![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Kararlı olmak Mevcut durumu gerçekçi bir şekilde tespit etmeden, hedefleri kapsamlı bir şekilde tanımlamadan ve söz konusu hedeflere ulaşmak için akılcı bir strateji üretmeden nasıl kararlı olunabileceğini anlamak oldukça zor. 2000 yılı başında uygulamaya konan program, gerçekçi bir durum tespiti yapılamaması, teknisyenlerin katkılarıyla dışarda hazırlanan programın ve hedeflerinin iyi anlaşılamaması, topluma iyi anlatılarak gerekli desteğin sağlanamaması gibi sebeplerle başarılı olamadı, sorunlarımız iyice ağırlaştı. Bugün daha fazla hata yapma şansımızın kalmadığı bir noktadayız.Önce hedefimizi iyi tanımlamamız gerekiyor. Demokratik standartlarımızı geliştirmek, serbest piyasa altyapısını güçlendirmek, şeffaflığı sağlamak, sosyal bir hukuk devleti olmak istiyor, kısacası dünyadaki değişime ayak uydurmak yönünde kararlıysak öncelikle bunu çok iyi anlamak ve topluma anlatmak zorundayız. 2000 yılı başında uygulamaya konan program salt enflasyonu düşürme amacına yönelik değildi, ciddi bir yapısal değişim gerektiriyordu. Siyasetin yapısı ve yapılış şeklinin değiştiği, ekonomiye bütçe ve enflasyon hedefli para politikası dışında herhangi bir müdahalenin yapılmadığı, üretimde verimlilik ve rekabet gücünün arttığı yeni bir yapı model olarak benimsenmişti. Ancak böyle bir ortamda üreterek büyüyebilir, işsizlik ve enflasyon gibi sorunları kalıcı olarak çözebilir sosyal bir hukuk devleti olabilirdik. Bayram sonrasında yeni bir program ile yukarıda kısaca tanımladığımız hedeflere ulaşmaya çalışacağız. Ancak söz konusu programın mevcut durumu çok iyi tanımlaması, nihai hedeflere erişimi sağlayacak akılcı stratejiyi üretmesi, toplumun sorunlara bakış açısını değiştirerek güvenini kazanması zorunlu. Hedefe ulaşmak için ortaya konacak eylem planı ne kadar mükemmel olursa olsun toplum tarafından desteklenmediği sürece işimiz zor, zira bu durumda yeterli dış desteğin de temini kolay olmaz. Halen kamunun yanı sıra mali sektör ve reel kesimin çok ciddi sıkıntılar yaşadığını ve kendi dinamikleri ile işin içinden çıkamadıklarını biliyoruz. Bu durumun devamına mecburen de olsa göz yumularak günü kurtarmaya devam edilmesi mümkün değil. Çözümde öncelikle reformlarla kamunun ve mali sistemin yeniden düzenlenmesinden, toplumun bu süreci destekleyerek ortaya çıkacak sıkıntılara katlanmaya razı olmasından geçiyor. Gerekli güven ortamının tesisi ve devamı gerekli fedakârlıkların adil bir şekilde paylaştırılmasını zorunlu kılıyor. Mevcut durumu ve hedeflere erişim için hazırlanacak eylem planını topluma kimin anlatacağı da büyük önem taşıyor. Güven kaybına uğramış kişiler konusundaki toplumsal önyargı ne kadar iyi niyetli ve kararlı olunursa olunsun sıkıntı yaratabilir. Bu sebeple ekonominin sorumluluğuna yıpranmamış, bilgisi ve deneyimi ile içe dışa güven verebilecek birinin görevlendirilmesi büyük önem taşıyor. Eğer bu gerçekleşir iyi bir koordinasyon tesisine imkân tanınır, hükümette gerekli kararların alınmasında siyaseten elinden geleni yapar topluma örnek olmaya çalışırsa güven bunalımını aşmak sanıldığı kadar zor olmayabilir. Hükümet orta vadeli çözümler konusunda kararlı ise bu gerçeği dikkate almalı...
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||