Radikal-çevrimiçi Ana Sayfa | İnsan | Yaşam | Türkiye | Politika | Yorum | Dış Haberler | Ekonomi | Borsa/Finans | Spor | Kültür/Sanat | Arka Sayfa | Yazarlar
5 Mart 2001

En iyimser: Yüzde 50

Bugünkü yazıda 2001 enflasyonu için bazı tahminlerde bulunacağım. Ancak, bu tahminleri yıl sonuna kadar götürmeyip, önümüzdeki altı aylık dönem için yapacağım. Bunun iki temel nedeni var. Birincisi, aylık verilere dayanarak elde ettiğim tahminleri ileriye doğru götürdükçe hata payının artıyor olması. İkincisi, daha ileriye yönelik tahminler yapmak için daha kapsamlı bir modelle çalışmanın zorunluluğu. Özellikle, faiz, bütçe ve Merkez Bankası bilançosu ilişkilerini de dikkate almak gerekiyor.
İlk senaryo şöyle: Bankacılık sektöründe radikal bir operasyon gerçekleştiriliyor. Bankacılık sektöründeki operasyonun enflasyonu artırıcı etkilerinin en aza indirileceği düzenlemeler tasarlanıyor. Buna karşın, Merkez Bankası'nın net iç varlıkları mart ayında 4 milyar dolar karşılığı, nisan ayında da 6 milyar dolar karşılığı lira kadar artıyor. Daha sonra bu düzeyde sabit kalıyor; sisteme ek likidite enjekte edilmiyor.
Dolar kurunun mart ayı ortalaması 900 bin lira oluyor. Sonra yeni bir dengeye oturuyor; nisan ve mayıs aylarında 850 bin lirada sabit kalıyor. Bundan sonra ise, Merkez Bankası kur artışını aylık yüzde 2.5'de tutmaya çalışıyor. Kamu fiyatları mart ve nisan ayında yüzde 10 artırılıyor (şubat sonundaki zamları da kapsıyor bu rakamlar). Sonraki aylarda ise kamu fiyat artışı yüzde 2.5'de tutuluyor.
Ayrıca yeni bir program açıklanıyor. Eskisi gibi başarılı bir maliye politikası ve daha esnek ancak sıkı bir para politikası izleneceği taahhüt ediliyor. Gerçekçi bir 2001 yılı enflasyon hedefi ve orta vadeli enflasyon hedefi açıklanıyor. Yeni programın içeriği, amaçları ve karşılaşabileceği sorunlar halka çok iyi anlatılıyor. Bankacılık sektöründe yapılacakların 'kamu kaynaklarının peşkeş çekilmesi' anlamına gelmediği özellikle her seferinde açıklanıyor.
Dolayısıyla, en olumlu senaryoyu tasarlıyoruz. Bu nedenledir ki nisan ayında lira değerleniyor ve ilerleyen aylarda kamu fiyat artışlarını ve kur artışını belli bir düzeyde tutmak mümkün oluyor. Ayrıca, bankacılık sektöründe yapılacak operasyonun yarattığı parasal genişlemenin etkisini de mümkün olduğu kadar sınırlı tutuyoruz.
Bayram günü olumsuz bir senaryo tasarlamanın âlemi yok. Bunun yerine, salt bankacılık operasyonu için gerekli parasal genişlemenin etkisini kabaca değerlendirebilmek için ikinci bir senaryo oluşturuyoruz. Bu senaryoda kur ve kamu fiyatlarındaki gelişme ilk senaryo ile aynı. Tek farklı olan Merkez Bankası'nın net iç varlıkları. Net iç varlıklar bayram öncesindeki düzeyinde sabit tutuluyor.
İlk senaryo çerçevesinde elde edilen sonuçlar aşağıdaki tabloda gösteriliyor. Tabloda 'Kamu' ve 'TÜFE' sütunları altında enflasyon rakamları veriliyor. Şubat sonu itibarıyla yıllık enflasyonun da yüzde 33.4 olduğunu hatırlatalım.
Bu koşullar altında altı aylık bir süre içerisinde enflasyon şu andaki düzeyinin iki katına çıkıyor (yüzde 70). Eğer hiç parasal genişleme olmazsa, diğer bir deyişle, ikinci senaryoda altıncı ay sonunda tüketici enflasyonu yüzde 54 düzeyine ulaşıyor.
NİV artışı	  Kur	  Kamu	    TÜFE
(milyar $) (TL/$) (Aylık) (Aylık) (Yıllık)
Mart +4 900.000 10.0 7.3 40
Nisan +6 850.000 10.0 12.9 54
Mayıs +0 850.000 5.0 5.9 60
Haziran +0 871.000 2.5 3.6 64
Temmuz +0 893.000 2.5 3.6 67
Ağustos +0 915.000 2.5 4.2 70


Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.