![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Osmanlı tarihi Bugünlerde yazdığım bir kitap nedeniyle okumamın büyük kısmını Osmanlı tarihine ayırdığımı geçen gün yazmıştım. Tarih çoğumuz için ilginç bir konudur, çünkü hep bugünlere bir ayna tuttuğunu varsayarız. Bu inancımızı abarttığımız da olur, çünkü tarih 'tekerrür' kadar değişimi de içerir.Şimdiki okumalarımda hepimizin bildiği bazı şeyler, bilinir şeyler olmalarına rağmen, daha fazla dikkatimi çekiyor: özetle, bunun oldukça kanlı bir tarih olması. ('Çok' kanlı demiyorum, çünkü onun ölçüsünü bulmak zor; ama bu da 'az' değil, doğrusu.) İlk ağızda, 'kardeş katli' faslı. Bunun en çok örneği kardeşler arasında geçtiği için ağzımızdan ilk o çıkıyor; ama babasını öldüren de var ve oğlunu öldüren çok daha fazla var. (Arada tek tük 'amca' ve 'yeğen' öldüreni de unutmamalı.) Dolayısıyla, tahtta olabilmek için, öldürebilen, öldürebildiğini öldürmüş. 'Kardeş katli' konusu açılınca çok zaman Fatih'in Kanunname'si söz konusu olur ve onun bunu yasallaştırdığı söylenir. Evet, ama bunu icat eden o değildir. Zaten yapılan şeyi onaylamıştır. Yasak etmeye kalksa, herhalde Kanunname'nin en fazla ihlal edilen bölümü orası olurdu. I. Ahmed'le birlikte usulün ortadan kalktığını öğrenmişizdir: 'Ekberiyet' sistemine geçildi; en yaşlı erkek tahta geçti; kardeş katli sona erdi.' Öyle mi? Genç Osman, en büyük kardeşi Mehmed'i boğdurttu; onun yerini alan IV. Murat Revan'ı alınca fetih kutlamaları arasında iki kardeşini, daha sonra kalan ikinin birini öldürttü; Avcı Mehmed'in üvey kardeşlerini öldürtmesini annesi Turhan Sultan zor engelledi; ama bunlardan Selim'i boğdurttu Mehmed; II. Mustafa tahttan indirilmemek için III. Ahmed'i öldürmeye kıyamadı, ama Ahmed'in padişah olduktan sonra onu zehirletmediği o kadar kesin değil; öldükten sonra dul karısının zorla bir başka biriyle everilmesi Osmanlı'da benzersiz bir olay. Bu tarihlerde hanedanın çocuk alanındaki üretkenliği (her alanla birlikte) epeyce azalmıştı. Gene de az 'katil' vakası saymadım. Devam: III. Osman'ın Şehzade Mehmed'i zehirlettiği aşağı yukarı kesin. Kısa saltanatında, öteki iki yeğeni irtihal-i ruh eyledi ve tahta I. Abdülhamid geçti. Kimseyi öldürtmesine gerek yoktu. Yerini alan III. Selim'i IV. Mustafa (Selim'in yeğeni olurdu), onu da II. Mahmud öldürttü (bunlar kardeşti). Böylece 19. yüzyıla başlanmıştı. Bundan sonra padişah veya şehzade öldürülmedi. 'Ekberiyet' sistemiyle kardeş katlinin 'tarihe karışmasından' sonra olanları yazdım. Yalnız bu gelenekle ilgili olarak değil, genel olarak, tarihte olup bitmiş işlerin bugünün değer yargılarıyla yargılanamayacağını savunurum. Bunu biraz daha özgülleştirmek gerekirse, geçmişte olanlara bugün geçerli olan değerler açısından bir değerlendirme elbette yapılabilir ama söz konusu olayın içinde olan kişilerin bugünkü değerler çerçevesinde düşünmediğini unutmamamız gerekir. Bunu biraz daha açmak gerekirse, "O zaman geçerli değerler ne olursa olsun, kardeş katli, sonuçları bakımından çok kötü olmuştur" diyebiliriz; ama bunu yapan insanların da böyle düşündüklerini, inandıklarını, buna rağmen öyle davrandıklarını söylemek yanlıştır. Çünkü o insanların ideolojilerinde, yapılan işi mazur gösteren güçlü öğeler de vardı. Gene de bu sefer çok göründü bana; belki 'ekberiyet'ten sonra da işin nasıl devam ettiğini daha iyi gördüğüm için. Bundan şu sonuç çıkıyor: taht gailesi içinde olanlar açısından en iyi çözüm öldürmek. Ama buna tepki var. O halde, biçimine getirip öldürmek gerekiyor. Sözgelişi, halk Revan zaferini kutlarken iki şehzadeyi boğmak gibi... Bütün bu tarihlerde herkes çok masum, bir tek Osmanlı kardeş katili değildir. Gene de böyle bir yasa ve böyle bir uygulama hiç kimsede yoktu. Buna, yığınla cariyeden çok çocuk edinme faktörü de ekleniyor. Avrupalı bi kral bir tane kardeşini nasıl zehirleyeceğini düşünürken on dokuz cenaze kaldırmak, ne olsa, dünyanın dikkatini, pek de hoş denmeyecek biçimde, üstüne çekiyor.
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||