli değerlerimiz uğruna canlarını mallarını ortaya koyan, feda eden insanlar. Babamın dedesi ve kardeşleri Birinci Dünya Savaşı'nda Çanakkale ve diğer cephelerde şehit düşmüş yüksek tahsilli, ilmiye mesleğine mensup şahsiyetlerdi.
Yine anne tarafından dedem olan Mehmed Zahid Kotku da fikirleri halkımız tarafından yaygın olarak benimsenen, sevilen, sayılan, sevgi ve güzel ahlak timsali bir insandı. Böylesine köklü bir ilim ve irfan ortamından gelen babam da ömrünü
ilim, irfan ve insanlığa hizmet yolunda tamamlamıştır. Milletimizin gelişmesi, birlik ve beraberliği için çalışmıştır. Bilgili, erdemli birbirini seven, becerisi yüksek insanlar yetiştirmiştir.
Bize; adaletli olmak, hakka riayet etmek, sevmeyi erdem edinmek, güzel ahlaklı olmak, milletimize ve insanlığa hizmet etmek, sorumluluklarımızı yerine getirmek gibi değerleri öğütlemiştir. Milletimizin çok değer verdiği, devlet büyüklerinin en üst seviyede anma merasimlerine katıldığı, UNESCO tarafından adına yılların ilan edildiği Mevlana, Yunus Emre, Ahmed Yesevi'nin öğretisini, hizmet anlayışını, sevgi iklimini, birlik ve beraberlik mesajını çağın şartlarına uygun hale getirmiş, onların metodunu benimsemiş, ilim, gönül, ahlak ve sevgi timsali bir şahsiyetti. Avustralya ve dünyanın diğer bölgelerine hep milletimizin değerlerini götürmüş. Milletimize hizmetten başka bir düşüncesi olmamıştır. Ulusal değerlerimizin evrenselleşmesi için çalışmıştır. Bir kırgınlığınız söz konusu mu? Babamın vefatından sonra, Avustralya'daki şartlar ve yaşarken dile getirdiği Süleymaniye Camisi'nin mezarlığına defni ile ilgili arzusu doğrultusunda ilgili mercilere müracaatlarda bulunduk. Avustralya'dan nakil sırasında ilgili bakanlık ve ona bağlı kurumlar, Avustralya makamları gereken hassasiyeti gösterdi. Babamın bir arzusunu gerçekleştirmek için üzerimize düşeni yapmaya çalıştık. Biz babamızın sahip olduğu vasıflarla; hizmetleri, milletimize, milli kültürümüze, dilimize, güzel bir çevre oluşmasına, sivil toplum anlayışının gelişmesine, milli menfaatlerimizin korunmasına katkılarıyla, halk tarafından benimsenmiş, dinin asli değerlerine uygun, hurafelerden uzak, bilimsel bir anlayışı yansıtan hizmetleriyle, milleti millet yapan değerlerimizi yaşatmasıyla bu talebin makul olduğunu düşünerek ilgili makamlara başvuruda bulunduk. Sayın Başbakan, sayın başbakan yardımcıları ve sayın Bakanlar Kurulu
üyeleri gereken ilgi ve alakayı gösterdiler.
Cumhurbaşkanı da meseleye eşitlik açısından yaklaştığını belirterek takdir hakkını kullanmıştır. Bizim için bir kırgınlık, kızgınlık söz konusu değildir.
Süleymaniye'nin bir özelliği?
Ölümden sonra defin yerinin Allah katında insana katacağı bir değer yoktur, hatta mekânlar insanların varlığı ile bir anlam kazanır. İnsanın kıymeti; hizmetleri, eserleri, fikirleri, karakteri ve şahsiyetiyle ölçülür. Babamın yaptıklarının da milletimiz tarafından nasıl algılandığını cenazesine katılım ve katılanların sergiledikleri olgun tavırlarla bir kere daha görmüş olduk. Alakasını esirgemeyen, acımızı paylaşan herkese bu vesile ile de teşekkür ederim.
Yarın: Nureddin Coşan, ilkelerini, hedeflerini ve projelerini anlatıyor...
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.
|