Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
5 Mart 2001

'Açlık rüşveti körükler'

Gümrük Müsteşarı Saygılıoğlu, 'Trilyonluk dosyalara 200 milyon maaşı olanlar bakıyor. Aç insan, bataklığa daha çabuk düşer. Bürokraside dağınıklık da bu çarkın başka bir nedeni' dedi
Haber ResmiANKARA - Gümrük Müsteşarı Nevzat Saygılıoğlu, rüşvet ve yolsuzluklar konusunda Türkiye'nin kokuştuğunu, gümrüklerin ve diğer kamu kuruluşlarının da bu kokuşmuşluktan payını aldığını söyledi. Saygılıoğlu, Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı'nın (TESEV) Türkiye'de yolsuzluk hane halkı araştırma sonuçlarını değerlendirdi.
Araştırmaya göre gümrükçüler rüşvette trafik polislerini izliyor. Sıralamanın çok
önemli olmadığını belirten Saygılıoğlu, "Burada trafik polisi, gümrük, maliye, tapu, eğitim ve sağlığın kaçıncı sırada olduğundan daha ziyade kamudaki rüşvet yelpazesinin bu kadar geniş olması düşündürücüdür'' dedi.

Bürokrasi dağınık
Saygılıoğlu, rüşveti alanlara ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Bu konuda kamu
açısından üç gerçekle karşı karşıyayız. Bunların ilki ücretlerin düşüklüğü. Bu düşük ücretlerle, rüşvetle mücadele zor. Bugün 200 milyon lira maaş alanların elinden 200 milyar liralık, trilyonluk işlem dosyaları geçiyor.
Aç insan, bataklığa daha çabuk düşer. Bürokrasideki dağınıklık, bu çarkın bana göre bir başka nedeni. Aynı işi yapan birden fazla idarenin yanı sıra, aynı birimde bile bir konuda birden fazla mekanizma bulunuyor. İşini yaparken birini aşsan, diğerine takılıyorsun.
Aynı şekilde aidiyetin, kurumsal etiğin olmaması da rüşvet ve yolsuzluğu, alanlar yönünden etkileyen bir diğer unsur."

'Veren de ahlaksız'
Saygılıoğlu, rüşvet ve yolsuzluklarla mücadelede öncelikle buna neden olan etmenlerin ortadan kaldırılması gerektiğini de vurguladı ve "Rüşvet alanın arsız, ahlaksız olduğu yerde, rüşvet veren de ahlaksızdır'' diye konuştu. Kamuda rüşvet hastalığının önüne geçmek için tek tek sinek avlamak yerine, buna neden olan bataklıkları kurutmanın gerektiğini de ifade eden Saygılıoğlu, Türkiye'de devletin bir an önce küçültülmesi gereğine değindi.

'Gümrükler Türkiye'yi yansıtıyor'
"Bu mücadelenin yolu kamudaki kurum sayısını azaltmaktır. Bürokrasiyi asgariye indirmektir. Yine kamu personelinin maaşlarını iyileştirmektir. Herkesin bir ahlak sınırı vardır. Odalar dolusu dolar, altın görüp de ona bakmayacak insanlar olduğu gibi, senin, benim cebimdekini, hatta midemizdekini götürmek isteyen insanlar da vardır'' diyen Saygılıoğlu, gümrükler hakkında şu değerlendirmeyi yaptı: "Gümrükler Türkiye'nin genel durumundan ayrı tutulamaz. Ayrıca dünyanın her yerinde gümrük idarelerinde aynı olgudan, ama az, ama çok bahsediliyor. Biz bu olguyu ortadan kaldırma gayreti içindeyiz."
"Biz, gümrük idaresinde bunu sağlamaya, öncelikle Teşkilat Kanunu'nu değiştirmeye çalışıyoruz. Gümrük idarelerini çağdaş ve şeffaf faaliyet gösterir hale getirmek için uğraşıyoruz. Yine çalışanların ücret durumunu ve aidiyet duygusunu düzeltmeye gayret ediyoruz. Bugün Başbakanlığa bağlı olup da kadro karşılığı sözleşmesi olmayan tek kurum biziz. Denizcilik Müsteşarlığı'nda bu var ama dağ başında eleman çalıştıran benim idaremde yok" diyen Saygılıoğlu, şunları söyledi:
"Adamı kamera ile izlersen, açık ofiste çalıştırırsan, insanca ücret verirsen, onu eline kelepçe takılmaktan kurtarırsın. Biz, gümrüklerde bu mikrobun üremesini sağlayan zemini ortadan kaldırmaya çalışıyoruz." (aa)


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.