![]() |
Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar | |
Arkadaş gözüyle DervişProf. Dr. Asaf Savaş Akat arkadaşı Kemal Derviş'i şöyle anlatıyor: Kemal haklı dava ve politikalar için bastırmaktan asla yorulmaz. Yoksul ve talihsiz insanlara duyarlıdırİSTANBUL - TÜSİAD tarafından İngilizce yayımlanan Private View dergisinin bahar 2000 sayısının dünya çapında ünlü ve etkili isimlerin tanıtıldığı bölümünde, iktisat profesörü Asaf Savaş Akat, ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'i yazdı. İşte meslektaşı ve yakın arkadaşının gözüyle Derviş: Kemal Derviş'le 1967'nin yazında tanıştım. Ben bir yıl önce İstanbul İktisat Fakültesi'ni bitirmiş, hemen ardından İktisat Fakültesi'nde asistanlığa başlamıştım, Kemal de London School of Economics'teki ilk yılını yeni tamamlamıştı. İlk görüşte her ikimiz de birbirimizdeki iktisat sevdasını fark etmiştik. Ben 12 ay sonra bir OECD bursu ile İngiltere'ye gidince sık sık görüşme imkânı bulmaya başladık. Böylece uzun ve kalıcı bir dostluğun temeli atılmış oldu.Anılarım, hararetli tartışmalarla dolu. Kemal görüşlerine sıkı sıkıya bağlıydı, ben de öyleydim. Başta ekonomi teorisi, az gelişmişlik ve Türkiye'de demokrasinin geleceği olmak üzere aklınıza gelebilecek her konuda giriştiğimiz hararetli atışmalar dostluğumuza renk katıyordu. Tabii ki ikimiz de sol eğilimliydik. Ben Marksist ve Türkiye İşçi Partisi'ne yakındım. Kemal ise ta o zamanlarda bile reformcuydu ve CHP'ye yakındı. 1970 yılında ben İstanbul'a dönerken Kemal doktorası için Princeton Universitesi'ne gitti. Doktorasını tamamlayıp Türkiye'ye döndüğünde öğretim elemanı olarak Ankara'da ODTÜ'yü seçmesi beni hiç saşırtmadı, zira başkent siyesetin merkeziydi ve Kemal hemen Ecevit'in destekçileri ve danışmanları arasına katıldı. Ecevit CHP'nin başına yeni geçmişti. Amacı, eski devletçi partiyi çağdaş bir sosyal demokrat harekete çevirmekti. Zorlu yıllardı, Türk solu ideolojik olarak ekonomik millliyetçilik, devletçilik ve tipik Üçüncü Dünyacılık teorilerinin gölgesindeydi. Ekonomi teorisine ilişkin sağlam donanımı sayesinde Kemal popülist sloganların tuzağına düşmedi. Böyle olunca da doğal olarak ekonomik sorunlara popülizme batmış yaklaşımlar önerenlerin gözüne battı. Ancak bir-iki yıl dayanabildi Kemal. 'Sol siyaset'ten uğradığı hayal kırıklığı nedeniyle sonunda Dünya Bankası'ndan gelen teklifi kabul etti. Solu mantık ve bilgiden temizleyen 'Üçüncü Dünyacı'lar göbek atıyordu. Oysa bence Kemal'in gidişiyle Türkiye'nin kaybettiğini, Dünya Bankası kazanmıştı. 'Coşkulu ve pratik'
Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz. |
||